2025'i beklerken ABD tarafına bir bakış

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
2024 ABD seçimlerinin ardından Donald Trump'ın ikinci dönemine başlamasıyla birlikte, ABD ekonomik politikalarının hem ülke içinde hem de küresel ölçekte önemli etkiler yaratması bekleniyor. Genel olarak, Trump'ın ticaret ve gümrük vergileri alanındaki agresif politikalarının enflasyon, büyüme ve küresel ekonomik dinamikler üzerinde kayda değer sonuçlar doğuracağı öngörülüyor.
Trump, seçim kampanyası sırasında ABD'nin ticaret ortaklarına %10 oranında geniş kapsamlı bir gümrük vergisi uygulama ve Çin'den gelen mallara %60 ek vergi koyma sözü verdi. Bu politikaların, tüketici fiyatlarını artırarak ABD ekonomisini stagflasyonist bir şoka sürüklemesi bekleniyor. Gümrük vergilerinin enflasyonu körükleyerek ve reel GSYİH büyümesini baskılayarak ABD ekonomisi üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği tahmin ediliyor. Vergilerin maliyetinin büyük ölçüde tüketicilere yansıması, reel gelir büyümesini azaltarak reel tüketici harcamalarını baskılayabilir. Küresel ekonomik büyümenin 2024'te %3 seviyesinden 2025'te %2,5'e düşmesi bekleniyor. Bu gerilemenin başlıca sebebi olarak ABD'nin korumacı politikaları gösteriliyor.
Cumhuriyetçilerin Kongre'nin her iki kanadını kontrol etmesiyle, 2017 Vergi Kesintileri ve İş Yasası’nın (TCJA) 2025 sonunda sona ermesi planlanan vergi indirimlerinin tamamen uzatılması bekleniyor. Ancak bu uzatma, ekonomiye doğrudan mali teşvik sağlamayacak; yalnızca vergi oranlarının 2017 öncesi seviyelere geri dönmesini engelleyebilir. 2026’da ek vergi indirimlerinin gündeme gelmesiyle reel GSYİH büyümesinin desteklenmesi öngörülüyor. Bu indirimlerin, gümrük vergilerinin yarattığı olumsuz etkileri dengeleyerek ekonomik aktivitede canlanma yaratması bekleniyor.
Gümrük vergilerinin enflasyonu artırıcı etkisi, Fed’in para politikasını daha esnek hale getirmesini zorlaştırabilir. Swap piyasasında, Fed’in federal fon oranı hedef aralığını %4,50-%4,75 seviyesinden 100 baz puan düşüreceği fiyatlanıyor. Ancak bu süreçte, enflasyonu kontrol altına alırken istihdam piyasasını desteklemek adına Fed’in politika faizlerini nasıl ayarlayacağı yakından takip edilecek.
Daha sıkı göçmenlik politikalarının, ABD ekonomik büyümesini olumsuz etkileme riski bulunuyor. 2022-2023 yıllarında Amerikan iş gücünün yıllık ortalama %1,6 oranında büyüdüğü ve bu büyümenin büyük bir kısmının yabancı doğumlu işçilerden kaynaklandığı belirtiliyor. Göçmenlik kısıtlamalarının iş gücü büyümesini yavaşlatarak ekonomik büyüme üzerinde baskı yaratabileceği tahmin ediliyor.
ABD'nin gümrük vergisi politikalarının etkilerinin, ülkeden ülkeye farklılık göstermesi bekleniyor. ABD tüketici talebine yüksek bağımlılığı olan ülkeler, bu politikalardan daha yoğun şekilde etkilenebilir. Çin, bu etkileri hafifletmek için çeşitli politika seçeneklerine sahipken, ABD talebine daha bağımlı olan Meksika’nın daha büyük zorluklarla karşılaşması olası. Diğer ülkeler ise ABD ile sınırlı ticaret bağları nedeniyle daha az etkilenebilir.
Genel olarak, gümrük vergilerinin enflasyonu artırma ve ekonomik büyümeyi yavaşlatma riski bulunurken, vergi kesintileri ve düzenlemelerin gevşetilmesi ekonomik aktiviteye kısmi destek sağlayabilir. Göçmenlik politikalarındaki değişiklikler iş gücü büyümesi üzerinde etkili olurken, ABD para politikasındaki değişikliklerin küresel finansal piyasalarda volatiliteyi artırması bekleniyor.
ABD piyasalarına bakıldığında, teknoloji ve yapay zeka odaklı hisselerin, sektördeki ilerlemeler sayesinde kazançlarını artırması bekleniyor. Sağlık ve enerji sektörleri, yenilikçilik ve tedarik zinciri çeşitlendirmesi ile avantaj sağlayabilir. Ancak sanayi ve dayanıklı tüketim malları gibi döngüsel sektörlerin, tüketici harcamalarının yavaşlaması durumunda zorluk yaşayacağı öngörülüyor. Kurumsal kazançların %5 ile %8 arasında büyümesi beklenirken, bu büyümenin maliyet azaltma önlemleri ve gelir genişlemesiyle destekleneceği belirtiliyor.
Tahvil tarafında ise enflasyonun yavaşlamasıyla tahvil getirilerinin istikrar kazanması bekleniyor. 10 yıllık Hazine tahvili getirilerinin %3,5 ile %4,5 aralığında seyretmesi ve sabit getirili yatırımcılar için cazip fırsatlar sunması öngörülüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
TCMB yılın son PPK toplantısında piyasa beklentilerine paralel olarak politika faizini 250 baz puan indirdi. Ancak Merkez toplantı sonrasında yaptığı hamle ve açıklamalarla ihtiyatlı duruşunu sürdürdü.
27 Ara 2024

YAZARLAR

Eren Kuru
Sipay Hazine Müdürü ve yatırım danışmanı. Daha önce Borsa İstanbul’da İş Geliştirme Departmanı’nda, Vakıf Yatırım'da Yatırım Danışmanlığı ve Algoritmik Trading Departmanı'nda, Ziraat ve Allbatross Portföy tarafında da Fon Yönetimi'nde çalıştı.

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ankara’nın savunma ve havacılık ihracatı son yıllarda hızla arttı. Temmuz ayında düzenlenen NATO Ankara Zirvesi’nde üye ülkeler farklı askerî ihtiyaçlar için 50 milyar doların üzerinde yeni alım programı açıkladı. Ankara Sanayi Odası (ASO), “2026 NATO Ankara Zirvesi ve Ankara Sanayisinin Yeni Konumu: Mülkiyetten Kapasiteye” başlıklı raporunda Ankara’daki şirketlerin bu alımlara hazırlanabilmesi için hangi şartların ölçüleceğini ve önümüzdeki bir yılda hangi çalışmaların yapılması gerektiğini inceliyor.

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Pazartesi günü açıklanacak Temmuz ayı merkezi yönetim bütçe verileri ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü İngiltere enflasyonu ile Fed'in Temmuz ayı toplantı tutanakları takip edilecek.
17 Ağu 2026

BIST 100’ün Mayıs ayında 15 bin puanın üzerine çıktığı, ancak jeopolitik gerginlikler nedeniyle yatırımcıların risk iştahının geçen yılın aynı dönemine göre daha düşük seyrettiği ikinci çeyrekte, Borsa İstanbul’daki yatırımcı kompozisyonunda da belirgin bir ayrışma yaşandı. TÜYİD-Yatırımcı İlişkileri Derneği tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerinden yola çıkılarak hazırlanan Borsa Trendleri Raporu’nun 2026 ikinci çeyrek sayısı, yerli ve yabancı yatırımcıların hem portföy büyüklüğü hem de endeks tercihleri bakımından birbirinden ayrışmaya devam ettiğini ortaya koydu.

Bu hafta hem yurt içi, hem de yurt dışı piyasalarda son derece kritik veriler radarımızda. Yurt içinde Perşembe günü açıklanacak cari işlemler dengesi ve TCMB Enflasyon Raporu ön plandayken, yurt dışında Çarşamba günü açıklanacak ABD TÜFE verileri bekleniyor.
10 Ağu 2026

Ülkemiz dünya ölçeğinde pahalı hâle gelmeye başladı; bu pahalılık her ay daha da artıyor. Bununla birlikte pahalılık artış hızımızda bir miktar gerileme var.




