Bir Levanten semti: Galata'ya sevgilerle

Rinaldo Marmara'nın "Osmanlı Başkentinde Bir Levanten Semti Galata-Pera" kitabı eşliğinde bir Galata gezintisi.
Bir Levanten semti: Galata'ya sevgilerle

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Galata, günümüzde İstanbul'un en özel semtlerinden biri olarak şehrin Doğu ile Batı arasındaki o köprü olma iddiasının hem tarihî hem de bir nevi Batılı ayağı olma özelliği taşıyor. Birazdan bu tarihî semtte çıkacağımız yolculukta semtin havasından mıdır bilinmez Charles Aznavour şarkıları dinleme arzusu depreşiyor. O hâlde kendisine kulak verelim.

Bir zamanlar Galata: İstanbul'u Roma başkenti yapan Konstantin'in de özel önem verdiği ve şehir sınırları içine dâhil ettiği Galata, Doğu Roma'nın eski gücünü kaybetmesiyle birlikte bir Ceneviz kolonisi hâline geldi. Hatta öyle ki Cenova ve Venedik donanmaları burası için defalarca karşı karşıya geldi. Bu eski çağlardan geriye kalan en önemli miraslardan biri kuşkusuz artık İstanbul denince akla ilk gelen yerlerden biri olan Galata Kulesi. Sen Piyer Hanı, Ceneviz Sarayı, Galata Surları, Arap Camii de o dönemin izlerini taşıyan yapılar.

Galata
"Galata'ya doğru"
İstanbul'u konuşan fotoğraflar serisi
Fotoğraf: Barkın Özdemir

Çok kültürlülük: Osmanlı döneminde ağırlıklı olarak Rum, Ermeni, Yahudi ve Levantenlerin yaşadığı Galata, sadece İstanbul'un değil, bir imparatorluğun da dışarıya açılan kapısı konumundaydı. Haliç ve Boğaziçi kıyılarıyla birlikte bir üçgeni andıran Galata, özellikle 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren yaşamaya başladığı dönüşümde pek çok tarihî yönünü ne yazık ki kaybetti. Örneğin bugün sadece sokak adları olarak kalan Büyük Hendek ve Küçük Hendek bir zamanlar Galata kolonisinin surlarının geçtiği yerlerdi. İstanbul limanına da ev sahipliği yapan Galata, San Antoino Kilisesi'nin bulunduğu arazi üzerine inşa edilen Kemankeş Mustafa Paşa Camii, Arap Camii, Galata Mevlevihanesi, Cenevizlilerden kalma St. Peter ve St. Paul Katolik Kilisesi, Neve Şalom, İtalyan ve Aşkenaz sinagoglarıyla bu denli dar bir alanda bu kadar farklı kültürleri bir arada barındırabilen dünya üzerindeki birkaç yerden biridir. 

Bir Levanten Semti: İstanbul'da kalan son Levantenlerden biri olan Rinaldo Marmara, hem bu kültürün hem de Galata'nın diğer zenginliklerinin izini sürdüğü Osmanlı Başkentinde Bir Levanten Semti Galata-Pera ismini taşıyan çalışması son dönemde bölgeye dair yazılmış çok özel eserlerden biri. 

Bugün büyük değişimlere uğramış olan bu tarihî semtin bundan 150 yıl önceki hâlini merak edenlerin eline bir rehber gibi alıp sokaklarda keşfe çıkabileceği kitap aslında Galata'daki değişimin boyutlarını da gözler önüne seriyor. Örneğin günümüzde Büyük Hendek Caddesi ve Asmalı Mescit olarak bilinen bölge içinde kalan arazi geçtiğimiz yüzyılın ortalarına kadar şehrin en önemli mezarlıklarından biriydi. 

Paris'ten ilhamla: Sadece Galata değil, tepenin yukarısındaki Pera ve diğer semtlerin da dâhil edildiği Beyoğlu Belediyesi diğer adıyla 6. Daire'nin kurulduğu bölge her şeyiyle Paris'in ilham alındığı bir yerdi. Hatta bölgeye "6. Daire" denmesi bile Paris'teki arrondisement idari yapısının bir benzeridir. Dünyanın kimisine göre ilk kimisine göre ikinci metrosuna ev sahipliği yapan Galata, sokaklarda elektrik ve gaz kullanımın da İstanbul'da ilk olarak gerçekleştirildiği yerdi.

"Kim var imiş biz burada yoğ iken": Günümüzde vegan restoranlarından en lezzetli çikolataları tadabileceğiniz butik tatlıcılara, üçüncü dalga kahvecilerden koleksiyonları günden güne zenginleşen galerilere ve müzelere ev sahipliği yapan Galata'da tarihçi Cemal Kafadar'ın o güzel kitabınında da dediği gibi "kim var imiş biz burada yoğ iken" motivasyonuyla gezmek için Rinaldo Marmara'nın kitabı iyi bir yoldaş.

Bu yazı 25 Ekim 2020 tarihinde Aposto! İstanbul'da yayımlanmıştır. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

⏱️ Haftayı geri sar

Hafta sonu okumanız hazır: Bu hafta Türkiye ve dünyada yaşanan önemli gelişmeler ve tematik yayınlarımızdan seçtiğimiz hikâyeler

31 Eki 2020

⏱️ Haftayı geri sar

YAZARLAR

İhsan Dindar

Kitap yazarı @ Duende

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
Tartışmasız zafer: İspanya, Dünya Kupası şampiyonu

İspanya, Arjantin'i tarihin en tek taraflı finallerinden birinde Ferran Torres'in golüyle yendi ve ikinci kez dünya şampiyonu oldu.

Tartışmasız zafer: İspanya, Dünya Kupası şampiyonu
Fikret Kızılok’tan Murathan Mungan’a hüzünlü bir bağlacın öyküsü: ‘AMA’

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.

Fikret Kızılok’tan Murathan Mungan’a hüzünlü bir bağlacın öyküsü: ‘AMA’
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta