Geçen Özgürlük Gündemi’nden bu yana Türkiye’nin siyasî gündemine giren olaylar arasında ön sırada ya

Geçen Özgürlük Gündemi’nden bu yana Türkiye’nin siyasî gündemine giren olaylar arasında ön sırada yargıda yolsuzluk iddiaları yer aldı. On gün kadar önce İstanbul-Anadolu Adliyesi Başsavcısı İsmail Uçar yargıda rüşvet ve çetecilik iddialarına dikkati çeken bir raporu Hâkimler ve Savcılar Kurulu’na sundu. Raporda yargıya karşı güvensizliği artıran son derece vahim iddialar yer almaktadır. Bazı yargı mensuplarının yaptığı ‘’kirli işler’’den yakınan Başsavcı Uçar ‘’iş takibi ve aracılık yapan, rüşvete tevessül eden’’, ‘’para karşılığı’’ bazı haberlere erişim engeli kararları alan ve usulsüz tahliyeler yapan yargı mensuplarından yakınmakta ve yargı içinde çeteler oluşmaya başladığına dikkat çekmektedir.

Her ne kadar bu gelişme üzerine Adalet Bakanı konunun araştırılması ve rüşvet yolsuzluğuna bulaşanların ortaya çıkarılıp cezalandırılması için soruşturma açıldığını söylese de, bu soruşturmadan olayı tüm failleri ve yönleriyle aydınlatacak tatminkâr bir sonuç çıkması ihtimali maalesef fazla değildir. Çünkü, öyle görünüyor ki, bu sorunun AKP iktidarının siyasetiyle bağlantılı bir yapısal kaynağı bulunmaktadır. Nitekim söz konusu Raporda, 2016’daki darbe girişiminden sonra yargıda yapılan büyük kapsamlı tasfiyeden sonra, azalan hâkim-savcı sayısını ‘’hızla artırma ihtiyacı’’nın yol açtığı ve yargı personelinde nitelik kaybıyla sonuçlanan kadrolaşmaya ima yollu olarak işaret edilmektedir.

Ülke içinde veya içeriyle bağlantılı uluslararası kurumlarda bunlar olurken, Orta Doğu’da birdenbire dünya çapında etkileri olabilecek bir sıcak çatışma patlak verdi. Hamas’ın askerî kanadının 7 Ekim günü Gazze’den İsrail’e roket atışıyla başlayan ve sınır kapısından içeri girerek binden fazla İsrailliyi öldürüp bazı askerlerin rehin alınmasıyla devam eden beklenmedik ‘’Aksa Tufanı’’ harekâtı, şaşırtıcı olmayan biçimde, İsrail’in sert tepkisini çekti. Hamas, bilindiği gibi, Filistin Parlamentosunda temsil edilen ve İsrail’e karşı terörist yöntemler de kullanmaktan çekinmeyen Filistinli bir siyasî parti ve direniş örgütüdür. Beklenebileceği gibi, İsrail bunun üzerine hemen Gazze’yi hedef alan büyük bir hava saldırısı başlattı ve halkın üzerine sivil-muharip, kadın-erkek, çoluk-cocuk, yaşlı-genç demeden binlerce Filistinlinin ölümüne ve yaralanmasına yol açan bombalarını boşalttı. İsrail’in karşı saldırısından Gazze’deki ibadet yerleri ve hastaneler bile kurtulamadı, nitekim vurulan bir hastanede 500’e yakın insan öldü. İsrail bu arada daha önce duyurduğu Gazze’yi hedef alacak olan kara harekâtını da her an başlatabilir.

İsrail’le iyi ilişkilerini koruma endişesi ile ‘’Filistin Davası’’na sempatisi arasında sıkışmış bulunan Türkiye’nin AKP’li hükümetinin İsrail’e dönük itidal çağrıları ile ateşkes sağlama ve taraflar arasında arabulucu olma yönündeki girişimleri de, yine şaşırtıcı olmayan biçimde, sonuçsuz kalmaktadır. Her şeye rağmen, bu savaşın daha da büyüyüp bütün Orta Doğu’ya yayılmadan ve telâfisi imkânsız kayıplara ve insanî dramlara neden olmadan sona ermesi temenni olunur.

Bir sonraki Özgürlük Gündemi’nde buluşmak üzere.

NEREDE YAYIMLANDI?

Özgürlük GündemiÖzgürlük Gündemi

BÜLTEN SAYISI

AKPM, Kavala’nın Serbest Bırakılması Kararını Kabul Etti

AKPM Kavala’nın Serbest Bırakılması Kararını Kabul Etti, Anayasa Mahkemesi Pes Etti!, Türkiye İnternet Özgürlükleri Raporu’nda Gerilemeye Devam Ediyor.

23 Eki 2023

AKPM, Kavala’nın Serbest Bırakılması Kararını Kabul Etti

İLGİLİ OKUMALAR