Berlin'de Müdavimiyim!

Mahalle: Neukölln, Kreuzberg, Rixdorf. Müdavim & Fotoğraflar: Çağıl Özdemir, Gamze Yalçın, Murat Sezgi.
Berlin'de Müdavimiyim!

20 Şubat - Odeabank - Soli
O'Art ile birlikte

O’Art’tan yılın ilk sergisi: Lorem Ipsum Odeabank ’ın günümüz sanatının tüm disiplinlerini herkes için ulaşılabilir kılmayı amaçlayan sanat platformu O’Art , Lorem Ipsum isimli yılın ilk sergisini 17 Şubat'ta fiziksel olarak sanatseverlerle buluşturdu. Nedir? Lorem Ipsum , tipografinin bir araca dönüştüğü ya da amaç edinildiği iki zıt yaklaşımı bir arada sergileyerek, günümüz sanatıyla ilişkisini nesne-imge-gösterge ilişkiselliğinde yorumluyor; bir yandan toplumun benimsediği göstergeler zincirini bozuma uğratırken bir yandan da olası tüm anlamları kucakladığı bir küratöryel yaklaşım sunuyor. Nerede? Akaretler Sıraevler No: 11. Ne zaman? 17 Mart’a kadar fiziksel olarak deneyimleyebilirsiniz. Neden gitmeli? Lorem Ipsum sergisinde eserlerini görebileceğiniz sanatçılar arasında Nancy Atakan, Emin Çelik, Leyla Emadi, Gülen Eren, Eylül Ersöz, Merve Ertufan, Huo Rf, Berkay Tuncay ve Merve Ünsal yer alıyor. Not almalı: Sergi, fiziki süresini tamamladıktan sonra odeabank.com.tr 'den online olarak deneyimlenebilecek. Odeabank'ın sanat platformu O'Art'ın sanat etkinliklerini ve daha #fazlasını takip etmek için Odeabank'ı Instagram'da takip edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren →

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

"Neukölln’ün güzelliği hep beraber yalnız kalmamızdan."

Çağıl Özdemir

“Dolunayda Berlin’deki gökyüzü olabildiğince sonsuz güzellikte, derin, içine alıcı ve saydam. Yine de tüm soğukluğuna rağmen sevdiğim bu karanlık beni yaşama dayıyor, sonuna kadar yaşamamı sağlıyor. Büyük ağaçların ve sanki sonsuz bir zaman boyunca varlıklarını sürdürecek gibi sokaklarda uzun yürüyüşler yapıyorum. Ruhumun ara sıra uçtuğu da oluyor.”

Murat'ın objektifinden Çağıl


Neukölln çoğunlukla göçmenlerin, sanatçıların öğrencilerin yaşadığı yer olarak bilinir. Ama biraz da yabancılaşanlar, ayyaşlar ve sokağı evi yapanların da mahallesidir. Kendi evini arayanlar için de olası iyi bir durak, köksüzleşmeye bire bir! Mahallenin güzelliği hep beraber yalnız kalmamızdan, belki de karşımızda olmayan en içten dostlarımızla karşılaşma ihtimallerimizden geliyor.

Sokağı evi yapanların mahallesinden


İçimi ısıtacak sabitleri kendime ev yapmaya başladığımdan beri, müdavimi olduğum çok fazla his var. Yaşadığım binadan çıkıp köşeyi dönünce duvarlarında periyodik olarak değişen sanat parçalarıyla gelenleri karşılayan, kruvasan aldığım mis kokulu Königliche Fırını’nın; neo-barok heykellerinin ve kendi anonimliğim arasında düşüncelere daldığım, sabah yürüyüşlerimin tekrar tekrar ziyaret ettiğim durağı Körnerpark’ın; ilkbaharın ilk esintilerinde bahçesinde beyaz şarabımı yudumlayıp yazılar yazdığım Zosse Bar’ın; en sevdiğim kırmızı orman meyveli sorbenin adresi Eisderix’in; denediğim onlarca New York Cheesecake sonrasında yine ona döndüğüm, PMS dönemlerimin en büyük destekçisi Zuckerbaby Cafe’nin; her geçtiğimde zamanda yolculuk yapıyormuşum hissi yaşatan Kirchgasse Sokağı’nın ve devamındaki geçitlerin; evden uzak ama evde hissedeceğiniz tanıdık lezzetlerin levanten durağı Aviv 030’un, güneş yüzünü her gösterdiğinde tüm Berlin’in olmayı sevdiği yer Landwehrkanal’ın müdavimiyim.

👓 Okuyucuya not: Metinde italik yazılmış kısımlar, geçtiğimiz yıl Şubat ayında yaşamını yitiren çok sevgili Demir Özlü’nün çeşitli kitaplarından alıntıdır.

"Mitte’de yaşayıp kalbi Kreuzberg’de atanlardanım."

Gamze Yalçın

Atölyem Kreuzberg’de, evim Mitte’de. Her gün bisikletle 30 dakika atölye-ev arası gidip geliyorum. Bu iki bölgeyi derinlemesine hissedip yaşamak beni besliyor, üretmek için motive ediyor.

Gamze, stüdyosunda


Zionskirchplatz'in bir paraleli Chorinerstrasse ikametim. Kuzeye doğru yürüyünce Kollwitzplatz’da arkadaşlarımın mekânlarına WildheartFreeSoul, Souq Dükkân'a, oradan 44 Brekkie’ye uzanan keyifli bir yürüme rotam var. 

Güneye, Rosenthaler bölgesine doğru indikçe en sevdiğim Portekizli cafede kahvemi içip sonrasında KW Institute for Contemporary Art'a uzanan galerilerle dolu Auguststrasse'de yürüyüşe çıkmayı seviyorum. Mahallemde en sevdiğim bina, sokağımın bir yan köşesinde, mimarisiyle her gördüğümde beni şaşırtan, ışık oyunlarıyla kalbimi çalan Tchoban Foundation. Hemen yanı başındaki Alman fırınından ekmek almaya giderken bu binaya merhaba diyorum.

Tchoban Foundation


"Rixdorf da bu değişkenlik içerisinde bana o aradığım ‘mahalle’ hissini veriyor belli ki."

Murat Sezgi

Berlin benim deneyimimde biraz nazlı bir şehir oldu. İnsanlardan da bolca duyarsınız, ilk birkaç yıl ev bulma çabaları, belgeler, değişiklikler bolca hayatınızda olur. İlk zamanlarınızda yaşamak istediğiniz bölge değil de ev fırsatının nereden geldiğine göre hareket ediyorsunuz. 

Berlin’e ilk geldiğimde Sertaç Kazan’ın ayarladığı bir evde, Prenzlauer Berg’de yaşadım. Oraları hâlâ da çok seviyorum. Benim için de senaryo Neukölln’de kök salmamız şeklinde ilerledi. Partnerimle birlikte 2015 yılıda Rixdorf’a yerleştik, o zamandan beridir de buradayız. 

Çağıl ve Murat


Rixdorf, Berlin’in en eski mahallelerinden birisi, Bohemya’dan gelen göçmenler buraya yerleşmiş. Esnafı, restoranı, Spati’si uzun süredir burada. Mahallenin göbeğinde eski iki katlı evleri, hala aynı şekilde korudukları demir, at arabası atölyeleri var. Şimdi yanıtlarken iyice aklıma oturuyor, herhâlde bir şekilde geçmişten gelip kimliğini koruyabilen bu tip yerlerin önünden geçmek bana iyi geliyor.

Berlin çok hızlı değişen bir şehir. Herkesin bu şehirden aldığı şey çok farklı. Çokça farklı hayat ve seçenek sunduğu için siz dönüştükçe, şehrin bu çeşitliliğinde kendinize her seferinde yeni bir yer buluyorsunuz. Rixdorf da bu değişkenlik içerisinde bana o aradığım "mahalle" hissini veriyor belli ki. 

Mahallenin duvarları


İstanbul’a gittiğimizde kedimizle ilgilenecek arkadaşlar için anahtar bırakabileceğimiz, sohbet edip hâl hatır sorduğunuz çokça esnaf var. Covid öncesinde gediklisi olduğumuz yer Rotbart Bar’dı. Benim için bir mahalle barı, bir noktada tüm Berlin için de popüler nokta oldu. Gündüzleri kafe/bar gibi işliyor, gece bir noktada biraz daha parti durumuna da dönebiliyor.

Rotbart’ın hemen önündeki Böhmischer Platz, pandeminin sert vurduğu dönemde şehrin toplanma alanlarından biriydi. Yüzlerce insan farklı saatlerde piknik örtülerini atıp sabaha kadar burada bir şeyler içip vakit geçiriyordu. Herhâlde en gedikli olduğumuz alan burası, zaten evimizin de önü. Bir sürü insanla tanışabiliyor, köpek mıncırıp yerde çerez-bira şeklinde vakit geçirebiliyorsun. Bence pandemi sonrasında da yerleşik bir kültür olarak kalacak bu meydan.

Tempelhof Havalimanı'nda, havada


Son olarak da tam mahallemiz olmasa da eklemem gerekiyor. Tempelhof Havalimanı’nda ufak bir hobi bahçemiz var. Her sene müthiş motive bir şekilde gaza gelip ekin yaptığımız, illaki pek de süper sonuçlar alamadığımız ancak salatalarını yediğimiz 8 m2’lik bir alan. Hemen önünde kaykaya binip kulaklığa müzik koyup gün batımı izliyoruz, arkadaşlarımızla karşılaşabiliyoruz. Tempelhof bize çokça kez güzel nefesler aldırdı, "İyi ki buradayım!" dedirtti.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

NEREDE YAYIMLANDI?

SoliSoli
∙

BÜLTEN SAYISI

🔑 Berlin'de Oda No, Müdavimiyim

25th Hour Bikini Hotel'de ayrıltılmış bir odamız var; sonra müdavimi olduklarımızı ziyaret edeceğiz.

19 Şub 2022

O'Art ile birlikte
Fotoğraf: Çağıl Özdemir

YAZARLAR

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR

SoliSoli
∙

HİKAYE

Kendi sınırları içinde sınırsız bir vizyon: Miuccia Prada

Miuccia Prada ve Raf Simons’ın 2027 İlkbahar/Yaz koleksiyonu, yeniden eteğe dönüyor. Moda sürekli yeniyi talep ederken Miuccia Prada’nın gücü, geçmişini reddetmeden değişebilmesinde yatıyor. Yıllar önce kurduğu bir fikri bugün yeniden yorumlayabilmesi, yaratıcılıkla tutarlılığın birbirine engel olmadığını; aksine aynı çizgiyi koruyarak da sürekli yenilenmenin mümkün olduğunu gösteriyor.

Asena Sarıbatur

·

04 Eki 2026

Kendi sınırları içinde sınırsız bir vizyon: Miuccia Prada
SoliSoli
∙

HİKAYE

George Lucas’tan Fellini’ye: Sinemanın hafızasını taşıyan müzeler

George Lucas’ın 1970’lerden itibaren toplamaya başladığı sanat eserleri ile Mellody Hobson’ın koleksiyonunun biraraya gelmesiyle oluşan Lucas Museum of Narrative Art, 20 yıllık bekleyişin ardından Los Angeles’taki Exposition Park’ta ziyarete açıldı. Açılıştan hareketle dünyanın dört bir yanındaki film müzelerini keşfediyoruz.

Deniz Aytekin

·

04 Eki 2026

George Lucas’tan Fellini’ye: Sinemanın hafızasını taşıyan müzeler
SoliSoli
∙

HİKAYE

Anavarza’da uzak zamanın yakın nöbeti: ‘Rüyalarımda kralın kızını görüyorum’

Adana’nın Dilekkaya köyünde Şükriye Arıkanlı, her sabah eline süpürgesini ve plastik hortumunu alıp aile evinin avlusundaki Roma lahitlerini temizliyor. Bu, annesi Hatun Dilci ile babası Amber Dilci’nin definecilere karşı tüfekle koruduğu Anavarza Antik Kenti için onlarca yıldır süren bir aile nöbetinin bugünkü hâli. Yaşar Kemal’in de bir dönem konuk olduğu bu evde gerçek, efsane ve binlerce yıllık tarih iç içe yaşarken Şükriye Hanım’ın aklında artık başka bir soru var: Gençlerin terk ettiği köyde, kendisinden sonra Anavarza’ya kim sahip çıkacak?

Nimet Kıraç

·

01 Eki 2026

Anavarza’da uzak zamanın yakın nöbeti: ‘Rüyalarımda kralın kızını görüyorum’
SoliSoli
∙

HİKAYE

Dünyanın en iyi barları #1: Fransa, Güney Kore, İtalya, Arnavutluk

Dünyadaki en iyi barları 2009 yılından beri sıralayan The World’s 50 Best Bar listesi Michelin Guide, Gault & Millau ve La Liste gibi rehberlerden çok daha ulaşılabilir, özelleştirilmiş lüks bir deneyim sunuyor. Fransa, Güney Kore, İtalya, Arnavutluk'tan bu listeye giren dört bar...

Talha Ö.

·

27 Eyl 2026

Dünyanın en iyi barları #1: Fransa, Güney Kore, İtalya, Arnavutluk
SoliSoli
∙

HİKAYE

İki kıta arasında 25 yıl: Orhan Refik Gorbon ile Bosphorus Cup’ın hikayesi

25 yıldır Boğaz’ın rüzgarını yarışın parçası yapan Bosphorus Cup’ın kurucusu Orhan Refik Gorbon ile İstanbul’un denizle ilişkisini ve yelken kültürünün değişen yüzünü konuştuk. İki kıta arasında geçen bu hikayede, bir şehrin denizle kurduğu bağın nasıl bir yarışa dönüştüğünü dinledik.

Orhun Canca

·

20 Eyl 2026

İki kıta arasında 25 yıl: Orhan Refik Gorbon ile Bosphorus Cup’ın hikayesi