İdealize rakı sofrasının iştah açanları

Kimi kavunun tadına kimi denizin tuzuna
Fotoğraflar: Deniz Sabuncu
Akşam 8 civarı. Mideler boş ama bardaklar dolu. Onu mu yesek bunu mu yesek derken bir ses yükselir: “Rakıya gidelim.” Galata-Asmalı arası 600 metre, istikamet herkesin en sevdiği “bizim” usul meyhane: Asmalı Cavit. Üst kata çıkınca kapının tam karşısındaki cam önü masaya ekip kurulur. Diğerleri rakıya karar verirken midesine düşkün mezelier* dolabın başında.
Olmazsa olmazımız sofranın sol köşesinde, hiçbir şey gelmeden evvel o gelsin dediğimiz lakerda. Kızarmış ekmek üstüne kimi için az biraz tereyağ bazısının tercihiyse erken hasat zeytinyağı, küçük bir parça tuzu dengeli lakerda “Pamuk gibiymiş”, az biraz da acısı bol kırmızı soğan. Rakı öncesi boş mideyi hazırlamak üzere, altlık niyetine peynir ve kavuna geçmeden evvel.
Rakının ilk yudumu gelmekte. Havada dolaşan tatlı kavun ve anason kokularının karışımına son vermek üzere peynir tüm “olgun”luğuyla tabakta yerini alıyor. Kavunun şekerine rakip anasonun baharatsı tatlılığı, beyaz peynirin tuzlu-ekşi umamisi bir arada. İşte şimdi başlıyoruz.
Zeytinin tuzu, domatesin asidi, az biraz limon suyu da ekleyelim. Eksiği tamamlamak, lezzeti artırmak ve mezeler arası geçişte damak temizlemek üzere söğüş tabağı dursun köşede. Hemen yanında köz patlıcan; hafif dumanlı tadı, köpüksü dokusuyla hiçbir şeysiz bir lezzet. Ekmeğin üzerine yerleştirilen bir parça domatesle birleştirilir ardından mideye.

Sofrada buluşan denizliler
Sofranın ortasındaki deniz börülcesinin ilk çatalında hissedilen deniz tuzu ve belli belirsiz sarımsak. Ekmeksiz iyi gider. Çok bekletmeden rakıdan bir yudum: “Şimdi Bodrum’da olmak vardı.” Sol yanıma bakıyorum; kimlerdensin, necisin diye sorulası, kırmızı acısıyla ve yoğurduyla sofranın en albenili tabağı atom. Kim buldu, hangi ara klasikleşen rakı mezeleri arasına dâhil olduğu koca bir muamma. Henüz değil. Biberin acısı damağı ele geçirmeden rakının keyfine doymak lazım. Kızarmış ekmekle sıyrılan patlıcanın üstüne atomdan alınan acı yağlı löpçük yoğurtla finali yapmak üzere kendi köşesinde bekletiliyor.
*MEZELİER (okunuş: MEZELİYE) (isim): 1. Meze sommelier’si 2. Dolaptan meze seçmeye giden; masaya gelen tepsileri bir küratör edasıyla inceleyip hangilerinin alınacağına karar veren kişi veya kişiler topluluğu.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Tokuşsun kadehler! Bu hafta apéro'da: Galata'da bir balkonda anılan Eski İstanbul'un balıkçı meyhanelerinden Asmalı Cavit'te kurulan yeni ağza klasik taam sofraya. Boğaz denilince balık, balık denilince lüfer.
10 May 2023

İLGİLİ OKUMALAR


