ABD'de alevlenen resesyon kaygılarının haklı yanı var mı?

Pazartesi günü ABD borsaları sert satışlarla sarsıldı. Söz konusu satışın sebebi, verdiği bir mülakatta uygulanan politikalar nedeniyle resesyon ihtimalini dışlamadığını belirten Trump oldu. Geçtiğimiz Cuma, FED Başkanı Powell ile FED üyesi Daly’nin ABD ekonomisinin güçlü olduğunu vurgulamasına ve yine Trump’ın resesyonu dışlamamasının hemen ardından konuşan ABD Ticaret Bakanı Lutnick’in “Resesyon öngörmüyoruz” demiş olmasına rağmen piyasalar bu detaylara aldırış etmeden satışa geçti.
İlk olarak, ABD’de resesyon endişelerine neden olan unsurları inceleyelim. ABD’nin son iki yıldır genişleme bölgesini işaret eden ve görece güçlü olan verisi Hizmet PMI’ın uzun bir aradan sonra ilk kez 50 eşik değerinin altına inmesi piyasayı tedirgin eden ilk işaretlerden biri oldu. Ayrıca, verinin alt detaylarında yeni sipariş endeksindeki azalma da büyümeye dair kaygıları tetikleyen bir diğer unsur olarak öne çıktı. Hizmet PMI sonrasında, Michigan Üniversitesi’nin Şubat ayı tüketici güven endeksinin de beklentilerin altında gelmesi piyasayı alarma geçirdi. Üstelik bu anketteki 1 yıl ve 5 yıl sonrasına ilişkin enflasyon beklentilerindeki güçlü artış yalnızca yavaş büyüme değil, aynı zamanda enflasyondaki yükselişe dair kaygılarla bu kez stagflasyon tartışmalarını da alevlendirdi. Daha bu verilerin etkisi geçmeden, piyasa fiyatlaması üzerinde güçlü etkisi olan Conference Board Tüketici Güveni verisinin beklentilerin oldukça altında gelmesi ve yine bu verinin alt detaylarında tüketici beklentilerinin son iki yılın en düşük seviyesine gerilemesi resesyon fiyatlamasını güçlendiren bir diğer etken oldu. Anket detaylarında tüketicilerin Trump’ın uyguladığı politikalardan duydukları endişeyi sıkça dile getirmeleri de piyasalar açısından oldukça kaygı vericiydi.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Dün odağımız çoğunlukla ABD ve Ukrayna heyetlerinin yürüttüğü görüşmelerdeydi. ABD'li yetkililer, görüşme öncesi iyimserliklerinde haklı çıkmış olacaklar ki; Ukrayna tarafı bir ateşkes yapmaya hazır olduklarını ilan etti.
12 Mar 2025

YAZARLAR

Doç. Dr. Filiz Eryılmaz
Bursa Uludağ Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Görevlisi.

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın New York ziyareti kapsamında 21-23 Eylül’de düzenlenen Türkiye Yatırım Konferansı’nda ekonomi yönetimi, Amerikan şirketlerini Türkiye’de enerji ve yüksek teknoloji yatırımları yapmaya çağırdı. Peki sunulan planların detaylarında neler yer aldı?

Bu hafta veri akışının yanı sıra merkez bankalarının toplantı tutanakları da yakından izlenecek. Yurt içinde Eylül ayı enflasyonu, Hazine nakit dengesi ve sanayi üretimi öne çıkarken, yurt dışında ABD ISM hizmet PMI, Fed ve ECB toplantı tutanakları, Almanya sanayi üretimi ve Michigan tüketici güven endeksi ön planda.
05 Eki 2026

İçeride sermaye piyasalarında yaşanan kayıpların servet etkisi ve iç talep üzerindeki olası sonuçları tartışılırken, dışarıda tahvil faizlerindeki yükseliş finansal sistem açısından daha geniş bir risk alanı yaratıyor. Altın, konut ve faiz getirileriyle son yıllarda büyüyen hanehalkı serveti, fon kaynaklı kayıpların makroekonomik etkisini kısmen sınırlayabilir. Küresel tarafta ise yüksek kamu borcu, güçlü talep ve uzun vadeli faizler yılın son çeyreğinde piyasaların yönünü belirleyecek temel başlıklar olmaya devam edecek.

Fon piyasasında yaşanan son gelişmeler, finansal denetimin yanında kurumların niteliği ve karar alma süreçleri üzerine de yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Liyakat, şeffaflık ve kurumsal kapasite zayıfladığında sorunlar zaman içinde birikiyor ve sistemin hata üretme ihtimali artıyor. Son yaşananlar da örgütlü vasatlık kavramının ekonomi ve kurumlar açısından ne ifade ettiğini tartışmak için önemli bir örnek sunuyor.

Çok boyutlu bir sarsıntıya borsa manipülasyonu sermaye piyasası araçları, TEFAS fonları ve manipülatif hisse hareketleriyle yapıldı. Skandalın merkezindeki portföy yönetim şirketleri halka açıklık oranı ve işlem hacmi sığ hisselerde karşılıklı işlemlerle yapay fiyat oluşturdu. SPK’nın 28 Ağustos kararları sonrası likidite sıkışıklığı yaşandı, yatırımcılar parasını çekmek isteyince fonlar temerrüde düştü. Krizin borsa boyutunu uzmanlara sorduk.




