stagflasyon ile ilgili hikayeler
22 May 2026
Jeopolitik risklerin ve bunların stagflasyon eğilimlerini artıran olumsuz ekonomik sonuçlarının giderek daha net hissedildiği bir dönemdeyiz. Böyle bir ortamda, 19 Mart’ta başlayan ve halen devam eden siyasi risklerin daha da yükselmesi, Türkiye ekonomisinin kırılganlığını artırabilecek yeni bir aşamaya işaret ediyor.

Küresel ekonomi son yıllarda enflasyonla mücadele ederken, artık çok daha farklı bir dönemin içine girdiğimizi kabul etmek gerekiyor. Bir zamanlar merkez bankalarının faiz politikalarıyla yön verebildiği enflasyon dinamikleri, bugün giderek daha karmaşık ve kontrol edilmesi zor bir yapıya dönüşmüş durumda.

ABD’nin uzay keşif programlarına kronolojik olarak bakıldığında, NASA’nın en iddialı hamlelerinin çoğu zaman ekonomik sıkışma, bütçe baskısı ve siyasi belirsizlik dönemlerine denk geldiği dikkat çeker.

Küresel ekonomi zaman zaman krizlerle sınanır. Ancak bazı dönemler vardır ki yaşananlar yalnızca bir dalgalanma değil, oyunun kurallarını kökten değiştirir. Bugün Ortadoğu’da yükselen jeopolitik tansiyon tam da böyle bir döneme işaret ediyor. Türkiye ekonomisi ise bu sürecin tam merkezinde hem ciddi risklerle hem de sınırlı fırsatlarla karşı karşıya.

27 Mar 2026
Ortadoğu’da yaşanan savaş, maalesef büyük belirsizlikler ve artan risklerle devam ediyor. Son bir ayda özellikle ABD’den ve Donald Trump’tan gelen açıklamalar piyasalarda sert iniş çıkışlara yol açsa da, savaşın fiilen sona ermemesi ve Hürmüz Boğazı’ndaki kısıtların sürmesi mevcut kaotik tabloyu daha da derinleştiriyor.

24 Mar 2026
13 Mar 2026
Yanı başımızda yaşanan gelişmeler, savaşların ekonomi üzerinde yaratabileceği en olumsuz sonuçlardan birine bizi her geçen gün daha fazla yaklaştırıyor. Mart ayı toplantısına bu koşullarda giren TCMB, ilk kozunu "bekle-gör" diyerek oynadı.

09 Mar 2026
20 Haz 2025
İsrail ile İran arasında çok riskli bir çatışma başladı. Sürecin nereye evrileceği konusunda iddialı öngörülerde bulunmak için çok erken. Bilinen bir risk ortaya çıktı fakat bilinmeyen sonuçları bizimle baş başa olmaya devam ediyor.

Haziran 2025 itibarıyla küresel piyasaların nabzını ticaret savaşları, döviz dalgalanmaları ve siyasi restleşmeler belirliyor. Fakat bu seferki tablo, eskiye kıyasla daha yaygın, daha karmaşık ve belirsizliği daha keskin.

Trump’ın geçtiğimiz yıl Kasım ayında göreve başlamasıyla hızla artan küresel belirsizlik, geçtiğimiz hafta mütekabiliyete (reciprocal) dayanan son tarife açıklamalarıyla had safhaya ulaşmış oldu. Küresel ekonominin tarihi bir süreç içerisinde olduğunu söylemek çok yanlış olmayacaktır.

Türkiye ekonomisine ilişkin önemli gelişmeler yaşanıyor, ancak son günlerde küresel piyasalarda, özellikle ABD’de yaşananlar, tüm ekonomileri ve piyasaları etkileyecek nitelikte görünüyor.

Pazartesi günü ABD borsaları sert satışlarla sarsıldı. Söz konusu satışın sebebi, verdiği bir mülakatta uygulanan politikalar nedeniyle resesyon ihtimalini dışlamadığını belirten Trump oldu. ABD Ticaret Bakanı Lutnick ise kısa bir süre önce resesyon öngörmediklerini söylemişti.

2024 ABD seçimlerinin ardından Donald Trump'ın ikinci dönemine başlamasıyla birlikte, ABD ekonomik politikalarının hem ülke içinde hem de küresel ölçekte önemli etkiler yaratması bekleniyor.


