Otoriter Bolsonaro eriyor, geçiş dönemi kaygı yaratıyor

İsmi skandallarla özdeşleşen Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun yönetimindeki Brezilya'da, 2 Ekim’de oldukça kritik bir başkanlık seçimi yapılacak. ABD’de Donald Trump’ın iktidarı Demokrat Başkan Joe Biden’a devrettiği dönemde dayanaksız şekilde ısrarla sürdürdüğü seçim hileleri iddiası ve silahlı Kongre baskını, otoriter popülist liderlerin yönetimlerden serbest seçimler yoluyla uzaklaşmasının zorluğunun tartışılmasına sebep olmuştu.
ABD kadar kurumsallaşmış bir demokrasiye sahip olmayan Brezilya’da seçim dönemi ve sonrasındaki muhtemel geçiş döneminin seyri, otoriter/popülist yönetimlerden seçimle iktidarın devralınmasına kafa yoran insanların merakla takip edeceği bir süreç olacak.
Bolsonaro’nun gelişi
Uzun yıllar sol ideolojinin hâkim olduğu Brezilya’da orta sınıfın ekonomik taleplerinin karşılanamaması ve 2016'da sosyalist Devlet Başkanı Dilma Roussef’in yolsuzluk soruşturmaları sonucunda görevden alınması ülkede bir kırılma yaratmıştı. Bu kırılmanın, Güney Amerika’da tarihsel olarak solun tekelinde olan popülizme karşı popülist sağa güç kazandırdığı yorumları yapılmış, 2018’deki başkanlık seçimlerini aşırı sağcı Jair Bolsonaro %55 oyla kazanmıştı.
Eski bir asker olan Bolsonaro, yerel siyasete girdiği 1988 yılından itibaren ideolojik olarak giderek sağa kaydı. Başkanlık kampanyasında “Brezilya’yı siyasi doğruculuktan, ahlaksızlıktan ve sosyalizmden kurtaracağını” işledi. Diktatörlük dönemini “yeterince cinayet işlenmediği için” eleştiren Bolsonaro, kürtaja, kadınların erkeklerle eşit ücret almasına veya eşcinsellerin sosyal haklara sahip olmasına karşı çıkarken polisin öldürme ruhsatına sahip olmasını, bireysel silahlanmayı, dini geleneğin devamını ve terör tanımının kapsamının genişlemesini savundu.
Bolsonaro’nun karnesi
Pandeminin başında tüm dünyada karantina önlemleri alınırken , "enfeksiyon kapma yoluyla sürü bağışıklığı kazanma" politikası izleyen Bolsonaro, halk tarafından yoğun şekilde protesto edildi. Hakkında COVID-19 aşılarının AIDS'e yakalanma ihtimalini arttırdığı yönündeki yorumları sebebiyle "yalan haber yaymak", erken aşı edinme fırsatlarını geri çevirdiği ve halk sağlığını tehlikeye attığı gerekçesiyle "insanlığa karşı suç işlemek” suçlarından soruşturmalar açıldı. Brezilya, 672 binden fazla ölümle ABD’den sonra en çok sayıda kişinin COVID-19 sebebiyle hayatını kaybettiği ülke oldu.
Bolsonaro göreve geldiğinde 3,64 olan dolar kuru %45’e yakın değer kaybederek 5,31 seviyelerine geldi. Enflasyon da %12’yi geçerek son 26 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. 212 milyonluk ülkede yoksulluk çizgisinin altındaki vatandaşların sayısı 125 milyonu, açlık çekenlerin sayısı 33 milyonu aştı. Sosyal yardım alan 68 milyon kişinin desteği kesildi.
Öte yandan Bolsonaro döneminde ülkedeki Amazon yağmur ormanlarının %10’u tümüyle tahrip oldu, dünyanın can damarı olarak bilinen ormanlarda yol yapımı ve petrol aramaları sebebiyle ağaç kesimi %88 hızlandı. Bolsonaro’ya Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde "insanlığa karşı suç" işlemekten dava açıldı.
Geliyor gelmekte olan: Lula rüzgârı
Brezilya’da 2003-2010 yılları arasında Devlet Başkanlığı görevini üstlenen solcu İşçi Partili Lula da Silva, 2017’de hakkındaki rüşvet iddiaları sebebiyle dokuz buçuk yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. İki yılın ardından Yüksek Mahkeme’nin kararın adil olmamasına hükmetmesiyle tahliye olmuştu.
Irkçılıkla, enflasyonla mücadele, istihdama, üretime ve tarıma dayanan ekonomi ve sosyal yardımların yeniden başlaması gibi vaatlerle halkın karşısına çıkan 76 yaşındaki Lula, özellikle yoksul Brezilyalıların en büyük umuduna dönüştü. Şimdilik anketler, Lula’nın en az %10 farkla Bolsonaro’nun önünde olduğunu, ilk turda olmasa da ikinci turda merkezdeki adayların da desteğini alarak rahatlıkla seçileceğini gösteriyor.
Lula, merkezde üçüncü bir alternatif yaratma çabasını sürdüren ancak anketlerde çift haneli oranlara yükselemeyen adaylar hakkında “liderlik üniversitede öğrenilmez” yorumunda bulunuyor. Ancak kendisinin de ilk dönemindeki devrimci tonunu yumuşattığı, Bolsonaro’ya karşı merkezi ve hatta merkez sağı kapsayan bir programla ilerlediği görülüyor.
Geçiş dönemine dair endişeler
Ekonomide istediği başarıyı yakalayamayan Bolsonaro, Lula’nın yükselişi karşısında çareyi kimlik siyasetinin tonunu ve kutuplaştırmayı artırmakta arıyor. Dindarlardan, özellikle önceki seçimdeki farkı yaratan Evanjelistlerden fire vermemek istiyor. “Kendisini göreve Tanrı’nın getirdiğini ve yine görevden ancak Tanrı’nın alabileceğini” söylüyor.
“Vesayet odaklarına” karşı mücadele ettiğini, “gerçek iktidarı kurmak için” bir dönem daha seçilmesi gerektiğini ifade ediyor.
Bolsonaro, provokatif yorumlarıyla tanınan FOX News sunucusu Tucker Carlson’a verdiği röportajda, solun kazanmasının ülkeyi Venezuela’ya çevireceğini, solun yönetime gelmesi halinde asla gitmeyeceğini söyleyerek halka güvensizlik ve korku pompalamaya çalışıyor. Destekçilerine silahlanma çağrısı yapıyor.
Elektronik oylama sistemini güvenilmez olmakla, seçim kurullarını solculara ayrıcalık tanımakla suçlayan Bolsonaro'nun tıpkı Trump gibi seçim sonuçlarının hileli olduğunu iddia edeceği bir söylemi şimdiden kurduğu yorumu yapılıyor. Kampanya direktörü oğlu Flavio Bolsonaro’nun “kendi anketlerinin ilk turda zaferi gösterdiğini, aksi durumda verilecek yanıtın yargı dahilinde olmayacağını” açıklaması, iç çatışma ve olağanüstü hâl kaygılarını güçlendiriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
TÜİK'e güven, asgari ücret zammından memnuniyet, de facto parlamenter sistem uygulamasının riskleri, Brezilya'da Bolsonaro sonrası dönemi için endişeler
06 Tem 2022

YAZARLAR

Bartu Özden
Politics editor @ Aposto

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR



