Kanal İstanbul geri mi dönüyor?

Şubat ayının ortasında, daha önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı dava sonucunda iptal edilen, Arnavutköy’deki Kanal İstanbul projesi güzergahında bulunan Yenişehir Rezerv Yapı Alanı'nın bir kısmına ilişkin yeni imar planı TOKİ tarafından onaylanması, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın helikopterle alanı incelemesi ve 2021 yılında alandan çekilen iş makinelerinin geri gelmesinin ardından Ekrem İmamoğlu, Perşembe günü X hesabından bir video yayımlayarak bir açıklamada bulundu:
"Aziz milletim, sizden istirhamımdır.
Lütfen bunları görün ve paylaşın. Yokluğumu fırsat bilip "Kanal İstanbul" denen rant ve talan projesi uğruna Avrupa Yakası’nın en önemli su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı’nın etrafında 24 bin konutun inşaatını başlattılar.
Bu kez alelacele TOKİ'yi devreye almışlar. Dozer ve iş makinelerini mutlak koruma alanının içine, suyun dibine kadar sokmuşlar. İBB’nin ve İSKİ’nin resmi uyarılarını dikkate almadıkları gibi Cumhurbaşkanlığı kararıyla Sazlıdere Barajı’nın içme suyu kullanım oranını %100’den %0’a indirmişler. Bunu hiç utanmadan kamuoyundan saklayıp, İSKİ’ye bile bildirmemişler.
Şunu herkes anlasın ki, bizim gözbebeğimiz İstanbulumuz’da feda edilecek bir tek damla su kaynağımız yok. Bu haksız, hukuksuz ve fırsatçı yaklaşımla mücadeleyi asla bırakmayacağız. Sizin iklim değişikliği ve çevre koruma konusunda zerre kadar samimiyetiniz olsaydı, İstanbul’un su kaynaklarına böylesine saldırmazdınız.
Hukuka, ekonomiye, demokrasiye verdiğiniz zararın yanına çevreye, İstanbul'un su kaynaklarına verdiğiniz zararı ekliyorsunuz. Tüm dünyanın cebelleştiği, yeni yol ve yöntemler aradığı iklim krizine bir kriz de siz ekliyorsunuz. Hemen vazgeçin bu rant ve talan projesinden. Millet sizi zaten gönderecek bari gitmeden toprağa, suya, havaya daha fazla zarar vermeyin."
İstanbul Planlama Ajansı Başkanı, şehir plancısı Buğra Gökçe ise İPA tarafından 25 Şubat 2025 tarihinde yayınlanan Kanal İstanbul Bilgilendirme Toplantısı Raporu'nu paylaşarak şu noktalara dikkat çekti:
- Kanalın en geniş yeri 400 metre olup, İstanbul Boğazı’nın en dar noktası 698 metre, en geniş noktası ise 3600 metredir. Bu ölçüler, Kanal İstanbul’un denizcilik açısından İstanbul Boğazı’na göre dezavantajlı olduğunu ortaya koymaktadır.
- Karadeniz ile Marmara Denizi arasında yeni bir su yolu açılması, bu iki deniz arasındaki doğal su akışını değiştirecek ve ekolojik dengeyi bozacaktır. Her gün 13 milyon kişinin atıksu yüküne eş değer 107 ton azot ve 7 milyon kişinin atıksu yüküne eşdeğer 9,5 ton fosforun Marmara Denizi’ne taşınması, bölgedeki kirliliği katlanarak artıracaktır.
- İstanbul’daki toplam tarım alanlarının %13,5’i bu proje kapsamında imara açılarak elden çıkacak ve bu durum, ucuz ve güvenli gıdaya erişim sorununu daha da derinleştirecektir.
- 300 bin kişilik tarımsal istihdam kaybı yaşanacak, 200 bin ton buğday üretimi gerçekleşmeyecek, ve toplamda 20 bin futbol sahası büyüklüğünde, yani yaklaşık 136 milyon metrekare tarım arazisi yok olacaktır.
- Sazlıdere Barajı, proje kapsamında yok edilecek ve bu, Türkiye tarihinde ilk kez bir barajın kamu eliyle yıkılması anlamına gelecektir. Bu barajın yıkılmasıyla birlikte, İstanbulluların 55 milyon metreküplük içme suyu kaynağı kaybolacaktır.
- Proje ayrıca, 14 milyon metrekare arkeolojik sit alanı, 850 bin metrekare doğal sit alanı ve 2 milyon metrekare karma sit alanını tehdit etmektedir.
- Ekonomik açıdan bakıldığında, sadece proje kapsamında yapılması planlanan köprüler için 356 milyar lira ayrılması öngörülmektedir. Bu kaynakların, ülkenin deprem hazırlıkları gibi daha acil ve öncelikli sorunlarına yöneltilmesi gerektiği açıktır.
- Bu proje için ayrılması düşünülen 65 milyar dolar bütçe ile 770 bin yatak kapasiteli yeni hastaneler inşa edilebilirdi. 29 milyon öğrenciye eğitim bursu verilebilirdi ve 11,5 milyon öğrenciye yurt yapımı gerçekleştirilebilirdi.
Pelin Cengiz, politika yayınımız Spektrum için iktisatçı Prof. Dr. Fuat Ercan'a Kanal İstanbul projesiyle iktidarın nasıl bir planı uygulamaya koyduğuyla ilgili fikrini sordu.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Ekrem İmamoğlu'nun mesajıyla Kanal İstanbul'un yapımı için talan edilen arazi ve su kaynakları tartışması yeniden alevlendi. İklim Kanunu teklifi komisyona geri çekildi. Peki uzmanlar ve bilim insanları nasıl bir kanun istiyor?
19 Nis 2025

İLGİLİ OKUMALAR


