Deprem suçlularına cezasızlık tartışması: 11. Yargı Paketi'ne depremzedeler nasıl tepki gösterdi?

Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
11. Yargı Paketi’nin en çok tartışılan düzenlemesi, 2023’te çıkarılan 10. Yargı Paketi’yle getirilen “Covid-19 infaz indirimi”nin kapsamını genişleten 27. madde oldu.
- Düzenlemeyle, kadına ve çocuğa yönelik kasten öldürme, cinsel saldırı, çocuğun cinsel istismarı ve “terör” suçları hariç olmak üzere, 31 Temmuz 2023 öncesinde işlenen suçlardan hüküm giyen yaklaşık 55 bin kişinin açık cezaevine ve denetimli serbestliğe 3 yıl erken geçmesi öngörülüyor.
Bu kapsamda, Türk Ceza Kanunu’ndaki “olası kastla insan öldürme” ile “taksirle ölüme sebebiyet verme” suçlarından yargılanan deprem davası sanıkları da infaz indirimi hakkından yararlanabilecek. En az 50 bin kişinin hayatını kaybettiği 6 Şubat depremleriyle ilgili süren yargılamaları doğrudan etkileyecek bu düzenlemeye karşı, hem hukukçular hem de depremde yakınlarını kaybeden aileler uyarılarda bulunuyor.
- Düzenlemeden yararlanabilecek dosyalar arasında Adıyaman’da yıkılan İsias Otel, Hatay’da Rönesans Rezidans, Kahramanmaraş’ta Ebrar Sitesi, Saitbey Apartmanı, Ezgi Apartmanı, Adana’da ise Alpargün davaları da yer alıyor.
Hatay, Osmaniye ve Adana Baro Başkanları, depremlerde ortaya çıkan ihmallerin yalnızca depremzedelerin değil, tüm Türkiye'nin ortak yarası olduğunu vurgulayarak 11. Yargı Paketi'nden "deprem suçlularının istisna tutulması" çağrısı yapıyor.
Hataylılardan tepki
Depremde yaşamını yitirenlerin ailelerinin oluşturduğu Adalet Peşinde Aileleri Platformu, 7 Aralık’ta İstanbul Kadıköy’de bir basın toplantısı düzenleyerek 11. Yargı Paketi’ndeki infaz düzenlemesine tepki gösterdi. Ebrar Sitesi’nde ailesini kaybeden Fatma Irmak'ın okuduğu basın açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
“27. madde bu haliyle geçerse kaybettiklerimizin canına ikinci kez kıyılmış olacak ve adalet bir kez daha enkaz altında bırakılacak. Buna izin vermeyeceğiz. Bu bir yargı düzenlemesi değil, cezasızlığın yasallaştırılmasıdır. Bu gelecekteki ölümlere yeniden zemin hazırlamaktadır.”
Hatay’ın Antakya ilçesinde 6 Şubat depremlerinde Rönesans Rezidans’ta anne, baba ve kardeşini kaybeden Avukat Yeşim Toplu, 11. Yargı Paketi’nin 27. maddesinin “af niteliğinde” olduğunu söylüyor. Aposto’ya konuşan Toplu, düzenlemenin deprem davalarında ciddi bir cezasızlık riski doğurduğunu belirtiyor:
“Sanıklar, ölümüne sebep oldukları kişilerin her biri için ayrı ayrı ceza almaları gerekirken bu düzenlemeyle hiç ceza almayabilir. Deprem davalarında sanıklar genellikle bilinçli taksirle insan öldürme suçundan yargılanıyor ama biz aslında olası kast ile yargılama yapılması gerektiğini savunuyoruz. Eğer 27. madde bu haliyle kabul edilirse deprem suçlularına infaz indirimi ve hatta cezasızlık gelecek.”
Toplu, bazı dosyalarda “iyi hâl indirimi” veya “taksir türünün değişmesi” gibi ek unsurların da devreye girmesiyle, cezaların 2,5–3 yıla kadar düşebileceğini, hatta sanıkların hiç cezaevine girmeyebileceğini ifade ediyor:
“Sanıklar, verilecek cezanın fiilen çok daha kısa süreyle infaza dönüşeceğini bilecek. Çok daha kolay ve kısa sürede dışarı çıkacaklar. Bu, müebbet ile olası kast arasında gidip gelen dosyaların bile pratikte ciddi biçimde hafiflemesine neden olacak. Bu nedenle 27. madde deprem dosyalarında yargılama bitmeden getirilen infaz indirimi anlamına geliyor.”
‘İsias, Rönesans, Ebrar gibi dosyalar emsal nitelikte davalar’
Toplu; İsias Otel, Rönesans Rezidans, Ebrar Sitesi gibi davaların emsal nitelikte davalar olduğunu söylüyor ve ekliyor:
“Bu durum sadece bu davaları değil tüm deprem davalarını etkileyecek. Platformumuzda 60’tan fazla aile var, hepsi binaları için adalet arıyor. Binlerce binada binlerce insan öldürüldü, hâlâ kayıplarımız var. Bir parçasını bile bulamadığımız insanlarımız var.”
Ailelerin temel beklentisinin “caydırıcı ve gerçek bir ceza” olduğunu belirten Avukat Toplu, düzenlemenin ortaya çıkacağı tabloyu şöyle özetliyor:
- 18 yıl ceza → 5,4 yıl infaz
- 15 yıl ceza → 4,5 yıl infaz
- 10 yıl ceza → 3 yıl infaz
‘Deprem suçları açısından fiilî bir cezasızlık yaratacak’
Toplu’ya göre 27. madde, deprem suçlarında fiilî bir cezasızlık durumu yaratacak:
“Fiilî olarak cezasızlık ve hatta ödül durumu yaratır. Toplumda bir cezasızlık infiali yaratır. Toplumun her kesiminde her türlü suçun daha kolay işlenmesine ve insanların mağduriyetine yol açar.”
Toplu, ayrıca düzenlemenin gelecekte benzer ihmallerin önünü açabileceğini de belirtiyor:
“Ceza almayan ve almayacağını bilen bu sanıklar bir daha böyle binalar yapacak ve yine insanları enkaz altında bırakacaklar. Nasıl olsa ceza almıyorum diyecekler. Zaten vicdani ya da ahlaki bir sorumluluk hissetmeyen bu sanıklar, yine ceplerini doldurmanın peşine düşecekler ve hiçbir korkuları olmayacak.”
Deprem bölgesinde yıkılan binaların büyük kısmının standart dışı malzeme, denetimsizlik, ruhsatsız değişiklikler, kolon kesme gibi insan eliyle yaratılmış riskler yüzünden çöktüğünü hatırlatan Toplu, düzenlemenin gelecekte daha ağır sonuçlar doğuracağını söylüyor.
Hataylılar yeni düzenlemeye ne diyor?
Hataylılar yeni düzenleme karşısında, “Bu düzenleme depremzedelere değil sanıklara yarar”, “Adalet mücadelemiz yok sayılmış olur”, “Cezaların gerçek karşılığı olmalı” diyor. Toplu da Hatay’da düzenlemeye yönelik tepkinin çok yoğun olduğunu söylüyor:
“İnsanlar manevi ve maddi olarak bedbaht durumdalar, yapayalnızlar. Hatta şu an evleri teslim edilmemesine rağmen konteynerlerden çıkartılarak sokakta kalma ihtimaliyle karşı karşıyalar.”
Toplu, düzenlemenin deprem yargılamalarının amacı olan “caydırıcılık, hesap verilebilirlik ve toplumsal adalet” ilkelerine açıkça aykırı olduğunu da ekliyor:
“Deprem bir doğal afet olabilir ama ölümler insan eliyle yaratıldı. Sanıklar yüzünden binlerce insan enkazlar altında nefessiz kaldı, soğuktan öldü, uzuvsuz hayatına devam etmek zorunda kaldı, bütün geçmişini ve geleceğini kaybetti. Buna rağmen cezaların fiilen çok düşük seviyeye çekilmesi, adalet duygusunu ağır şekilde yaralar ve sosyal barışı zayıflatır.”
‘Adalet borcumuz var’
Toplu ve Adalet Peşinde Aileleri Platformu, tüm yetkililere ve milletvekillerine çağrı yaparak, 27. maddenin tamamen kaldırılmasını veya deprem suçlarının kapsam dışında bırakılmasını talep ediyor:
“Her ne olursa olsun mücadeleye devam edeceğiz ama artık depremzedeler olarak çok yorulduk. Hayatımıza bir nebze sağlıklı bir şekilde devam edebilmemiz için bu katliama sebep olanların cezalarını çektiklerini, yargı önünde hesap verdiklerini görmeye muhtacız.”
Enkazdan parça parça çıkardığımız sevdiklerimize ve hâlâ bulamadığımız sevdiklerimize adalet borçluyuz. Biz bütün geçmişimizi, memleketimizi, anılarımızı gömdük. Artık tutunabileceğimiz ve yaşamımıza devam edebileceğimiz tek somut şey adalet.”
Avukat Eren Can: ‘Üç yıl geçmesine rağmen halen dava açılmayan dosyalar var’
Hatay’da Rana Apartmanı’nda anne ve babasını kaybeden Avukat Eren Can ise depremin üzerinden yaklaşık üç yıl geçmesine rağmen birçok dosyada hâlâ dava açılamadığını belirtiyor. Aposto’ya konuşan Can, 11. Yargı Paketi’nin deprem davalarında ciddi bir cezasızlık riski yarattığını söylüyor:
“Açık konuşmak gerekirse sanıkların sırtı sıvazlanıyor. Bu değişiklik, verilecek cezaların caydırıcılığını pratikte tamamen ortadan kaldırır. 3-8 yıl arası mahkûmiyetlerde fiilî yatış süreleri birkaç aya, hatta bazı dosyalarda günlere inecek. Bu, deprem yargılamalarının anlamını boşaltan bir müdahaledir.”
Can, birçok dosyanın hâlâ bilirkişi aşamasında olduğunu, keşiflerin sürdüğünü ve ikinci-üçüncü raporların yeni hazırlandığını hatırlatarak şöyle devam ediyor:
“Biz bir yandan müteahhitlerin, fenni mesullerin, yapı denetim firmalarının, belediye görevlilerinin kusur durumunu tartışırken diğer yandan cezaların infazını ciddi biçimde azaltacak bir düzenleme gündeme getiriliyor.”
Avukat Can’a göre, deprem davalarındaki cezasızlık, hem siyasi hem de yargısal bir müdahale niteliği taşıyor:
“Devam eden yüzlerce dava varken, cezaların etkisini ortadan kaldıracak bir infaz rejimi düzenlemesi yapmak, daha karar çıkmadan cezanın sonucunu belirlemektir.”
Teklifin henüz Genel Kurul’a gelmediğini hatırlatan Can, kamuoyu baskısı artarsa düzenlenmenin geri çekilme ihtimali olduğunu da ekliyor:
“Toplum olarak ses çıkarmalıyız. Herkese çağrı yapıyoruz. Adalet Peşinde Aileleri Platformu’nun ve mücadelemizin yanında olun. Teklif geri çekilsin. Deprem suçluları infaz indiriminden muaf tutulsun.”
Avukat Can, 27. maddeye özellikle Hatay’da çok sert tepki gösterildiğini belirtirken bölgedeki tabloyu şöyle özetliyor:
“Hatay’da insanlar hâlâ konteynerde yaşıyor, hâlâ kayıplarının mezarı yok, yargılamaların yarısı başlamadı bile. Böyle bir ortamda infaz indirimi gündeme getirmek, Hataylılara ve 11 ildeki tüm deprem mağdurlarına açık bir haksızlık.
Can, son olarak Hatay’daki yargılama sürecinin ağır aksak ilerlediğine de dikkat çekiyor:
“Hatay’daki deprem davalarının büyük bölümü hâlâ bilirkişi raporlarının tamamlanmasını bekleyen, keşifleri dahi yapılmamış, kamu görevlileri hakkında gerekli soruşturma izinlerinin çıkarılmadığı için önemli ölçüde eksik kalan, dosyalar arasında ciddi bir dağınıklık ve birleşme sorunlarının sürdüğü bir aşamada. Şu ana kadar verilen sınırlı sayıdaki kararda da sanıkların çoğu tutuksuz yargılanıyor. Karara çıkan dosya sayısı çok az. Yargılamalar çok ağır ilerliyor."
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Melisa Gülbaş
Aposto editörü

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





