O sonra
Selam 20’likler ve 20’lik kalanlar,
Bu perşembe de her perşembe olduğu gibi sizlerle buralarda buluşmak istedim. Ama bu perşembe her perşembe gibi değil. Kayıp, korku ve umutsuzluk dolu birkaç gün geçirdik, geçirmeye de devam ediyoruz. Arada yardımlaşmanın, seferberliğin küçük pırıltıları ile kendimize bir anlığına geliyor olsak da, kalbimiz kırık, aklımız Kahramanmaraş’ta, Kilis’te, Diyarbakır’da, Adana’da, Osmaniye’de, Gaziantep’te, Şanlıurfa’da, Adıyaman’da, Malatya’da ve Hatay’da ve bu illerin içinde canla başla mücadele edenlerde, onların ailelerinde, dostlarında, tanıdıklarında.
Bu sayıyı hazırlarken amacım yeni bilgiler eklemek değil, var olan bilgileri bir araya getirmek ve desteklemekti. Bir de sanırım, sizlerle bağ kurmak, bir nasılsınız demek. ‘Buradayız, ihtiyacınız varsa sizinleyiz,’ demek.
Şimdi politikaya girmeyeceğim çünkü hem Feyyaz Yiğit’in attığı tivit’te yazdığı gibi “duygularımı hapse girmeyecek şekilde ifade edemiyorum,” hem de şu an politika yapmanın vakti değil. . Şimdi destek olmanın, bir olmanın, yaraları sarmaya başlamanın ve olan bitenleri anlamanın vakti.
Bu destek olma hâli de çok zor. Deprem gibi birçok açıdan (evet burada “birçok” önemli kelime ama dediğim gibi politikaya girmiyorum) kontrolümüzün dışında olan afetlerde insan aptallaşıyor. Ne yapacağını bilemiyor. Biz birbirimizi seven, sayan, empati kuran bir milletiz. Uzakta olan suçluluk çekiyor, yakında olan tüm gücü ile acıyı hafifletmek istiyor.
Bu dönemde harika yardım kampanyaları ve yardım etmek için yerinde duramayan her yaştan insan gördüm. Böyle dönemlerde ihtiyacın ne olduğunu anlamak, elinden ne gelebileceğini bilmek ve gelmeyeni de kabullenip başka şekillerde yardım etmeye çalışmak ya da doğru zamanı beklemek önemli oluyor.
Daha kişisel bir yerden yazmam gerekirse, baba tarafımın Adana ve Antakyalı olmasından kaynaklanan bir hâl ile 20’likte ‘ee tabi Adanalıyız’ gibi cümleler sıkça kurdum. Babaannemin bana yedirdiği şıhıl mahşiler, ekşi aşılar, oruklar sonrası ‘hep bir sonraki durak Antakya yemek turu’ dedik. Buralar kültür akan, tarih akan ve aile bağı akan yerler çoğu insan için. Bu 10 ilde olan güzel insanların şu an yaşadıklarını anlayıp, anlatmaya maalesef benim kalemim yetmiyor.
Bu kabus gibi geçen günlerde sevdiklerini kaybeden herkese baş sağlığı diliyorum. Yaralılara şifa diliyorum. Kalbimiz hepinizle. Acı çeken, saatlerce ve günlerce yardım bekleyen herkese sabır diliyor ve en kısa zamanda güvende olmalarını umut ediyorum. Bu olayın diğer tarafında olup, sevdiklerinin, tanıdıklarının güvende olduğuna dair, bir mesaja, bir habere muhtaç kalan hepimize çok geçmiş olsun diyorum. Yardım malzemelerini, ihtiyaç duyanlara ulaştırabilmek için ülkenin her bir yerinden yardıma koşanlar, vereceği desteği sakınmayanlar, bağış yapanlar, doğru bilgi paylaşanlar, sevdiklerine ‘iyi misin?’ yazanlar, arabaya atlayıp saatlerce yol giderek enkazlarda çalışanlar… Bunların hepsi bizim birbirimize bir halk olarak verdiğimiz değerin bir göstergesi sanırım. Ne olursa olsun, bir şeyler yapmaya çalışacağımızın kanıtı.
Bu dönem uzun soluklu olacak. Maddi, manevi, fiziksel, ruhsal desteğin çok uzun bir süre devam etmesi gerekecek. Şu anda bir şey yapamıyorum, ‘elimden bir şey gelmiyor’ diyen ve suçluluk duyan 20’likler, merak etmeyin bu süreçte hepimizin desteği gerekecek. Bence biz toplum olarak bunu yapmaya hazırız. Ne gerekiyorsa.
Hepinizi kucaklıyorum,
Hepimize geçmiş olsun,
Yasmin
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
20'lik, Fanon, Piccolo, Veraison ve Üretim Kaydı olarak deprem sonrası için hazırladığımız bir rehber.
09 Şub 2023

İLGİLİ OKUMALAR


