Haftalık takvim: Yurt içinde cari denge, yurt dışında TÜFE

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Bu hafta hem yurt içi, hem de yurt dışı piyasalarda son derece kritik veriler radarımızda. Yurt içinde Perşembe günü açıklanacak cari işlemler dengesi ve TCMB Enflasyon Raporu ön plandayken, yurt dışında Çarşamba günü açıklanacak ABD TÜFE verileri bekleniyor.
Yurt içi piyasalar
Bu hafta yurt içi piyasalarda en çok beklenen veri 13 Ağustos Perşembe günü Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanacak Haziran ayına ilişkin cari işlemler dengesi olacak. Matriks Haber tarafından yapılan anketin sonuçlarına göre piyasa beklentisi cari işlemler dengesinin ilgili dönemde 4,9 milyar USD açık vermesi yönünde.
Aynı gün TCMB tarafından yılın üçüncü Enflasyon Raporu da açıklanacak. Yabancı kurumların da dikkatle beklediği raporda 2026 ve 2027 yıllarına ilişkin enflasyon tahminlerinin yanı sıra para politikasına ve özellikle ağırlıklı ortalama fonlama maliyetine yönelik verilecek mesajlar da dikkatle takip ediliyor olacak.
Bunun dışında yurt içi piyasalarda bu hafta;
10 Ağustos Pazartesi günü TÜİK tarafından açıklanacak sanayi üretimi, inşaat maliyet endeksi ve finansal yatırım araçlarının reel getiri oranları,
11 Ağustos Salı günü TÜİK tarafından açıklanacak perakende ve ticaret satış istatistikleri ve ciro endeksleri,
12 Ağustos Çarşamba günü TÜİK tarafından açıklanacak dış ticaret endeksleri,
13 Ağustos Perşembe günü TÜİK tarafından açıklanacak konut satışları ve Tarım-ÜFE ile TCMB/BDDK tarafından açıklanacak haftalık para-banka/bankacılık sektörü/menkul kıymet istatistikleri,
14 Ağustos Cuma günü ise TCMB tarafından açıklanacak Piyasa Katılımcıları Anketi’nin Ağustos ayı sonuçları ile TÜİK tarafından açıklanacak ücretli çalışan, hizmet üretim ve inşaat üretim endeksleri takip ediliyor olacak.
Yurt dışı piyasalar
Yurt dışı piyasalarda bu hafta ABD'den gelecek enflasyon ve tüketim verileri ön plana çıkıyor. Haftanın en çok öne çıkan verisi 12 Ağustos Çarşamba günü açıklanacak ABD Temmuz ayı TÜFE olacak. Piyasanın beklentisi ilgili dönemde TÜFE’nin aylık bazda %0,1 artması, yıllık enflasyonun ise %3,5’ten %3,4’e gerilemesi yönünde. Çekirdek TÜFE’nin ise aylık bazda %0,2 artması ve yıllık bazda %2,5 seviyesinde kaydedilmesi bekleniyor. Fed’le ilgili beklentilerin her bir veride daha sık tartışıldığı böyle bir dönemde, verinin niteliği neredeyse her zamankinden daha büyük önem taşıyor.
Bunun dışında yurt dışı piyasalarda bu hafta;
10 Ağustos Pazartesi günü Japonya’da cari işlemler dengesi ile Japonya Merkez Bankası’nın Temmuz ayı toplantısına ilişkin Görüş Özeti,
11 Ağustos Salı günü ABD’de mevcut konut satışları,
12 Ağustos Çarşamba günü Almanya’da TÜFE ile Avro Bölgesi’nde sanayi üretimi,
13 Ağustos Perşembe günü ABD ve Japonya’da ÜFE, İngiltere’de ikinci çeyrek GSYH, sanayi üretimi ve dış ticaret dengesi,
14 Ağustos Cuma günü ise Avro Bölgesi’nde ikinci çeyrek GSYH’nin ikinci tahmini, iÇin’de cari işlemler dengesi, Almanya’da toptan eşya fiyatları ile ABD’de perakende satışlar ve Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi takip ediliyor olacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
ABD’de Temmuz ayında tarım dışı istihdamın 23 bin kişi azalması ve önceki aylara ilişkin verilerin sert biçimde aşağı revize edilmesinin ardından gözler Çarşamba günü açıklanacak enflasyon verilerine çevrildi.
10 Ağu 2026

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Verim eğrisi kontrolü (YCC), merkez bankalarına belirli vadelerde faizi doğrudan sabitleme gücü veriyor ancak bu güç, taahhüt sorgulanmaya başladığında hızla bir tuzağa dönüşebiliyor. ABD’den Japonya’ya, İngiltere’den Avustralya’ya uzanan örnekler YCC’nin asıl sınavının girişte değil çıkışta verildiğini, başarının ise büyük ölçüde zamanlama, kademelilik ve iletişime bağlı olduğunu gösteriyor.

TCMB’nin haftalık repo ihalelerine beklenenden erken dönmesi teknik olarak bir normalleşme adımıydı ancak piyasa aynı karardan Eylül’de faiz indirimi, Ekim’e kadar bekleme ve erken gevşeme olmak üzere üç farklı sonuç çıkardı. Merkez bankacılığında iletişim doğrudan bir politika aracıysa belki de asıl soru kararın kendisinden çok piyasanın neden TCMB’nin hangi gelişmeye nasıl karşılık vereceğini hâlâ ortak bir çerçeveden okuyamadığıdır.

Gelirlerin fiyatlara yetişemediği bir yerde enflasyon verisinin gündelik hayattaki yansıması bir karşılanabilirlik sorununa dönüşüyor. Enerjiden gübreye, tarladan rafa uzanan maliyet zinciri gıdanın hane bütçesindeki yükünü artırırken TÜİK’in 2025 verilerine göre Türkiye’de fertlerin %35,1’i iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren bir yemeğin masrafını karşılayamıyor. Yani mesele aslında "karşılanabilirlik".

Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei'nin kamuda radikal kesintilerin ve kemer sıkma politikalarının simgesi olarak siyasi şovlarında kullandığı “motosierra” (elektrikli testere) politikaları halktan giderek daha çok tepki çekiyor. Şirket iflasları artarken enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle halkın borç yükü rekor seviyeye ulaşıyor. Vatandaşlar gıda, ilaç ve temel giderler için kredi çekmek zorunda kalıyor. Hükümet ise borçlanmayı "özel bir mesele" olarak nitelendirerek yapısal reformları savunmaya devam ediyor.

Bridgewater Associates’in kurucusu Ray Dalio’ya göre asıl risk ABD’nin ne kadar borçlandığı değil, giderek büyüyen tahvil arzını yatırımcıların hangi faiz seviyesinden taşımaya razı olacağı. Sıfıra yakın faizlerle kamu borcunun maliyetinin görünmezleştiği dönem kapanırken piyasa artık yalnızca enflasyonu ve merkez bankalarını değil, devletlerin bilançolarını da fiyatlamaya hazırlanıyor.



