“Enflasyon, politiktir”


Bambaşka bir güç: Lexus RX Kalite, performans, tasarım ve güvenliği bir araya getirmek, bunu da ayrıcalıklı lüks bir deneyimle buluşturmak sizce ne kadar mümkün? Bizce mümkün, kanıtı ise Lexus RX . Bu zorlu denklemi en başarılı şekilde çözerek lüksün tanımını yeniden yapan Lexus , hem lüks hem de ayrıcalıklı bir sürüş deneyimini RX modeliyle kullanıcılarına sunuyor. Şık ve cazibeli tasarım, eşsiz konfor ve Takumi zanaatkârlığını en ince ayrıntısına kadar hissettiren üstün el işçiliği ile size araç içerisinde kendinizi her zaman özel hissettirecek. Konforun yanı sıra bambaşka bir güç vadeden Lexus RX , sahip olduğu turboşarjlı 2 litre benzinli motor performansıyla da heyecan verici olmayı başarıyor. Premium bir SUV'dan beklediğiniz her şeye sahip olan Lexus RX, benzersiz lüks hissi ve inovasyonları buluşturan Lexus’un en gelişmiş teknolojileri ni barındırırken, Lexus Safety System+ 'ın sağladığı öncü güvenlik özellikleriyle de sizin ve sevdiklerinizin yanında her an yer almaya hazır. Hayalinizdeki ayrıcalıklı SUV’a ulaşmak için Lexus RX’i buradan keşfedebilir, size şimdiye kadarki tüm SUV’ları unutturacak deneyimi yaşamak için ise buradan test sürüşü randevunuzu alabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
TÜİK verilerine göre, haziran ayında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık bazda %5, yıllık bazda %78,6 arttı. Enflasyondaki artış yılın başından bu yana %42,4’e ulaştı.
- %71,5 artış: Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) verilerine göre ise haziran ayında yıllık enflasyon %175,6 olurken; son altı ayda enflasyondaki artış %71,5 olarak açıklandı.
- Zam: Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz hafta asgari ücretin %30 artışla net 5 bin 500 liraya yükseltildiğini duyurmuştu.

Bugün enflasyon ve stagflasyon tartışmaları, küresel ekonominin en önemli gündem maddelerini oluşturuyor. Türkiye'nin ise dış ve iç konjonktürün gerekliliklerine ihracat-üretim-istihdam odaklı politikalarla karşılık verdiği belirtiliyor. Fakat bu süreçte enflasyon durdurulamıyor. Peki Türkiye, küresel ekonominin gündeminde nerede duruyor?
Enflasyon-büyüme ikileminde Türkiye nerede duruyor?
2022’nin başından bu yana küresel ekonomik görünüm ve yıl sonu beklentileri önemli oranda değişti. Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından en önemli sorunların başında küresel enflasyon geliyor. Ukrayna’nın işgali sonrasında ABD ve diğer ülkelerin Rusya’ya yönelik yaptırımları ve tedarik zincirlerindeki darboğazların sürmesinin sonucu olarak yıl içinde ara malı ve emtia fiyatlarının artışı sürüyor. Enflasyon Almanya, Birleşik Krallık ve ABD’de yaklaşık son 40 yılın en yüksek seviyesinde seyrediyor.
Bu noktada ülkeler, para politikasında sıkılaşmaya giderken ekonomik aktiviteye zarar vermeden ‘yumuşak iniş’ yapmanın yollarını arıyor. Fed'in 75 baz puan ile son 28 yılın en yüksek faiz artışına gitmesinin ardından başta Avrupa Merkez Bankası (AMB) olmak üzere diğer ülkelerde de para politikası yapıcıları bu kararı takip ediyor.
- Geçtiğimiz ay yayımladıkları raporlarda OECD, 2022 küresel ekonomi büyüme beklentisini %4,5’ten %3’e; Dünya Bankası ise %4,1’den %2,9’a düşürdü. Enerji ve gıda fiyatlarındaki hızlı artışlardan kaynaklanan bir yüksek enflasyon dönemine girdiğimiz vurgulanıyor. Küresel ekonomi için derin durgunluk ve stagflasyon uyarısı yapılıyor.
Türkiye, enflasyon verisi ile diğer ülkelerden ayrışıyor
Yılın başından bu yana incelendiğinde ABD ve Almanya’da enflasyon %2-4 bandından %6-8 bandına yerleşmiş görünüyor. Fakat Türkiye’de enflasyonun seyri, 2021’deki %10-20 bandından hızlı bir şekilde ayrışarak yaklaşık %80’e ulaştı. Enflasyon denince akla gelen ilk ülkelerden Arjantin’de daha yatay bir görünüm söz konusu. Financial Times’ın Global Inflation Tracker sayfasında birçok ülkenin enflasyon ve büyüme göstergeleri ile kıyaslandığında Türkiye’nin yaşadığı ayrışma belirginleşiyor.
ABD ve Almanya örnekleri, ulusal enflasyon verisi küresel düzeyin üstüne çıkmaya başlarken büyüme rakamlarının küresel GSYH’deki seyrin altına düştüğünü gösteriyor. İşte ‘yumuşak iniş’ tartışmaları, tam da bu noktada gündeme geliyor ve daha agresif bir sıkılaşma politikası seçeneğini tartışmaya açıyor.

Türkiye’nin dünyadan uzak ekonomi gündemi
Türkiye’nin ekonomi gündemiyse küreseldeki mevcut tartışmaların çok daha uzağında duruyor. G20 ülkeleri arasında en yüksek negatif faize sahip ülke konumunda yer alan Türkiye, Aralık 2021’den bu yana politika faizini %14’te sabit tutuyor. Eylül 2021’den bu yana öngörülen ekonomik model, düşük faizle üretimi destekleyip cari fazla veriyor. Oysa,
- Türkiye’nin Ocak-Mayıs 2021 döneminde 18,3 milyar dolar seviyesindeki dış ticaret açığı, bu yılın aynı döneminde 43,2 milyar dolar olarak gerçekleşti.
- Aralık 2021'de 4 kişilik aile için 13 bin 348 lira olan açlık sınırı, Haziran 2022’de 20 bin 818 liraya yükseldi.
- İşgücünün büyümeden aldığı pay azalırken net işletme artığının payı artış gösteriyor.
Sermaye ve emek arasındaki seçimde kaybeden taraf ücretliler gibi görünüyor. Bu noktada, Grace Blakeley’in enflasyonun politik bir tercih oluşuna ve bir geçim krizi doğurduğuna dair makalesine dönmekte fayda var.
Son gelişmeler ne gösteriyor?
TOBB ETÜ öğretim üyesi Fatih Özatay, cari açığa dikkat çekerken, cari açığın finansmanının da ülkenin yüksek risk primine bağlı olarak zorlaştığını ifade ediyor. Türkiye’nin 12 ayda ödemesi gereken 180 milyar dolar da değerlendirildiğinde; ekonomik büyüme için de Türkiye’yi engelsiz bir yol karşılamıyor.
Öte yandan, makro ihtiyati önlemler kapsamında alınan kararlar çok daha karmaşık bir düzlemde tartışmalı hâle geliyor. Döviz talebini engellemeye yönelik her müdahale, bir sonraki müdahalenin şartlarını beraberinde taşıyor.
- Kur Korumalı Mevduat’ın (KKM) etkinliği, bütçe üzerinde yarattığı baskı ile tartışılıyor. Bütçe üzerine 12,5 milyar TL yük getireceği öngörülen KKM’nin mayıs ayında bütçeye yükü 21 milyar TL’ye erişirken; ek bütçede de KKM için 40 milyar TL harcanacağı öngörülüyor.
- BDDK'nın yabancı para nakdi varlıklarının TL karşılığı 15 milyon TL'nin üzerinde olan şirketlere; bu varlıklarının toplam aktiflerin veya bir yıllık satış gelirlerinin %10’unu aşması durumunda TL cinsinden kredi verilmeyeceğini duyurmasının ardından Türkiye’de üstü örtülü bir sermaye kontrolü olup olmadığı tartışılıyor.
- Süregelen bu adımlardan sonuncuysa TCMB'nin TÜFE endeksli kıymetlerin iskonto oranı %30’dan %50’ye yükseltmesi oldu. TL varlıklarının teminat sistemindeki ağırlıklarının artırılmasının hedeflendiği ve bankalar sabit getirili DİBS’lere yönlendirildiği aktarılıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Günaydın. TÜİK haziran ayındaki yıllık enflasyonu %78,62 olarak açıkladı. Avustralya'daki sel nedeniyle 30 bin kişinin tahliye edileceği açıklandı. NASA’nın Ay'ı incelemek üzere gönderdiği CAPSTONE uydusu Dünya alçak yörüngesinden çıktı.
05 Tem 2022

YAZARLAR

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.




