55 yıl sonra Apollo 11’i hatırlamak: Ay neden gözden düştü?

NASA astronotu Neil Armstrong, tam 55 yıl önce Ay’a ayak basarak "insanlık için büyük bir adım attı." O tarihî adım, aynı zamanda ABD’nin uzay yarışında Sovyetler Birliği’ni geride bırakması anlamına geliyordu. Aradan geçen yıllar, Apollo 11’e ilişkin birçok komplo teorisi ve tartışmaya sahne oldu.
55 yıl sonra Apollo 11’i hatırlamak: Ay neden gözden düştü?

NASA, 20 Temmuz günü ABD’li astronot Neil Armstrong’un Ay’a ayak basışının 55. yılını kutladı. Yarım asırdan biraz daha uzun bir süre önce yaşanan gelişme, yalnızca Armstrong’un değil, insanlığın da ilk kez Ay’a ayak bastığı anı tarihe yazmıştı. Tarihî adım, aynı zamanda ABD’nin ilk uzay yürüyüşlerine imza atan Sovyetler Birliği’ni uzay yarışında geride bırakması anlamına da geliyordu.

Michael Collins, Neil Armstrong ve Buzz Aldrin

O gün neler olmuştu? 16 Temmuz 1969 günü şu anda Cape Canaveral Uzay Üssü olarak bilinen fırlatma merkezi, Apollo 11 görevi kapsamında Neil Armstrong, Buzz Aldrin ve Michael Collins’in “Saturn V” roketiyle Ay’a gönderilmesini izlemek üzere alana akın eden yüz binlerce insanla dolup taştı. Sabah 09.23’te fırlatma hayata geçirildi ve roket gökyüzüne yükseldi. Uzay üssündeki kalabalık, fırlatmayı tezahüratlar ve gözyaşları eşliğinde izledi. 

  • Armstrong, Aldrin ve Collins’i taşıyan araç, fırlatmadan 3 saat sonra Dünya yörüngesinden ayrıldı ve Ay’a doğru 3 gün sürecek bir yolculuğa başladı. 

  • Mürettebat, yolculuğun geri kalanını uzay aracındaki sistemleri kontrol ederek, ekipmanları hazırlayarak, yemek yiyerek ve uyuyarak geçirdi. 

  • Uzay aracı, ara sıra renkli televizyon yayını yaparak insanlığı yolculuğa dahil etmek için kısa molalar da verdi. 

Ekip, Ay’ın yörüngesine 19 Temmuz’da ulaştı. 20 Temmuz'a gelindiğinde ise mürettebat, Dünya’dan ayrıldıktan tam 100 saat 12 dakika sonra komuta modülünden Ay modülüne geçiş yaptı ve yüzeye inmek üzere hazırlıklarına başladı. 2,5 saat süren iniş, oldukça sorunsuz geçti. Zira daha önce yapılan insansız Apollo görevleri, tüm süreçleri ve olası sorunları test etmişti. 

  • Fakat yüzeye inmelerine 5 dakika kala araçta bir alarm çaldı. Aldrin ve Armstrong, eğitimlerinde “1202” kodlu hatayla hiç karşılaşmamıştı. 

  • NASA’daki kontrol merkezinin de hata kodunun ne anlama geldiğine dair hiçbir fikri yoktu. Üstelik mürettebat, yazılım hatasını çözmeye çalışırken tahmin edilen iniş bölgesini de geçmiş ve araba büyüklüğünde kayalarla dolu geniş bir krater alanına yaklaşmaya başlamıştı.

  • İniş süresi boyunca, esasında yol bilgisayarının hafızasının dolu olduğunu gösteren “1201” ve “1202” kodlu hata nedeniyle toplamda 5 kez alarm sesi duyuldu. 

  • Görev öncesi yapılan simülasyonlarda alarma rağmen iniş yapılabileceği görüldüğü için görev kontrol merkezi, Armstrong ve Aldrin’e inişe devam etmelerini söyledi. 

Uzay aracındaki gösterge, yalnızca 1 dakikalık yakıt kaldığına işaret ediyordu. Yakıtın bitmesine 30 saniyeden az bir süre kala Armstrong, pencereden dışarı bakarak aşağıdaki gri arazide iniş yapabileceği bir noktayı gözüne kestirdi. Yüzeye yaklaştıkça uzay aracının motorları toz kaldırdığı için Armstrong, son birkaç metreyi kör bir şekilde uçtu. Neyse ki birkaç saniye içinde araçta mavi temas ışığı yandı. 

  • O sırada Collins, dönüş için komuta modülüyle Ay etrafında dönüyordu. 

  • Armstrong ve Aldrin’in ise Ay’da yürüyüş yapmadan önce birkaç saat araçta dinlenmesi planlanmıştı. 

  • Tarihin en çok beklenen gelişmelerinden birinin eşiğinde olan ikili, dinlenme süresinde heyecandan uyuyamadı ve yüzeye indikten 4 saat sonra dışarı çıkmaya hazır hâle geldi.

İlk temas: Bu sırada dünya nüfusunun beşte biri, iniş aracının altında asılı duran ve çıkış merdiveninin alt kısmını gösteren kameradan yaşananları izliyordu. Yavaş yavaş Armstrong’un bulanık görüntüsü kadraja girdi. Armstrong, merdivenin en alt basamağında insanlık ilk kez Ay’a ayak basmadan önce duraksadı ve tarihe geçen o ifadeleri kullandı: 

“Bu bir insan için küçük, fakat insanlık için dev bir adım.”

Armstrong’dan 20 dakika sonra Aldrin de yüzeye ayak bastı ve “Güzel bir manzara, muhteşem bir ıssızlık” dedi. Armstrong, yıllar sonra Ay’da gördüğü manzarayla ilgili “Ufkun yakınlığı beni şaşırttı” diyecekti. 

  • Ay’daki yürüyüşleri sırasında ikili, kendilerinden talep edilen bilimsel deneyleri tamamladı ve Ay yüzeyine, gözlemleri kolaylaştıracak ekipmanlar kurdu.

  • Daha sonra tarihî başarıya hangi ülkenin imza attığını vurgulamak için yüzeye bir ABD bayrağı dikildi.

Bununla birlikte: Armstrong ve Aldrin, Ay’a tüm insanlık için barış arzusuyla geldiklerini vurgulayan bir plaket gösterdi.

  • Görev tamamlanmadan önce ikili, Dünya’ya geri getirmek üzere yüzeyden kaya ve toprak örnekleri de topladı ve bu örnekleri numune torbalarına yerleştirerek iniş aracına kaldırdı.

Dönüş: Armstrong ve Aldrin, yüzeyde 2 saat kaldıktan sonra Ay modülüne geri döndü ve kapağı kapattı. Komuta modülüyle yörüngeye dönen Michael Collins ise meslektaşlarının geri dönmesini beklerken Ay’ın etrafında tam 12 tur attı ve modülü çalışır durumda tuttu. 

  • Collins, daha sonra Carrying the Fire: An Astronaut’s Journeys isimli anı kitabında Ay’ın arkasında kalarak Dünya görüşünü kaybettiği anlarla ilgili “Artık yalnızım, gerçekten yalnızım ve bilinen tüm yaşamlardan tamamen izoleyim” ifadelerini kullanacaktı. 

  • Aldrin ve Armstrong, inişten 21 saat 38 dakika sonra Ay yüzeyinden ayrıldı ve eve dönüş yolculuğuna başlamak üzere Collins’in modülüyle buluştu. 

  • 3 gün sonra, 24 Temmuz’da mürettebatı taşıyan kapsül, Hawaii kıyısı açıklarında Pasifik Okyanusu'na iniş yaptı.

Karşılama: ABD’li astronotlar, kırmızı halı yerine dezenfektanlarla karşılandı. Üçlü ayrıca, herhangi bir zararlı Ay mikrobunu evlerine götürme ihtimaline karşı 3 hafta karantinaya alındı. Mürettebatla karantina penceresi arkasından iletişime geçen dönemin ABD Başkanı Richard Nixon şu ifadeleri kullandı: 

“Sadece 8 gün oldu. Sadece 1 hafta, uzun bir hafta. Ama bu, yaratılıştan bu yana Dünya tarihindeki en büyük hafta.” 

Apollo 11, komplo teorilerini de beraberinde getirdi

Bugüne kadar Apollo uçuşlarında görev alan 24 astronot, Ay’ı ziyaret etti. Bu astronotların 12’si, Ay yüzeyinde yürüme fırsatı buldu. Bunlardan biri, yüzeyde golf bile oynadı. Fakat takip eden uçuşlar ve uçuşlar sırasında yapılan yayınlar, ilk görevle ilgili komplo teorileri üretilmesinin önüne geçemedi. 

Tartışmalar: Şimdiye kadar pek çok kişi ve kurum, Ay’a aslında hiç gidilmediğini ve ABD’nin Sovyetler Birliği ile önde götürdüğü uzay yarışını kazanabilmek adına Ay’a gittiğini iddia ettiğini dile getirdi. Söz konusu teoriler, birkaç temel iddia etrafında gelişti:

  • İniş fotoğraflarındaki ışıklandırmanın yapay görünmesi, Ay’daki sıcaklık değişimleri nedeniyle götürülen kameraya zarar gelmesi gerektiği, Ay’da canlı yayın yapabilecek ekipmanların o dönem bulunmaması, Dünya ile Ay arasındaki Van Allen radyasyon kuşaklarının astronotları öldürmüş olması gerektiği, fotoğraflarda yıldız görünmemesi ve ABD bayrağı dikilirken Ay’ın atmosfersiz ve rüzgarsız yüzeyine rağmen bayrağın dalgalanması bu teorilerin fitilini ateşleyen hipotezlerden yalnızca birkaçıydı. 

  • Bilim insanları ve NASA, bu iddialara pek çok kez Ay’daki ışık ve hava koşullarını anlatarak açıklama getirdi. 

Öte yandan: Bu iddiaları öne süren kurumların başında gelen Rusya Federal Uzay Ajansı’nın (Roscosmos) başkanı Yuri Borisov da bu yıl ilk kez ABD’lilerin Ay’a ayak bastığını kabul etti. Astronotların Apollo uçuşları sırasında topladıkları toprak örneklerinin bir kısmının Roscosmos’a verildiğini ifade eden Borisov, bu örneklerin Ay’a ait olduğunun kanıtlandığına işaret etti. Roscosmos Başkanı, bu durumun Amerikalıların Ay’ı gerçekten ziyaret ettiğine dair şüpheleri ortadan kaldırdığını da sözlerine ekledi. 

  • 2019 yılında Statista tarafından yapılan bir araştırma, ABD’lilerin %11’inin Ay’a iniş görevinin bir aldatmaca olduğuna inandığını gösteriyor. 

  • 1.600 Rus vatandaşıyla yapılan başka bir anket çalışması ise Rusların yalnızca %31’inin ABD’li astronotların gerçekten Ay’a ayak bastığına inandığını gösteriyor. 

Ay neden gözden düştü? 

Diğer yandan insanlığın Ay yolculuğu, 1972’de hayata geçirilen Apollo 17 göreviyle sona erdi. 11 Aralık 1972 tarihinde Apollo 17 görevine katılan Eugene A. Cernan ve Harrison Schmitt, Ay’a ayak basan son astronotlar oldu. İnsanlığın Ay’a son kez gidişinin üzerinden yıllar geçmesi ve Dünya’nın uydusuna bir daha ayak basılmaması da yıllar içinde Ay’a aslında hiç gidilmediğine dair iddiaları güçlendirdi. 

Geniş açı: Uluslararası Uzay İstasyonu’nun (ISS) inşası, NASA’nın Ay görevlerini kesintiye uğratmasının başlıca sebepleri arasında yer alıyor. Ay’a yönelik ilginin azalması ve Dünya yörüngesinde bir uzay istasyonu inşa etme fikri, o dönem NASA tarafından çok daha cazip ve maliyetsiz bir seçenek olarak görüldü. 

  • 1966 yılında NASA’ya toplam bütçenin %4,5’ini ayıran ABD hükümetinin, Soğuk Savaş döneminden sonra bu bütçeyi büyük oranda kısması da öne çıkan diğer nedenler arasında yer alıyor. 

  • Birçok tarihçiye göre Sovyetler Birliği’ni Ay’a ulaşma mücadelesinde yenmek, ABD için uzay yarışının sonuydu. Dönemin ABD Başkanı Nixon, Ay’a dönüşün ancak rekabet nedeniyle veya ekonomik bir sebeple gerekli olabileceğini ifade etmişti.

  • Takip eden yıllarda patlak veren Vietnam Savaşı’nın maliyeti, artan iklim krizleri ve şehir problemleri de NASA’ya ayrılan bütçenin kısılmasına neden oldu. 

  • Özellikle yakın dönemde, insanlığın henüz hiç ayak basmadığı Mars’a ulaşmaya yönelik hedefler, NASA’nın Ay ile ilgili tutkusunun azalmasında önemli bir rol oynadı.

Bununla birlikte: Ay görevlerinin ölçeği büyüdükçe NASA’nın görevler için ayıracağı maddi kaynaklar da artacaktı. Kurumun kullandığı roketlerin yeniden kullanılabilir bir yapıda olmaması da bu maliyet artışında önemli bir rol oynuyordu. 

  • Günümüzde SpaceX ve Blue Origin gibi özel şirketlerin uzay arenasına girmesi ve sivil uçuşları başlatması, NASA gibi kurumlara önemli bir maliyet avantajı sağlıyor. 

  • Özellikle SpaceX’in yeniden kullanılabilir Falcon ve Starship roketleri, Ay’a dönüşe yönelik planların hızlandırılmasının önünü açıyor. 

Artemis görevi, insanlığı tekrar Ay’a götürecek

Yine de aradan geçen 50 yılı aşkın zaman, elbette insanlığı tekrar Ay’a götürme planlarını suya düşürmedi. Şu anda aralarında NASA, Roscosmos, Avrupa Uzay Ajansı (ESA), Japonya Uzay Araştırma Ajansı (JAXA) ve Çin Ulusal Uzay İdaresi’nin (CNSA) de bulunduğu pek çok uzay ajansının Ay programı bulunuyor. Bu uzay ajanslarından bazıları, aktif olarak Ay’a insansız uçuşlar da yapıyor.

Artemis programı: NASA, Artemis programı kapsamında yapacağı üçüncü uçuşla 2026'da, 57 yıl sonra ilk kez tekrar insanlığı Ay’ın yüzeyine götürmeyi hedefliyor. Eski ABD Başkanı Donald Trump yönetimi sırasında yeterli kaynak ayrılamadığı gerekçesiyle ertelenen görevin, Ay’a ilk kez bir kadın ve bir siyah astronotu taşıması bekleniyor. 

  • Artemis görevi kapsamında toplamda 11 uçuş yapacak NASA, nihayetinde Ay’da yıl boyu yaşanabilecek ve Ay’ı ziyaret eden astronotları ağırlayabilecek bir üs kurmayı hedefliyor. 

  • NASA’nın Artemis görevinde Starship roketlerini kullanmak üzere SpaceX ile yaptığı 2,9 milyar dolarlık bir anlaşması da bulunuyor. 

Perspektif: Soğuk Savaş dönemindeki uzay yarışı, çok geride kalmış olsa da Artemis görevi bütçe kısıtlamaları nedeniyle yeni bir erteleme almaz ve NASA, 57 yıl sonra insanlığı tekrar Ay’ın yüzeyine götürmeyi başarırsa uzay arenasında önemli bir kilometre taşını daha geride bırakacak. Merakla beklenen görev, muhtemelen Apollo 11’e ilişkin hâlâ konuşulan birçok komplo teorisini de çürütecek. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Quando İçgörüQuando İçgörü

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🧑‍🚀 Apollo 11'in hikayesi, Musk'ın vedası

NASA, 20 Temmuz Cumartesi günü ABD’li astronot Neil Armstrong’un Ay’a ayak basışının 55. yılını kutladı. Elon Musk, X ve SpaceX’in genel merkezlerinin ABD’nin California eyaletinden Texas’a taşınacağını açıkladı.

22 Tem 2024

🧑‍🚀 Apollo 11'in hikayesi, Musk'ın vedası

YAZARLAR

Doğa Yurduneri

İş dünyası ve teknoloji editörü.

Quando İçgörü

Teknoloji ve bilim dünyasını şekillendiren trendlere yönelik analizler, sektörlerden içgörüler, güncel veriler ve etki yaratan raporlar.

İLGİLİ OKUMALAR