Mekanlar değişirken

İstanbul'un bağımsız canlı müzik mekanları 2010'lardan beri teker teker kapanırken İstanbul'daki müzik sahnesi her geçen gün yeni müzisyenlere ve farklı türlere ev sahipliği yapıyor. Peki bu denli yeni sese rağmen İstanbul'daki canlı müzik sahnesi nasıl bu kadar yara aldı?

Yazı: Paul Benjamin Osterlund

2008'den beri İstanbul'da müzik yapıyorum. Peyote, Kemancı, Dogzstar, Mojo, Shaft, Indigo, Eski Babylon, Bronx ve unuttuğum daha niceleri teker teker kapılarını kapattılar. Öte yandan bir yandan da İstanbul'un yeraltı müzik sahnesi bu sürede çok gelişti. Türkiye'ye taşındığım ilk dönemlere kıyasla artık çok daha fazla müzisyen, çok daha farklı türü temsil eden grup var.

Ancak İstanbul gibi devasa bir şehrin, bunlara ev sahipliği yapacak yeterli mekanı yok. Kadıköy'deki Karga ya da Asmalımescit'teki Blind olmasaydı punk, metal ve diğer türleri icra eden underground grupların saatlik kiraladıkları stüdyoların dışında çalacak yerleri olmayacaktı. Uzun süredir İstanbul'da müzisyenlik yapan ve son yirmi yıldır İstanbul müzik sahnesini takip eden Bant dergisinin kurucularından James Hakan Dedeoğlu'na göre bunun nedenleri karmaşık:

“2000’ler ve 2010’lardan bu yana İstanbul çok ciddi değişimlerden geçti ve geçiyor. Gezi olayları, darbe girişimi, beyin göçü, ekonomik buhran, pandemi... Liste uzayıp gider. Bu olayların hepsinin İstanbul kültür-sanat hayatı üzerinde derin etkileri oldu. 2013 Gezi olaylarından sonra özellikle Beyoğlu ciddi bir değişim geçirdi ve şehrin kültür-sanat hayatının ekseni kaydı.”

Yazının başındaki listelenen mekanların biri hariç hepsi Beyoğlu'ndaydı. Dedeoğlu sözlerine şöyle devam ediyor:

"Bunun olumlu tarafları da oldu elbette. Mesela Kadıköy, Beşiktaş gibi başka mahalleler bu anlamda zenginleşti. Ama bu değişim sürecinde ve akabinde ortaya çıkan diğer birçok sebepten ötürü küçük, bağımsız, yeraltı sahnesini kapsayan canlı müzik yerlerinin sayısı azaldı. Zamana yayılmış birçok etkenin sayısız sonuçlarından biri. Ama İstanbul gibi bir şehirde, dönüp geçmişine bakarsan bir döngü olduğunu da fark ediyorsun. Şehir belli dönemlerde kültürel anlamda pik yapıyor, sonra bir düşüş başlıyor, ardından yine kendine geliyor gibi. Mesela biz 2004’te Bant’a ilk başladığımız zamanlarda, bahsettiğin mekanların bir kısmı yoktu, henüz açılmamışlardı. Sonra 2005-2013 arası muhteşem bir ivme kazandı şehir. Sonrası malum, şu anda dipte miyiz, neredeyiz bilemiyorum ama İstanbul gibi bir şehirden umut kesilmez demek istiyorum."


YAZININ DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🎤 Kapanan mekanlar, sigorta savaşları

İstanbul'un son 15 yılda değişen canlı müzik sahnesi ve teker teker kapanan mekanları, Sharon Van Etten & The Attachment Theory albümü ve ayrıca Evin İlyasoğlu'ndan Ayla Erduran ve İlhan Usmanbaş.

10 Şub 2025

Arter ile birlikte

İLGİLİ OKUMALAR