ABD Adalet Bakanlığı, Apple'ı tekelcilikle suçluyor

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
ABD Adalet Bakanlığı (DoJ), akıllı telefonlar üzerinde tekel oluşturduğu gerekçesiyle 21 Mart'ta Apple'a antitröst davası açtığını duyurdu. DoJ, Apple'ın kullanıcıları kendi ürünlerine bağımlı hâle getirip rakiplerinin Apple cihazları ve uygulamalarıyla yarışabilen donanım ve yazılımlar geliştirmesini engellediğini savunuyor.
- Editörün önerisi: Dava dosyasına buradan ulaşabilirsiniz.
DoJ v. Apple: Bakanlık, neleri kanıt olarak gösteriyor?
- Apple'ın mesajlaşma uygulaması: DoJ, iPhone'larda yer alan mesajlaşma uygulamasının kullanıcıların diğer telefonlara geçmesine engel olduğunu savunuyor.
- Bulutta yer alan oyun uygulamaları: DoJ, Apple'ın bulut tabanlı oyun platformlarından hoşlanmadığını savunarak, şirketin App Store'da bu platformlara yer vermeme sebebinin Apple'ın oyun oynamak isteyen kullanıcıları daha pahalı ve güçlü donanımlara yönlendirmek istemesi olduğunu iddia ediyor.
- Dijital Cüzdan: DoJ, Apple'ın dijital cüzdanı Apple Pay kullanılarak yapılan ödemelerden aldığı %0,15 komisyonun önemli bir gelir kaynağı olmadığını ifade etmekle beraber, rakiplerinin iPhone ile ödeme yapılmasını sağlayan donanıma erişimini engellemesinin rekabete zarar verdiğini belirtiyor.
- Apple Watch: DoJ, Apple Watch'ların başka markaların cihazlarıyla eşleştirilerek kullanılamamasının kullanıcıları iPhone almaya zorladığını da ekliyor.
Apple ne diyor? Apple, davada listelenen gerekçelerin şirketi olduğundan daha güçlü gösterdiğini iddia ediyor. Şirket, App Store kurallarının kullanıcıları korumak için uygulandığını savunuyor.
Yorumlar: Epic Games, Spotify, Tinder ve Basecamp gibi uygulamaları temsil eden Uygulamalar için Adalet Koalisyonu (CAF), DoJ'nin sunduğu nedenlere katıldığını açıkladı. Lobi örgütü, Apple hakkında memnuniyetsizliğini daha önce de dile getirmişti.
- CAF Başkanı Rick VanMeter, Apple'ın App Store kurallarını ve uygulama geliştiricileriyle yaptığı anlaşmaları fiyatları yükseltmek, harç kesmek ve rekabeti engellemek için kullandığını belirtti.
Bir adım sonrası: Davanın etkilerini yakın zamanda göremeyeceğiz. ABD Adalet Bakanlığı ve Apple arasındaki sürtüşmenin sonuçlanmasının uzun yıllar sürmesi bekleniyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Nvidia GTC 2024 konferansında duyurduğu projeleriyle nefes keserken ABD, Apple'a karşı taaruza geçti.
26 Mar 2024

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.

Bugün şirketler, faaliyet gösterdikleri süre boyunca müşterilerinden çalışanlarına, iş ortaklarından tedarikçilerine kadar milyonlarca kişi ve kuruma ait veri topluyor. Şirket kapandığında ise bu devasa dijital arşiv bir anda ortadan kaybolmuyor. Verilerin bir bölümü yasal yükümlülükler nedeniyle saklanmaya devam ederken bazıları, başka şirketlere devredilebiliyor; hatta iflas sürecinde satışa çıkarılan varlıklar arasında yer alabiliyor.

Algoritmalar artık iş dağıtıyor, çalışanları puanlıyor ve hatta işten çıkarma kararlarında belirleyici oluyor; insan denetimi ise otomasyon yanlılığı ve gig ekonomisinin hukuki boşlukları nedeniyle her zaman gerçek bir güvence sağlamıyor. Kaliforniya, “Robot Patrona Hayır” yasası ile işten çıkarma ve disiplin kararlarının yalnızca yapay zekaya bırakılmasını yasaklayan ilk ABD eyaleti oldu belki ama asıl sorunun kapitalizmin ulaştığı noktayla ilgili olduğunu hatırlamak gerekiyor.

Şirketler yapay zekayı toplantı notu çıkaran araçlardan operasyon yürüten ajanlara dönüştürmek istiyor; ancak bir yandan da güvenilmez veri, eksik bağlam ve belirsiz sorumluluklar kurumların yıllardır kapalı odalarda tuttuğu dağınıklığı da su yüzüne çıkarıyor. Üstelik ajanların gerçekten işe yaradığı bir düzende asıl mesele, onlara hangi işleri devredeceğimiz kadar açılan zamanı insanın muhakemesine, öğrenmesine ve daha nitelikli üretime ayırıp ayıramayacağımız da.



