Berlin'de Müdavimiyim!


O’Art’tan yılın ilk sergisi: Lorem Ipsum
Odeabank ’ın günümüz sanatının tüm disiplinlerini herkes için ulaşılabilir kılmayı amaçlayan sanat platformu O’Art , Lorem Ipsum isimli yılın ilk sergisini 17 Şubat'ta fiziksel olarak sanatseverlerle buluşturdu. Nedir? Lorem Ipsum ,…
Daha fazlasını öğren →
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
"Neukölln’ün güzelliği hep beraber yalnız kalmamızdan."
“Dolunayda Berlin’deki gökyüzü olabildiğince sonsuz güzellikte, derin, içine alıcı ve saydam. Yine de tüm soğukluğuna rağmen sevdiğim bu karanlık beni yaşama dayıyor, sonuna kadar yaşamamı sağlıyor. Büyük ağaçların ve sanki sonsuz bir zaman boyunca varlıklarını sürdürecek gibi sokaklarda uzun yürüyüşler yapıyorum. Ruhumun ara sıra uçtuğu da oluyor.”

Murat'ın objektifinden Çağıl
Neukölln çoğunlukla göçmenlerin, sanatçıların öğrencilerin yaşadığı yer olarak bilinir. Ama biraz da yabancılaşanlar, ayyaşlar ve sokağı evi yapanların da mahallesidir. Kendi evini arayanlar için de olası iyi bir durak, köksüzleşmeye bire bir! Mahallenin güzelliği hep beraber yalnız kalmamızdan, belki de karşımızda olmayan en içten dostlarımızla karşılaşma ihtimallerimizden geliyor.

Sokağı evi yapanların mahallesinden
İçimi ısıtacak sabitleri kendime ev yapmaya başladığımdan beri, müdavimi olduğum çok fazla his var. Yaşadığım binadan çıkıp köşeyi dönünce duvarlarında periyodik olarak değişen sanat parçalarıyla gelenleri karşılayan, kruvasan aldığım mis kokulu Königliche Fırını’nın; neo-barok heykellerinin ve kendi anonimliğim arasında düşüncelere daldığım, sabah yürüyüşlerimin tekrar tekrar ziyaret ettiğim durağı Körnerpark’ın; ilkbaharın ilk esintilerinde bahçesinde beyaz şarabımı yudumlayıp yazılar yazdığım Zosse Bar’ın; en sevdiğim kırmızı orman meyveli sorbenin adresi Eisderix’in; denediğim onlarca New York Cheesecake sonrasında yine ona döndüğüm, PMS dönemlerimin en büyük destekçisi Zuckerbaby Cafe’nin; her geçtiğimde zamanda yolculuk yapıyormuşum hissi yaşatan Kirchgasse Sokağı’nın ve devamındaki geçitlerin; evden uzak ama evde hissedeceğiniz tanıdık lezzetlerin levanten durağı Aviv 030’un, güneş yüzünü her gösterdiğinde tüm Berlin’in olmayı sevdiği yer Landwehrkanal’ın müdavimiyim.
👓 Okuyucuya not: Metinde italik yazılmış kısımlar, geçtiğimiz yıl Şubat ayında yaşamını yitiren çok sevgili Demir Özlü’nün çeşitli kitaplarından alıntıdır.
"Mitte’de yaşayıp kalbi Kreuzberg’de atanlardanım."
Gamze Yalçın
Atölyem Kreuzberg’de, evim Mitte’de. Her gün bisikletle 30 dakika atölye-ev arası gidip geliyorum. Bu iki bölgeyi derinlemesine hissedip yaşamak beni besliyor, üretmek için motive ediyor.
Gamze, stüdyosunda
Zionskirchplatz'in bir paraleli Chorinerstrasse ikametim. Kuzeye doğru yürüyünce Kollwitzplatz’da arkadaşlarımın mekânlarına WildheartFreeSoul, Souq Dükkân'a, oradan 44 Brekkie’ye uzanan keyifli bir yürüme rotam var.
Güneye, Rosenthaler bölgesine doğru indikçe en sevdiğim Portekizli cafede kahvemi içip sonrasında KW Institute for Contemporary Art'a uzanan galerilerle dolu Auguststrasse'de yürüyüşe çıkmayı seviyorum. Mahallemde en sevdiğim bina, sokağımın bir yan köşesinde, mimarisiyle her gördüğümde beni şaşırtan, ışık oyunlarıyla kalbimi çalan Tchoban Foundation. Hemen yanı başındaki Alman fırınından ekmek almaya giderken bu binaya merhaba diyorum.

Tchoban Foundation
"Rixdorf da bu değişkenlik içerisinde bana o aradığım ‘mahalle’ hissini veriyor belli ki."
Berlin benim deneyimimde biraz nazlı bir şehir oldu. İnsanlardan da bolca duyarsınız, ilk birkaç yıl ev bulma çabaları, belgeler, değişiklikler bolca hayatınızda olur. İlk zamanlarınızda yaşamak istediğiniz bölge değil de ev fırsatının nereden geldiğine göre hareket ediyorsunuz.
Berlin’e ilk geldiğimde Sertaç Kazan’ın ayarladığı bir evde, Prenzlauer Berg’de yaşadım. Oraları hâlâ da çok seviyorum. Benim için de senaryo Neukölln’de kök salmamız şeklinde ilerledi. Partnerimle birlikte 2015 yılıda Rixdorf’a yerleştik, o zamandan beridir de buradayız.

Çağıl ve Murat
Rixdorf, Berlin’in en eski mahallelerinden birisi, Bohemya’dan gelen göçmenler buraya yerleşmiş. Esnafı, restoranı, Spati’si uzun süredir burada. Mahallenin göbeğinde eski iki katlı evleri, hala aynı şekilde korudukları demir, at arabası atölyeleri var. Şimdi yanıtlarken iyice aklıma oturuyor, herhâlde bir şekilde geçmişten gelip kimliğini koruyabilen bu tip yerlerin önünden geçmek bana iyi geliyor.
Berlin çok hızlı değişen bir şehir. Herkesin bu şehirden aldığı şey çok farklı. Çokça farklı hayat ve seçenek sunduğu için siz dönüştükçe, şehrin bu çeşitliliğinde kendinize her seferinde yeni bir yer buluyorsunuz. Rixdorf da bu değişkenlik içerisinde bana o aradığım "mahalle" hissini veriyor belli ki.

Mahallenin duvarları
İstanbul’a gittiğimizde kedimizle ilgilenecek arkadaşlar için anahtar bırakabileceğimiz, sohbet edip hâl hatır sorduğunuz çokça esnaf var. Covid öncesinde gediklisi olduğumuz yer Rotbart Bar’dı. Benim için bir mahalle barı, bir noktada tüm Berlin için de popüler nokta oldu. Gündüzleri kafe/bar gibi işliyor, gece bir noktada biraz daha parti durumuna da dönebiliyor.
Rotbart’ın hemen önündeki Böhmischer Platz, pandeminin sert vurduğu dönemde şehrin toplanma alanlarından biriydi. Yüzlerce insan farklı saatlerde piknik örtülerini atıp sabaha kadar burada bir şeyler içip vakit geçiriyordu. Herhâlde en gedikli olduğumuz alan burası, zaten evimizin de önü. Bir sürü insanla tanışabiliyor, köpek mıncırıp yerde çerez-bira şeklinde vakit geçirebiliyorsun. Bence pandemi sonrasında da yerleşik bir kültür olarak kalacak bu meydan.

Tempelhof Havalimanı'nda, havada
Son olarak da tam mahallemiz olmasa da eklemem gerekiyor. Tempelhof Havalimanı’nda ufak bir hobi bahçemiz var. Her sene müthiş motive bir şekilde gaza gelip ekin yaptığımız, illaki pek de süper sonuçlar alamadığımız ancak salatalarını yediğimiz 8 m2’lik bir alan. Hemen önünde kaykaya binip kulaklığa müzik koyup gün batımı izliyoruz, arkadaşlarımızla karşılaşabiliyoruz. Tempelhof bize çokça kez güzel nefesler aldırdı, "İyi ki buradayım!" dedirtti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
25th Hour Bikini Hotel'de ayrıltılmış bir odamız var; sonra müdavimi olduklarımızı ziyaret edeceğiz.
19 Şub 2022

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Verona’daki Biblioteca Capitolare, 1.500 yılı aşkın geçmişiyle dünyanın hâlâ faaliyet gösteren en eski kütüphanesi kabul ediliyor. 517 tarihli elyazmalarından silinip yeniden ortaya çıkan metinlere uzanan koleksiyon, yalnızca yazının tarihine değil, kitapların yüzyıllar boyunca nasıl korunduğuna da ışık tutuyor.

Dünyanın en kuzeydeki başkentlerinden biri olan Reykjavík, adaya adım atan gezginler için genelde yalnızca bir konaklama noktası ya da doğa turlarına geçiş güzergahı olarak görülüyor. Oysa şehir; insan ölçeği, özgün mimari yapısı ve kamusal alan kullanımıyla adadaki yaşam kültürünün en somut özetini sunuyor. Üstelik “buralı olmanın” ve adadaki gündelik hayatın izlerini sürmek isteyenlere karşı da son derece cömert. Kentin 10 yerel durağını bir güne sığdırmak isteyenler için bir rehber.

Bali’den Koh Phangan’a, Goa’dan Tulum’a uzanan görünmez hatta “Coğrafi Rezonans Hattı” demek gerek belki. Burası insanların kaybettikleri ritmi yeniden bulmaya çalıştıkları bir dolaşım ağı. Fakat bir süre sonra başka bir şey fark ediliyor: İnsanlar rezonansı bulamıyor, onu bir ülkeden diğerine taşıyor sadece. Bu yüzden Coğrafi Rezonans Hattı bir çözüm haritasından çok, bir semptom haritası.

Etkinlikler, şehrin farklı aktörlerini buluşturan, boş alanları görünür kılan, mahallelerin hikayesini değiştiren ve ekonomik hareket yaratan; üstelik bütün bunları ölçülebilir ve programlanabilir bir yapıya dönüştüren kullanışlı formatlar. Ancak bir şehrin “etkinlik sahnesi” olarak tasarlanması, her zaman doğru cevabı vermiyor. Etkinlik bittiğinde geriye ne kalıyor? Yaratılan değer, kültürel ekosistemin yanı sıra kamusal alanlara erişime, yerel işletmelere ve mahallelerin gündelik yaşamına da katkıda bulunuyor mu?

İtalya'da sıfırdan inşa ettiği sözde 2.000 yıllık amfitiyatroya giriş için ziyaretçilerden 40 avroya kadar ücret alan 69 yaşındaki Franco Malosso 28 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu akıl almaz olaydan hareketle yapay zeka halüsinasyonları sonucu yaygınlaşan, var olmayan turizm atraksiyonlarını inceledik.



