Antalya Diplomasi Forumu'ndan önemli notlar


Çocuklar hayatında travmanın değil, mutluluğun izini taşısın: Maya Vakfı Çalışmalarını ruh sağlığı ve psikososyal destek, çocuk koruma, afet ve acil durum, kapasite geliştirme ve eğitim programları kapsamında yürüten Maya Vakfı , daha iyi bir geleceği hep birlikte yaratmak için ekosistemini her geçen gün büyütüyor. Nedir? Maya Vakfı 2015 yılından bu yana; doğal afet, pandemi, aile kaybı, göç ve zorbalık gibi sebeplerle psikolojik travmaya maruz kalmış öncelikle 5-24 yaş arasındaki imkânı kısıtlı çocuklara ve gençlere kaliteli, erişilebilir, kapsayıcı ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetleri sunuyor. Neden önemli? Çocukların travmayla başa çıkmalarına yardımcı olmak için Psikolojik İyileşme Becerileri (SPR) modelini yaratıcı sanat terapileri metodu ile birleştirerek uygulayan ve bu konuda öncülük eden tek kurum olan Maya Vakfı, çocukları odağında tutarak bütüncül bir yaklaşımla çocukların hayatına etki eden tüm yetişkinlerle psikolojik travma konusundaki duyarlılığı, farkındalığı ve bilgiyi artırmak üzere çalışıyor. Siz de Maya Vakfı’nın etkinliklerini, duyurularını ve ilanlarını takip etmek için buradan e-bültenine kaydolabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Türkiye, diplomasisinde en yoğun dönemlerden birini geçtiğimiz iki haftada yaşadı. Gözlemlediğimiz gelişmeler, yeni görüşmeleri de doğuracak gibi duruyor.
11-13 Mart arasında "Diplomasiyi Yeniden Kurgulamak" sloganıyla düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu, dünya gündeminin en üst sırasındaki Rusya-Ukrayna savaşının tarafları arasında görüşmelere ev sahipliği yaptı.
Arabuluculuktan garantörlüğe
10 Mart’ta Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba'nın Antalya'da bir araya gelmesi, Türkiye’nin denge politikası izleyerek arabuluculuk rolü üstlendiği Ukrayna işgali gündeminin önemli maddelerinden biri oldu. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, önce Lavrov ve Kuleba'yla ikili görüşmeler yaptı, sonrasında da üç bakan bir araya geldi. Mevkidaşlarının ardından konuşan Çavuşoğlu, "tüm zorluklara rağmen seslerin yükselmediği medeni bir görüşme" gerçekleştiğini söyledi. Türkiye’nin garantörlüğüyle ilgiliyse "Kapsamlı bir barış antlaşmasının imzalanması da masada. Böyle bir durumda Ukrayna'nın bazı ülkelerin garantör olarak burada olmasını istediğini biliyorsunuz. Bunlardan biri de Türkiye'dir." dedi.
NATO-Türkiye ilişkisi
Cumhurbaşkanı Erdoğan iki hafta önce "Biz beraberiz, müttefikiz. Türkiye'ye vermeniz gereken araç, gereç, mühimmat, bunları niye vermiyorsunuz? Vermiyorlar. Bir savaş mı çıksın, bunu mu bekliyorlar? Bunlar samimi değiller. NATO üyeleri de sadece laf üretiyor, AB üyeleri de laf üretiyor” demişti. Forumdan bazı detaylar, savaş ilerledikçe bu durumun en azından görünürde değişmeye başladığına işaret ediyor.
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg forumdaki konuşmasında "Avrupa ve Kuzey Amerika’nın içinde bulunduğu tehlikeli durumda birlik olmanın önemini ve bu birliğin içinde NATO’nun müşterek güvenliğine Türkiye’nin göstereceği bağlılığın önemini" vurguladı. Erdoğan ve Çavuşoğlu ile de görüşmeler yaptı.
AB-Türkiye ilişkisinde gelişmeler
Forumda dikkat çeken konuşmalardan biri de Avrupa Birliği Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’inki oldu. "NATO'dan bağımsız olarak tek başımıza da hareket edebilmeliyiz" diyen Borrell, AB'nin savunma konusunda hâlâ ABD'ye çok bağımlı olduğuna dikkati çekti. Çavuşoğlu ile de AB-Türkiye ilişkilerinin önümüzdeki süreçteki önemiyle ilgili görüştüklerini açıkladı. Borrell, Twitter hesabından toplantının fotoğraflarını "Daha yapacak çok işimiz var. Ziyaretlerimiz düzenli olarak devam edecek" mesajıyla paylaştı.
Birleşmiş Milletler eleştirisi
Forumun "Çok taraflılığı canlandırmak: BM ve ötesi" panelinde BM mercek altına alındı, kurumun daha işlevsel olması için reformlara ihtiyaç olduğuna vurgu yapıldı. Eski Makedonya Devlet Başkanı Gjorge İvanov, BM Güvenlik Konseyi'nin İkinci Dünya Savaşı'nın galibi ülkelerin liderleri tarafından kurulduğuna dikkati çekti ve "BM'nin barışın tesisinde gücünü yavaş yavaş kaybettiğini" savundu. İvanov, kurumun kriz zamanlarında etkili olması gerektiğini, bunun için karar alma süreçlerindeki modellerinin de değişmesi gerektiğini ifade etti.
Erdoğan ise "Kırım’ın işgaline ses çıkarılsaydı bugünkü tablo olmazdı" diyerek "dünya beşten büyüktür" mesajını tekrarladı, "BM iflas bayrağını çektiğini" söyledi. Böylece forum, NATO, AB ve özellikle BM gibi büyük uluslararası diplomasi kurumlarının Ukrayna işgalinden yola çıkılarak daha genel çerçevede tekrar değerlendirildiği ve eleştirildiği bir platform görevi gördü. Bu eleştirilerle ilgili somut yenilikleri yakın zamanda göremeyecek olsak da tarihî olgular, büyük değişimlerin zaman içinde bu tarz konuşmaların birikmesiyle alevlendiğini gösteriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Ukrayna'daki savaşın tetiklediği jeopolitik kaygıların Avrupa'da yarattığı paradigma değişimi, Antalya Diplomasi Forumu ve dış politikada üst düzey ikili görüşmeler
16 Mar 2022

YAZARLAR

Deniz Kaptan
Yazar @ Spektrum

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
BirGün muhabiri Ebru Çelik'in "figüran" haberi, gazetecilikte kimlik gizleyerek haber yapma yöntemini yeniden gündeme taşıdı. Peki bu yöntemin kökleri nereye uzanıyor, etik sınırı nerede başlıyor ve kamu yararı bu tartışmanın neresinde duruyor?

Çin’in siyasi partiler, düşünce kuruluşları ve yayıncılık faaliyetleri üzerinden Türkiye’de kurduğu ilişki ağı genişlerken, bu hattın yeni merkezlerinden biri DÜNYA-MER oldu. Merkezin Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, Aposto’ya yaptığı açıklamalarda DÜNYA-MER’in Çin’in Küresel Medeniyet Girişimi’yle kesişen hedeflerini, güvenlik konferanslarını neden öne aldıklarını ve “yeni bir medeniyetin Asya’dan yükseldiği” tezini anlattı.

ABD yönetimi geniş çaplı bir İran işgaline hazırlanıldığı iddialarını doğrulamıyor. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişi güvenceye almak, stratejik adaları veya askerî altyapıyı hedef almak amacıyla sınırlı kara operasyonları ihtimali gündemde kalmayı sürdürüyor. Başkan Yardımcısı JD Vance ise rejim değişikliğine ve uzun süreli savaşa karşı çıkarken, gerektiğinde sınırlı askerî güç kullanılmasını ve diplomasinin açık tutulmasını savunuyor.

Yeni Parti kurucularından Utku Çakırözer ve Burhanettin Bulut’un Aposto’ya verdiği bilgilere göre, ilk olağan kurultayın Ekim sonu ile Kasım başı arasında yapılması planlanıyor. Kurultayda yalnızca yönetim organları değil, parti programı ve tüzüğüne ilişkin son düzenlemeler de ele alınacak. Kurultayın ardından ise Yeni Parti odağını tamamen seçim hazırlıklarına çevirecek. Önümüzdeki üç aylık süreçte örgütlenme çalışmalarına ağırlık verilecek.

Mutlak butlan kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP yönetimine dönmesi, Özgür Özel ve arkadaşlarının Yeni Parti’yi kurmasıyla sonuçlandı. Ankara kulislerinde şimdi Yargıtay’ın kararı kaldırıp kaldırmayacağı, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının gündeme gelip gelmeyeceği ve CHP’de yeni bir kurultay sürecinin başlayıp başlamayacağı tartışılıyor. Yeni Parti yönetimi ise butlan kararı kaldırılsa bile CHP’ye dönmeme ve seçime kendi çatısı altında girme eğiliminde.




