April Yayınları ile ilgili hikayeler
'Işık ve İp': Han Kang'ın yazı masasına bir davet Han Kang'ın Nobel konuşması, şiirleri ve günlüklerinden oluşan "Işık ve İp", yazarın edebi dünyasını içeriden görme imkanı sunuyor. Küçük bir bahçeye düşen ışık, yazı masasında büyüyen sorulara dönüşüyor. Bu kitap, Han Kang'ın neden ve nasıl yazdığını anlamak isteyen okurlar için eşsiz bir rehber niteliğinde. Yazı: Şeyma Ye Günlük, mektup, biyografi okumayı oldum olası çok severim. Romanlarda, öykülerde, yazar...Devamını Oku
29 Haz 2026
'Işık ve İp': Han Kang'ın yazı masasına bir davet
Han Kang'ın Nobel konuşması, şiirleri ve günlüklerinden oluşan "Işık ve İp", yazarın edebi dünyasını içeriden görme imkanı sunuyor. Küçük bir bahçeye düşen ışık, yazı masasında büyüyen sorulara dönüşüyor. Bu kitap, Han Kang'ın neden ve nasıl yazdığını anlamak isteyen okurlar için eşsiz bir rehber niteliğinde.

📚 Ne okuyoruz? Her ne kadar itiraf etmesek de güvenlik ile risk almak arasındaki o seçim eninde sonunda hepimizin önüne çıkar. Genellikle konforu, güvenliği tercih ederiz; haksız da sayılmayız, temel içgüdümüz güvende olmaktır. Bu yol ayrımındaki okurumuzun derdine Jostein Gaarder, Madeline Miller ve Zülfü Livaneli'den üç kitapla çözüm arıyoruz bu hafta. Aslı Perker, Duende 'de ele aldı . 🖼️ Nereye gidiyoruz? Selçuk Artut’un Otonomi: Akışkan Geometri adlı sergisin...Devamını Oku
12 Nis 2026
Dört yüz yıl arayla iki kadının hikayesi: Jodi Picoult'dan 'Adını Sen Koy' Jodi Picoult’nun April Yayınları’ndan çıkan "Adını Sen Koy" romanı, yüzyıllardır değişmeyen "Farklı olanla ne yapıyoruz" sorusunu merkezine koyuyor. Bazısının doğuştan bir hak olarak sahip olduğu masadaki yerini, kadınların dişiyle tırnağıyla kazıyarak elde edememesini aynı soydan iki kadının dört yüz yıl arayla anlatılan hikayelerinde takip ediyoruz. Yazı: Şeyma Ye “George Floyd cinaye...Devamını Oku
10 Nis 2026
Dört yüz yıl arayla iki kadının hikayesi: Jodi Picoult'dan 'Adını Sen Koy'
Jodi Picoult’nun April Yayınları’ndan çıkan "Adını Sen Koy" romanı, yüzyıllardır değişmeyen "Farklı olanla ne yapıyoruz" sorusunu merkezine koyuyor. Bazısının doğuştan bir hak olarak sahip olduğu masadaki yerini, kadınların dişiyle tırnağıyla kazıyarak elde edememesini aynı soydan iki kadının dört yüz yıl arayla anlatılan hikayelerinde takip ediyoruz.


