
Anneliğin korunması ne demek? Bununla kastettiğim gerek hamilelik sürecinde gerekse doğum sonrasında çeşitli imkanların Devlet tarafından sunulup sunulmaması. Anneliğe özel korumaların anneliğin bir görev olarak algılanmasına yol açacağı veya anneleri iş hayatının dışına iteceği gerekçesiyle eleştiren bazı görüşler olmakla birlikte, bir kadının hamilelik sürecini sağlıklı bir şekilde geçirmesi, doğum sonrasında sağlığına tekrar kavuşabilmesi, bebeklerin ilk dönemdeki ihtiyaçlarının karşılanabilmesi ve kadının iş yaşamından anne olması sebebiyle dışlanmaması bakımından anneliğe sağlanan kamusal korumalar önem teşkil ediyor.
Anayasamız da “ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması” için gerekli tedbirlerin alınması görevini Devlete yüklüyor (bkz. md. 41). Bu hüküm değerlendirilirken Anayasa’da yer alan eşitlik hükmünün de atlanmaması gerekir. Nitekim anneliğe sağlanan korumalar kadın erkek eşitliğinin hayata geçirilmesi amacıyla alınan tedbirler kapsamında da değerlendirilebilir. Anneliğin korunması gerekliliği yalnız bizim Anayasamızda da mevcut değil. Almanya, İtalya, Filipinler, Çek Cumhuriyeti, Fransa, Nepal veya Portekiz gibi ülkelerin anayasaları da anneliğe yer vermiş durumda. Benim anneliğin Anayasal koruma altında olmasına ilişkin ilgimi çeken şey, bazı anayasalarda sağlık hakkına ek olarak doğrudan “üreme sağlığı” hakkına yer verilmesiydi. Bolivya, Ekvador, Küba, Nepal, Güney Afrika Anayasaları bu ülkelere örnek gösterilebilir. Türk Anayasası’nda sağlık hakkının tanınması sebebiyle özel olarak bu alana atıf yapmaya gerek olmadığı elbette ileri sürülebilir. Fakat yine de üzerine düşünülmesi gereken bir husus.
Peki gerekli tedbirler dediğimiz nedir? Hastanelere erişim, hamilelik ve doğum izinleri, iş yerinde verilen süt izni, yarı zamanlı çalışma hakkı gibi haklar bu kapsamda değerlendirilebilecek imkanlar. Bunlar da yine kanunlarla düzenlenmiş durumda. Fakat bu izinlerin uygulamada kullandırılmaması ya da bu imkanların mevcudiyeti sebebiyle kadınların iş mülakatlarında “çocuk sahibi olmayı düşünüyor musun” soruları ile karşılaşıp işe alınmaması ya da iş yaşamında “evlendi, yakında çocuk da doğurur” gibi gerekçelerle yükseltilmemeleri de karşılaşılan pratik sorunlardan. Bu sorunların çözümü ise anneliğe sağlanan korunmaların ortadan kaldırılması değil. Çözüm gerek bu gibi hukuka aykırılıkların takipçisi olunması gerekse çocuğun bakım görevinin gerçekçi bir şekilde baba ve devlet ile paylaştırılması. Bu da bizi ikinci başlığımıza götürüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Öncelikle tüm annelerin Anneler Günü kutlu olsun. Bu ay bu gün vesilesiyle annelik ile ilişkilendirdiğim üç başlığı sizlerin cevaplandırması/ düşünmesi için ortaya atmaya ve dünyadan bazı örnekler paylaşmaya karar verdim.
10 May 2022

YAZARLAR

Günebakan
Hadi gelin, güne bakalım.
İLGİLİ OKUMALAR


