Yol haritası netleşiyor, muhalefet birleşiyor

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
6 Mart Pazartesi günü Saadet Partisi ev sahipliğinde düzenlenen Millet İttifakı toplantısının ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ittifakın Cumhurbaşkanı adayı olduğu ilan edildi. 2 Mart’ta düzenlenen toplantıda yaşanan adaylık tartışması sonucunda masanın diğer paydaşlarıyla tartışma yaşayan ve kamuoyunda ittifaktan ayrıldığı söylenen İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de toplantıya katılarak “masadan kalkmadığını” ilan etti.
Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı adaylığının açıklanmasının ardından ittifakı oluşturan altı siyasi parti liderinin imzası bulunan Millet İttifakı’nın “Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme Geçiş Sürecinin Yol Haritası” kamuoyuyla paylaşıldı. 12 maddeden oluşan Yol Haritasında kamuoyunda kafa karışıklığı yaratan bazı hususlar oldu. İYİ Parti lideri Meral Akşener’in dün akşam Habertürk TV’de katıldığı programda yaptığı açıklamaları da göz önünde bulundurarak Millet İttifakının önümüzdeki süreçte nasıl bir çalışma yürüteceği, İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlarının rolü ve ittifakın genişlemesi konularına ele alacağım.
Genel başkanlar Cumhurbaşkanı Yardımcısı
Yol haritasının üçüncü maddesinde “Geçiş Sürecinde Millet İttifakına dahil partilerin genel başkanları Cumhurbaşkanı Yardımcısı olacaktır.” ifadesi yer alıyor. Meral Akşener dün akşam katıldığı programda Cumhurbaşkanı Yardımcılığı görevinin bir nevi danışma kurulu olarak görev yapacağını açıkladı ve kendisinin “Birinci Cumhurbaşkanı Yardımcısı veya daha güçlü bir pozisyon talep etmediğini” açıkça dile getirdi. Akşener ayrıca, Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı olacağına inandıklarını ifade ederek kendisinin milletvekili adayı olmayacağını söyledi. Akşener, milletvekili adayı olmamasının Kılıçdaroğlu’nun seçimi kazanacağına olan inancının göstergesi olduğunu belirtti. Gelecek Partisi Sözcüsü Serkan Özcan da Genel Başkan Ahmet Davutoğlu’nun milletvekili olmayacağını açıkladı. Diğer genel başkanların da aynı şekilde milletvekili adayı olmaması bekleniyor.
Belediye başkanlarının rolü
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın ne zaman ve hangi görevlerle Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak atanacağı ise henüz netlik kazanmadı. Akşener, her iki başkanın da kampanya sürecinde aktif rol alacağını ve belirli bölgelerde Kılıçdaroğlu adına kampanya yürüteceklerini belirtti. Henüz resmî bir açıklama yapılmasa da İmamoğlu’nun Marmara ve Karadeniz bölgelerinde, Yavaş’ın ise İç Anadolu’da kampanya sürecini yürütmesi olası görünüyor. Bir diğer senaryo ise iki belediye başkanının deprem bölgesinin yeniden inşası ve sorunların çözümü için özel olarak görevlendirileceği yönünde.
Bakanlıkların dağılımı seçim sonucuna göre
Yol haritasının dördüncü maddesinde “Bakanlıkların dağılımı, Millet İttifakını oluşturan siyasi partilerin milletvekili genel seçiminde çıkardığı milletvekili sayısına göre belirlenecektir. İttifak partilerinin her biri kabinede en az bir bakan ile temsil edilecektir. Bakanlıklara paralel olarak kurulmuş Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki Politika Kurulları ve ofisler lağvedilecektir.” deniliyor. Akşener, seçimlerin kazanılması hâlinde altı parti arasında bir koalisyon kurulacağını ve bakanlık dağılımlarının da partilerin oy oranına göre belirleneceğini ifade etti.
Bir süre daha partili Cumhurbaşkanı
Metinde en çok tartışma yaratan maddelerin başında “Güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş sürecinin tamamlanmasıyla birlikte, mevcut Cumhurbaşkanının - var ise – siyasi parti üyeliği sona erecektir.” geliyor. Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçmiş dönemlerde partili Cumhurbaşkanlığı makamına karşı çıktığı ve Cumhurbaşkanı adayının bir partinin genel başkanı olmaması gerektiğini söylediği biliniyor. Bu maddede Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayının Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme geçildikten sonra parti üyeliğinden ayrılacağı belirtiyor. Akşener konuya ilişkin açıklamasında mevcut koşullar altında verilen kararlarda da değişiklikler yapıldığını ve 2024 yılında yapılacak belediye seçimlerine kadar Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda parti başkanlığını yürütmesinin daha doğru olacağına karar verildiğini belirtti.
Ancak Millet İttifakı’nın ve Cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu’nun seçim sürecinde verecekleri vaatlerin ve güvenilirliklerinin zedelenmemesi için daha önce verdikleri söze sadık kalmaları ve seçimin kazanılması durumunda Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanlığından istifa etmesi gerekiyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin eksikliklerine ve yanlışlarına getirilen eleştirilerin koşullara bağlı olarak değiştirilmemesi ve Türkiye’ye demokratik-katılımcı yeni bir sistemin getirilmesi yönünde verilen vaatlerden henüz kampanya aşamasında vazgeçilmemesi gerekiyor.
İttifak genişleyecek mi?
Altılı Masa’nın kurulduğu günden beri HDP’nin masaya dahil edilip edilmeyeceği büyük bir tartışma konusu. Partilerin mevcut oy oranlarına bakıldığında HDP’nin desteği olmadan hem Meclis’te hem de Cumhurbaşkanlığı seçiminde Millet İttifakı’nın seçimi kazanamayacağı aşikâr ancak başta İYİ Parti olmak üzere ittifaktaki bazı partilerin HDP’ye sıcak bakmaması bu birlikteliği zorlaştırıyor.
Pazartesi günü Kılıçdaroğlu’nun adaylığının açıklanmasının ardından Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda "Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu tebrik ediyor, başarılar diliyorum." ifadeleriyle Kılıçdaroğlu'nun adaylığını tebrik etmişti.
HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar da "Bu sürecin sonunda aday çıkarır mıyız, çıkarmaz mıyız tabii ki kurullarımız ve ittifak güçlerimizle yapacağımız görüşmelerde karara bağlanacaktır. Sayın Kılıçdaroğlu'nun adaylığı hayırlı olsun diyeyim ve ekleyeyim, kendisini bizlerle görüşmeye bekliyoruz." diyerek Kılıçdaroğlu'na çağrıda bulunmuştu.
Dünkü programda Fatih Altaylı, Akşener’e Kılıçdaroğlu’nun HDP ile görüşmesine nasıl tepki vereceğini sordu. Akşener, CHP’nin ve Kılıçdaroğlu’nun HDP ile görüşebileceğini ancak HDP’nin ittifaka dahil edilemeyeceğini ifade etti. Akşener ayrıca bakanlık konusunda da HDP ile bir alışveriş yapılmasının mümkün olmadığını belirtti. HDP’den yapılan açıklamalarda da zaten herhangi bir bakanlık veya milletvekili pazarlığı yapmak istemedikleri, amaçlarının Türkiye’ye eşitlik ve demokrasi getirme konusunda ortaklaşmak olduğu ifade edilmişti.
Dolayısıyla, önümüzdeki süreçte HDP’nin resmî olarak Millet İttifakı’na dahil edilmeyeceğini ancak Kılıçdaroğlu’nun ziyaret ve temaslarda bulunarak gayrıresmî bir şekilde HDP ile mutabakata varılacağını düşünüyorum. HDP’nin Kılıçdaroğlu’na destek vermek için somut bir talepte bulunmaması da bu gayrıresmî ittifakın kurulması ihtimalini güçlendiriyor.
Nitekim, Saadet Partisi Sözcüsü Birol Aydın konuya ilişkin “HDP’nin ziyaret edilmemesi eksiklik olur.” derken Gelecek Partisi Sözcüsü Serkan Özcan da böylesi bir görüşmede herhangi bir sorun olmadığını ifade etti. TİP’in de Kılıçdaroğlu’nun adaylığını desteklediği ve ortak Cumhurbaşkanı adayı konusunda olumlu görüşe sahip olduğu biliniyor. Önümüzdeki süreçte, Millet İttifakı’nın HDP karşıtı kanadından ziyade ılımlı aktörler süreci yönetirse Emek ve Özgürlük İttifakı önümüzdeki hafta aday çıkarmayacaklarını açıklayabilir. Bu durumda da Kılıçdaroğlu’nun gayriresmî bir şekilde desteklendiği ilan edilmiş olacaktır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Millet İttifakı siyasetin merkezi olma potansiyeli taşıyor mu?
08 Mar 2023

YAZARLAR

Abdullah Esin
Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü mezunudur. Dış politika, diplomasi ve politik ekonomi alanlarında araştırmalar yapmaktadır.

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.
16 Tem 2026

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.




