Beş yılın ardından: Halkbank davasında son perde


Zorlu PSM’nin yeni online radyosu: Vestel PSM Radyo
Zorlu PSM "Şimdi de radyodaki performansımızı görün" mottosuyla yola çıkıyor; Vestel'in sponsorluğu ve Karnaval Medya Grubu iş birliğiyle Vestel PSM Radyo'yu hayata geçiriyor. Tarihi 125 yıl öncesine değin uzanan radyo, gelişen…
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
ABD mahkemeleri tarafından, 2012-2016 yılları arasında İran’ın uluslararası piyasalarda petrol ve doğal gaz satışından elde ettiği yaklaşık 20 milyar dolarlık gelirin ABD’ye girmesine aracılık ettiği; dolayısıyla İran’ın ABD’nin yaptırımlarını delmesine ön ayak olduğu gerekçesiyle suçlanan Halkbank’ın davasının görülmesine iki aydan az bir süre kaldı. 3 Mayıs’ta New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde görülecek olan seri duruşmalarda bir hukuk ekibi tarafından temsil edilecek olan Halkbank; banka dolandırıcılığı, komplo ve kara para aklama dâhil altı suçtan yargılanacak. Bankanın suçlu bulunması durumunda cezanın boyutu, yaptırımların kapsamları, Türkiye’nin cezaya karşı tepkisi ve davanın sonucunun ABD-Türkiye ilişkilerine yansımalarını şimdiden kestirmek oldukça zor; ancak birçok uzman davanın sonucunun ekonomik ve siyasi açıdan derin etkileri olacağını düşünüyor. Eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’nın iki yıldır sürdürdüğü Borsa İstanbul Genel Müdürlüğü görevinden davaya kısa bir süre kala istifa etmesi ise uluslararası basın tarafından “davanın ağır cezalarla sonuçlanmasından korkan Ankara’nın Vaşington’a olumlu sinyal verme çabası” olarak yorumlanıyor.
- Neler oldu? Halkbank’ın ABD mahkemeleri tarafından çeşitli suçlarla yargılanmaya başlamasının üzerinden tam beş yıl geçti. Aslında tüm bu süreç, Mart 2017’de zamanın Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’nın sıradan bir iş seyahatine çıkmasıyla başladı. ABD’de bono ihracıyla ilgili görüşmelerde bulunan Atilla, dönüş yolunda havaalanında FBI tarafından gözaltına alındı. Daha sonra da tutuklanarak “ABD’de İran’a yönelik yaptırımların delinmesi sürecinde rol oynadığı” gerekçesiyle yargılanmaya başladı. Mayıs 2018’de görülen davada Atilla, aleyhindeki altı suçlamanın beşinden suçlu bulunarak 32 aylık hapis cezasına çarptırılırken iyi hâl indirimi ve hapiste geçirdiği süre göz önünde bulundurularak 28 ay sonunda 20 Temmuz 2019’da tahliye edildi. Göçmen bürosundaki sınır dışı işlemlerin tamamlanmasının ardından 24 Temmuz’da Türkiye’ye dönen Atilla’nın dönüşü de en az gidişi kadar ses getirdi. Havaalanında zamanın Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından karşılanan Atilla, Ekim 2019’da Borsa İstanbul Genel Müdürü olarak atandı.
- İstifa ve yansımaları: Atilla’nın iki yıldır sürdürdüğü görevinde istifa edeceğine dair ilk iddialar, 26 Şubat’ta izne ayrılmasının ardından ortaya atılmış; Borsa İstanbul'un 26 Mart’ta gerçekleşecek olan genel kurulunda bu kararın açıklanacağı öne sürülmüştü. İstifanın gelmesi, beklenenden kısa sürdü. 8 Mart’ta kendi isteğiyle görevinden ayrıldığını açıklayan Atilla’nın istifası, aynı gün içinde yönetim kurulu tarafından kabul edilerek Sermaye Piyasası Kurulu Başkanlığı’na bildirildi. Konuyla ilgili ayrıntılı bir yazı yayımlayan Financial Times, istifa kararını “Türkiye’nin ABD’ye jesti” olarak yorumlarken son dönemde S-400 füzeleri krizi nedeniyle oldukça gerilen ABD-Türkiye ilişkilerinin davanın başlamasıyla daha da kötüleşme ihtimalini vurgulamaktan da geri durmadı. Haberde görüşüne başvurulan Birleşik Krallık merkezli danışmanlık şirketi Teneo Intelligence’ın eş başkanı Wolfango Piccoli, “İstifa kararının davayla herhangi bir alakası yok. Yargılanacak olan Atilla değil; bir bütün olarak Halkbank,” açıklamasında bulunurken davanın siyasi bir yöne evrilmesi ve yetkililerin ifşa edilmesi durumunda Türkiye hükümetinin yargılanabileceğini de sözlerine ekledi.
- Türkiye-ABD ilişkilerini nasıl etkileyecek? Financial Times’ın haberi, siyaset ve diplomasi çevrelerinde son zamanlarda sıkça tartışılan Joe Biden’ın Halkbank davası konusunda nasıl bir tavır sergileyeceği konusunu da bir kez daha gündeme getirdi. Resmî olarak 20 Ocak’ta göreve başlayan Biden’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’la geçmişi, başkan yardımcılığı yaptığı Obama dönemine dayanıyor. Aslına bakarsanız, Halkbank’a yönelik suçlamaların yapıldığı ilk günler de Biden’ın başkan yardımcılığı yaptığı döneme denk geliyor. Hatta, The New York Times’ın 2018 tarihli bir haberi, Ağustos 2016’da Türkiye’ye ziyarette bulunan Biden’la Erdoğan arasında Halkbank davasının düşürülmesine dair bir konuşma geçtiğini iddia ediyor. Fakat tüm bu iddialara rağmen Joe Biden’ın bugüne kadar Halkbank davası hakkında yaptığı herhangi bir açıklama bulunmuyor. Almanya merkezli haber dergisi Der Spiegel, önümüzdeki günlerde de Biden’ın bu tavrını sürdüreceğini ve dava sürecine hiçbir şekilde karışmayarak mahkeme kararını bekleyeceğini savunuyor. Biden’ın neredeyse iki aydır görevde olmasına rağmen henüz Cumhurbaşkanı Erdoğan’la telefonla görüşmemiş olması da Ankara’nın yeni dönemde Halkbank konusunda ciddi sıkıntılar yaşayacağına dair görüşleri besliyor. DW Türkçe’ye açıklamalarda bulunan emekli büyükelçi Faruk Loğoğlu, Atilla’nın istifasının bir jest olarak algılanmasının hata olduğunu savunuyor, “Ne Biden yönetimi ne de ABD yargısı bu istifadan zerre kadar etkilenmez,” diye de ekliyor.
- Muhtemel sonuçlar: Uzmanların görüşü herhangi bir siyasi baskıdan uzak bir yargı ortamının kurulacağı yönünde; ancak mahkeme kararının hâlihazırda S-400 füze krizi nedeniyle oldukça gergin olan Türkiye-ABD ilişkileri açısından olumlu ya da olumsuz siyasi sonuçlar doğurmasının kaçınılmaz olduğunu da kabul etmek gerekiyor. Davada Halkbank’ın suçlu bulunması durumunda en kötü senaryo, 20 milyar dolara kadar para cezası ve uluslararası bankacılık sistemi SWIFT’ten çıkarılma olarak görülüyor. Bugüne kadar her zaman ulusal ve uluslararası kurallara uygun hareket edildiğini açıklayan Halkbank cephesinde ise ceza ihtimaline pek olası bakılmıyor. Nitekim Halkbank’ın mahkemeyi erteleme; hatta davayı ABD mahkemeleri yerine Türkiye mahkemelerine taşıma çabaları da sürüyor. “Bağımsız Yabancı Devlet Dokunulmazlığı Yasası” kapsamında ABD’de yargılanamayacağı gerekçesiyle üst mahkemeye başvuran Halkbank’ın itirazı, 17 Şubat’ta kabul edildi. İtirazın kabul edilmesiyle temyiz sürecine giren Halkbank, dün New York İkinci Bölge Mahkemesi’ne dilekçelerini sunarak bir kez daha hiçbir federal mahkemenin bankayı ABD’de yargılama yetkisinin olmadığını savundu. Devam eden temyiz sürecine rağmen şimdilik 3 Mayıs’taki ceza davasının tarihinde bir değişiklik yok; ancak nisan ayının ilk haftasında gerçekleşecek olan üst mahkemede Halkbank’ın itirazları haklı bulunursa işin seyri değişebilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
19 Mart Cuma sabahından herkese merhaba. TCMB, politika faizini %19'a çıkarma kararı aldı. Ermenistan Başbakanı Paşinyan, haziran ayında erken seçime gidileceğini açıkladı.
19 Mar 2021

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu
Business Editor

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Türkiye’de kız çocuklarının eğitime erişiminde son 20 yılda önemli ilerleme sağlandı; ancak eğitimde kapanan makas, okuldan işe geçişte, ekonomik katılımda ve karar alma süreçlerinde yeniden açılıyor. Bugünün meselesi artık kız çocuklarını yalnızca okula ulaştırmak değil, değişen dünyada kendi yollarını çizebilecekleri beceri, özgüven ve fırsatlarla desteklemek. Aydın Doğan Vakfı, "Güçlü Kızlar Güçlü Yarınlar" projesiyle eşitsizliğin eğitim sonrasındaki halkalarına odaklanıyor.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.




