Çin nasıl Latin Amerika’nın ‘vazgeçilmez’ parçası hâline geldi?

Bugün karşımızda oluşan tabloya baktığımızda Meksika hariç Çin’in Latin Amerika ve Karayipler’deki toplam ticaretin %20’sine tek başına sahip olduğunu gözlemliyoruz. Bu durumda yapılacak analizleri basitleştirmeden ele almak gerekiyor. Bunun yolu da önce ekonomik altyapının projeksiyonunu çıkarmaktan geçiyor.

Yazı: Kavel Alpaslan

Uluslararası ilişkileri, gündelik haber dilinin etkisinde değerlendirmek ciddi yanılsamalara sebep olabiliyor. Siyasilerin keskin beyanlarıysa gerçek ekonomik ve politik ilişkiler ağının kapasitesini incelemeyi daha da zorlaştırıyor.

  • Petrol zengini Latin Amerika ülkesi Venezuela’da 3 Ocak’ta yaşanan ABD saldırısı, birçok spekülatif analize kapı araladı. Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun yasa dışı bir şekilde kaçırılmasının ardından ABD Başkanı Donald Trump, petrol kaynaklarının kontrolünü ele geçirdiklerini ileri sürmüştü.

Financial Times gazetesi ABD saldırısını yorumlarken "Washington’ın arka bahçesinden Çin’i çıkartmak istediğini" dile getirmişti. Ne de olsa Venezuela ile Çin’in oldukça yakın ilişkilere sahip olduğu biliniyor.

Trump’ın Monroe Doktrini'ni kast ederek Venezuela’ya yönelik hareketini "Donroe Doktrini" olarak tanımlaması da bu görüşü destekler nitelikte. 1823'te dönemin ABD Başkanı James Monroe tarafından ilan edilen dış politika doktrinin temel amacı Amerika kıtasını içine alan Batı Yarımküre’de Avrupalı güçlerin yeni sömürgeler kurmasını veya müdahale etmesini engellemekti. ABD, bunun karşılığında ABD’nin Avrupa’nın iç meselelerine karışmayacağını beyan etmişti.

Şüphesiz Beyaz Saray’ın niyetlerinden biri bu olabilir. ABD’nin resmî ağızlarından boşuna "Batı Yarımküre" ifadelerini günaşırı işitmiyoruz. Ancak Latin Amerika’dan—hatta aslında bakarsanız dünyanın herhangi bir yerinden—Çin’i çıkartmak, Devlet Başkanı bile kaçırsanız o kadar kolay altından kalkılabilecek bir mesele değil.

Çin’in kıtadaki yatırımları ve ticaret ağına baktığımızda bunu daha iyi görebiliyoruz. Fakat bir ABD’nin endüstriyel kapasitesi konusu var ki ister istemez Amerika kıtasındaki ülkelerin ticaret hattını Çin’e yönlendiriyor.

Uzun vadeli yatırımlar

Önce Çin’in Latin Amerika’daki varlığının boyutlarını ele alalım. Her şeyden önce Çin’in bu kıtadaki etkisi marjinal ya da deneysel boyutlarda değil. 2024 yılında Çin'in Latin Amerika ile ikili ticareti ilk kez 500 milyar doları aşarak 2001 yılındaki seviyenin yaklaşık 35 katına ulaştı. 2025 yılında bu rakamın tekrar aşılması bekleniyor.

ABD’nin Latin Amerika ticaretini ele aldığımızda 1,2 trilyon dolarlık net bir fark göze çarpıyor. Ancak bu rakamın üçte ikisinin tek başına güney komşusu Meksika ile yapıldığı hesaba katıldığında kıta genelinde Çin’in ticari önemi ABD’nin önüne geçiyor. Çin bu ülkelerden lityum, bakır gibi hammaddeler ve soya fasulyesi gibi tarımsal ürünler satın alırken karşılığında makine, araç ve teknoloji ithal ediyor.

  • Şili, Peru ve Brezilya gibi Latin Amerika’nın önemli ülkelerinde Çin, ana ekonomik partner olarak göze çarpıyor. Yani Çin ile yakın ticari ilişkiler geliştiren tek ülke Venezuela değil.

Arjantin’de, Brezilya’da, Peru’da, Panama’da, Meksika’da ve hatta ABD’de limanları olan bir güç olan Çin, özellikle pandemi sonrası dönemde mal ticaretinde ABD’yi geride bıraktı. Üstelik bu uzun soluklu bir planın parçasıydı. Çin 2005 yılında başta enerji, altyapı ve telekomünikasyon olmak üzere 250 milyar dolarlık bir yatırım yaptı, ki bu rakam Ekvador’un GSYİH’sine eşit.

Ticaretin kaçınılmazlığı

Bu ticari ağların ilk bakışta ülkelerin tercihleri sonucunda geliştiği düşünülebilir. Ancak küresel ticaretin dayattığı zorunlu bir ağdan söz ediyoruz.

Latin Amerika’da Trump’ın en sadık müttefiklerinden Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei, başkan seçilmeden önce "Çin ile ticareti keseceklerini, onun yerine Batı gibi dünyanın ‘uygar kesimleriyle’ ticareti tercih edeceklerini" ileri sürmüştü. Hatta 2024’te farklı bir ifadeyle ülkesinin en önemli ticari partnerleri Çin ve Brezilya’yı kastederek "komünistlerle ticareti keseceğini" duyurmuştu.


YAZININ DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

🔫 Dönüştürülmüş kurusıkı silahlar, Avrupa'da kopuşlar

İran'da protestocuların talepleri, Trump'ın gümrük vergileri, Latin Amerika'da Çin etkisi, Macron'un sert çıkışı, Türkiye'den dünyaya yayılan dönüştürülmüş kurusıkı silahlar.

23 Oca 2026

donusturulmus-kurusiki-silahlar-avrupada-kopuslar

İLGİLİ OKUMALAR