
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Disney Research, göz kırpabilen ve etkileşime girdiği kişiyle daha insansı şekilde iletişim kuran bir robot geliştirdi.
- Yük taşıyabilen ya da yemek yapabilen robotları daha önce gördük. Ancak duygularımızı anlayan veya konuşurken göz kırpan bir robotla ilk defa karşılaşıyoruz. Disney Research tarafından geliştirilen, insansı bakışlara ve ifadelere sahip olan robot eğlence parklarında kullanma amacıyla üretildi. Fakat bu yeni teknoloji sayesinde etkileşim kurabildiğimiz robotları yakın zamanda daha farklı yerlerde görebiliriz.

- Fotoğraftaki derisiz, gerçekçi dişlere sahip ve insansı hareketleriyle pek de sempatik olmayan robot, Disney tema parklarında geçmiş dönemlerde gördüğümüz ve insanlarla dans edip şarkı söyleyebilen Audio-Animatronics büstü kullanılarak geliştirildi. Sadece teknolojik bir bakış etkileşimi yaratmak istemeyen ve inandırıcılığın oldukça önemli olduğu karakter animasyonu normundan hareketle geliştirilen insansı robot, çevresinde bulunan kişileri algılayabiliyor ve ilgi çekici kişileri dikkat çekici eylemlerine göre tanımlayabiliyor. Bu bağlamda, karşısındaki kişiye en uygun bakışı seçebilen insansı robotta farklı uyaranlara yanıt verebilmesi için yüksek doğruluk hareketlerini belirleyebilen bir sistem kullanılıyor.
- Dikkat alışkanlığı, göz seğirmeleri ve kafa hareketleri için biyolojik sistemlerde gördüğümüz motor ile dikkat davranışlarını taklit eden mekanizmalar kullanılıyor. Bunların yanı sıra, içerdiği sistem sayesinde çevresinde bulunan motor hareketlerini katmanlaştırarak algılaması ve davranış seviyelerini özümseyerek belirli uyaranlara karşı etkileşimli, daha gerçekçi bir şekilde tepki verebilmesi sağlanıyor.
- Geliştirilen sistem sayesinde Disney’in insansı robotu insan hareketlerine benzer davranışlar sergileyebiliyor. Mesela, bir objeye bakmaya alıştıkça veya dikkat dağıtıcı şeyler yaşandığında başka bir tarafa bakma eğilimini de Disney’in yeni robotunda görüyoruz. Bu noktada robotla etkileşime giren kişiler sanki karşısında bir insan varmış gibi hissediyor. Ayrıca robot, nefes alıp verme eyleminin dışında karşısındaki kişiyi inceliyormuş gibi sık sık gözlerini de hareket ettiriyor. Tüm bu özellikleri bünyesinde taşıyan insansı robot belirtilen sebeplerden dolayı daha önce gördüğümüz robotlardan çok daha doğal görünüyor.
- Disney’in geliştirdiği insansı robot bizlere kamera takılı yapay zekâdan çok yaşayan bir canlı gibi görünüyor ve bu noktada pek çok kişinin ilgisini çekebiliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Sosyal medya devlerinin seçim önlemleri, Disney'in en insansı robotu ve bağımlılıklarımız.
05 Kas 2020

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
OpenAI, güvenlik testi sırasında kapalı bir test ortamından (sandbox) kendiliğinden çıkan iki yapay zeka modelinin internete erişim sağlayarak açık kaynak kodlu yapay zeka yazılımlarının açık kütüphanesi Hugging Face'in sistemlerine sızdığını açıkladı. Peki bu olay gerçekten yapay zekanın bilinç kazandığını gösteren bir dönüm noktası mı?

Yapay zekayla konuşurken onların yalnızca son cevabını görürüz. Sohbet robotlarına güç veren büyük dil modellerinin o yanıta nasıl ulaştığını, hangi ihtimalleri elediğini ya da cevabını oluştururken "zihinlerinde" nelerin canlandığını bilmeyiz. Anthropic’in yaptığı yeni bir çalışma ise ilk kez bu "kara kutunun" içinde neler yaşandığını ortaya koyuyor.

Kullanıcılar artık, günün giderek daha büyük bir bölümünü düşünmekten, alışılmışın dışına çıkmaktan ve kendi yolunu çizmekten uzaklaştıran sistemlerin içinde geçiriyor. Fakat uzmanlara göre karşımıza çıkan her engeli aşılması gereken bir sorun olarak görmemek gerekiyor. Hayatın içinde her zaman engeller, bekleme anları ve aksilikler oluyor. Fakat tam da bu sürtünmeler, insanı düşünmeye, mücadele etmeye, problem çözmeye, sabretmeye ve kendi yolunu çizmeye zorluyor.

Yapay zeka devi Anthropic, milyonlarca ikinci el kitabı satın aldı. Ciltlerini hidrolik bıçaklarla kesti, sayfaları yüksek hızlı tarayıcılardan geçirerek dijitalleştirdi ve kağıt kopyaları imhaya gönderdi. Yapay zeka şirketleri, kitaplar yok olsa da metnin milyonlarca insana cevap veren bir sistemin içinde yaşadığını savunuyor. Asıl soru ise şu: İnsanlığın en az 200 yıllık kolektif entelektüel birikimi özel modellere aktarılırken, bunun ne kadarı kamuya geri dönecek ve buna kim karar verecek?

Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.



