Can sıkıntısının ölümü

Keynes, teknolojik ilerleme ve otomasyon sayesinde 2030 yılına gelindiğinde insanlığın temel ekonomik sorunları çözeceğini ve haftada yalnızca ortalama 15 saat çalışacağını öngörüyordu. Oysa bu eşiğe giderek yaklaşırken manzara bu öngörüden oldukça uzak. Peki ekranlarla ilişkimize dair gelecek senaryoları neler ve markaların iletişim faaliyetleri bu senaryolara göre nasıl şekillendirilmeli?

Yazı: Cem Arıdağ

1930 yılında iktisatçı John Maynard Keynes, “Torunlarımızın Ekonomik Olasılıkları” adlı denemesinde dikkate değer bir iddiada bulunmuştu. Keynes, teknolojik ilerleme ve otomasyon sayesinde 2030 yılına gelindiğinde insanlığın temel ekonomik sorunları çözeceğini ve haftada yalnızca ortalama 15 saat çalışacağını öngörüyordu. Ona göre üretim süreçlerinin kısalmasıyla doğacak serbest zaman; sanat, felsefe ve entelektüel gelişim için kullanılacaktı.

Keynes’in işaret ettiği hedef çizgisine yaklaştığımız bugün, yani 2026 yılında, manzara bu öngörüden oldukça uzak. Makineler hızlandı, yazılımlar çeşitlendi ve yapay zeka operasyonel süreçleri üstlenebilecek seviyeye geldi, ancak insanlık tarihinin zihinsel yoğunluğu ve dikkat dağınıklığı en yüksek dönemini yaşıyoruz. Bilgiye ulaşmak için kullandığımız taşınabilir ekranlar, zaman kazandırmaktan ziyade günün her boş anını dolduran birer veri tüketim mecrasına dönüştü.

2024’ün başlarında teknoloji dünyası, akıllı telefon arayüzlerine alternatif olma iddiasıyla ortaya çıkan Humane AI Pin ve Rabbit R1 gibi sadece sesle ve yapay zekayla çalışan cihazları tartışıyordu. Bu cihazlar, donanımsal bir dönüşümle insanı ekran bağımlılığından kurtarmayı amaçlıyordu. Ancak pratikte bu yeni araçlar beklenen tüketici ilgisini şimdilik çekmedi; kullanıcılar ekran tabanlı alışkanlıklarından ve görsel arayüzlerden o kadar kolay vazgeçemeyeceklerini gösterdi.

Aynı dönemde madalyonun diğer yüzünde ise idari adımlar atılmaya başlandı. New York’tan Londra’ya, Avustralya’dan Türkiye’ye kadar okul koridorlarında akıllı telefon kullanımı çeşitli sınırlamalara tabi tutuldu veya tamamen yasaklandı. Bu konuda özellikle İskandinav ülkelerini takip etmekte yarar var.


YAZININ DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

🌡️ Sıcak hava dalgası, analog çağı

Avrupa kentlerinin sıcak hava dalgasından daha fazla etkilenmesinin nedenlerini araştırdık. Analog kameraların beklenmedik geri dönüşünü meraklılarıyla konuştuk.

04 Tem 2026

DAIKIN ile birlikte

İLGİLİ OKUMALAR