TÜYİD raporu: "İkinci çeyrekte ağırlık yerli yatırımcıya geçti"

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
BIST 100’ün Mayıs ayında 15 bin puanın üzerine çıktığı, ancak jeopolitik gerginlikler nedeniyle yatırımcıların risk iştahının geçen yılın aynı dönemine göre daha düşük seyrettiği ikinci çeyrekte, Borsa İstanbul’daki yatırımcı kompozisyonunda da belirgin bir ayrışma yaşandı. TÜYİD-Yatırımcı İlişkileri Derneği tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerinden yola çıkılarak hazırlanan Borsa Trendleri Raporu’nun 2026 ikinci çeyrek sayısı, yerli ve yabancı yatırımcıların hem portföy büyüklüğü hem de endeks tercihleri bakımından birbirinden ayrışmaya devam ettiğini ortaya koydu.

Rapora göre ikinci çeyrekte yabancı yatırımcıların portföyü TL bazında büyümeye devam ederken, yerli yatırımcı portföyündeki çok daha güçlü artış nedeniyle yabancının toplam portföy içindeki ağırlığı geriledi. Endeks bazında ise yabancı yatırımcı özellikle Sınai, Ticaret ve Kurumsal Yönetim endekslerinde payını artırırken, BIST 30, BIST 100, Mali, Banka ve Holding ve Yatırım endekslerinde ağırlık kaybetti.
TÜYİD raporuna göre 2026’nın ikinci çeyreğinde BIST TÜM’de işlem gören şirket sayısı bir önceki yılın aynı dönemine göre 3 adet artışla 566’ya çıkarken, toplam piyasa değeri dolar bazında 77,8 milyar dolar büyüyerek 432,5 milyar dolara yükseldi. Böylece BIST TÜM’ün piyasa değeri yıllık bazda TL cinsinden %42,8, dolar cinsinden ise %21,9 büyüdü. Aynı dönemde şirketlerin halka açıklık oranı %43’te sabit kalırken, fiili dolaşım oranı 2 puan artışla %30’a çıktı.
Yerli portföyü yabancıdan daha hızlı büyüdü
Raporda yer alan verilere göre ikinci çeyrekte Borsa İstanbul’da saklanan toplam portföy değeri bir önceki yılın aynı dönemine göre %54,0 artarak 9 trilyon 295 milyar TL’ye ulaştı. Bu portföy büyüklüğünün 6 trilyon 295 milyar TL’lik kısmı yerli yatırımcıların, 3 trilyon TL’lik kısmı ise yabancı yatırımcıların portföyünden oluştu. Söz konusu dönemde yerli yatırımcıların portföyü %61,9 büyürken, yabancı yatırımcı portföyündeki artış %39,9’da kaldı. Böylece yabancı yatırımcının toplam portföy içindeki payı yaptığımız hesaba göre %35,5’ten %32,3’e geriledi.
Yerli portföydeki büyümenin de bireysel ve kurumsal yatırımcılar arasında eşit dağılmadığı görüldü. Yerli gerçek kişilerin portföy değeri yıllık bazda %48,6 artarak 2 trilyon 839 milyar TL’ye çıkarken, yerli tüzel kişilerin portföyü %74,6 artışla 3 trilyon 456 milyar TL’ye ulaştı. Böylece bireysel yatırımcıların yerli portföy içindeki payı bir yılda %49’dan %45’e gerilerken, yerli tüzel kişilerin payı %51’den %55’e yükseldi. Başka bir ifadeyle, ikinci çeyrekte yerli yatırımcı tarafındaki portföy büyümesi bireyselden çok kurumsal tarafta yoğunlaştı.
- Rapor verilerine göre yatırım fonlarının toplam piyasa değeri yıllık bazda %63,0 artarak 9,6 trilyon TL’ye, borsa yatırım fonlarının piyasa değeri ise %100,6 artışla 347,7 milyar TL’ye çıktı. Aynı dönemde DİBS portföy büyüklüğü %82,0 artarak 2,5 trilyon TL’ye, pay senetlerinin piyasa değeri ise %59,3 artarak 22,5 trilyon TL’ye yükseldi.

Toplam portföy büyüklüğündeki güçlü artışa karşın BIST TÜM yatırımcı sayısındaki düşüş eğilimi ikinci çeyrekte de devam etti. BIST TÜM’de yatırımcı sayısı yıllık bazda yaklaşık %2,2 azalarak 6 milyon 29 bin kişiye gerilerken, yerli yatırımcı sayısı %2,3 düşüşle 6 milyon 261 bin kişi seviyesine indi. Yabancı yatırımcı sayısı ise aynı dönemde %7,5 artarak 31 bin 7 kişiye yükseldi. Yani ikinci çeyrekte de piyasa değerindeki büyüme yeni yatırımcı girişinden çok, mevcut yatırımcıların taşıdığı portföylerin büyümesinden kaynaklandı.
Teknoloji’de yabancı portföyü iki kattan fazla büyüdü
BIST TÜM’de işlem yapan yabancı yatırımcı sayısındaki artış endekslerin büyük bölümüne de yayıldı. İkinci çeyrekte yabancı yatırımcı sayısı BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde bin 523, BIST Teknoloji Endeksi’nde bin 472, BIST Kurumsal Yönetim Endeksi’nde bin 427, BIST Sınai Endeksi’nde 853 ve BIST Mali Endeksi’nde 801 kişi arttı. Öte yandan BIST Ticaret Endeksi’nde yatırım yapan yabancı yatırımcı sayısı 575, BIST Holding ve Yatırım Endeksi’nde ise 520 kişi azaldı. Banka ve Hizmetler endekslerindeki yabancı yatırımcı sayısında ise sırasıyla yalnızca 44 ve 77 kişilik artış görüldü.
Yabancı yatırımcılar aynı dönemde ana endekslerin tamamında portföylerini TL bazında büyüttü. Yabancı portföyünün en hızlı büyüdüğü endeks %130,9 ile BIST Teknoloji olurken, onu %63,3 ile BIST Kurumsal Yönetim, %62,6 ile BIST Sınai ve %50,5 ile BIST Ticaret takip etti. Yabancı portföyü BIST Sürdürülebilirlik’te %40,4, BIST Holding ve Yatırım’da %39,1, BIST 100’de %39,1, BIST Hizmetler’de %32,2 ve BIST Mali’de %27,4 büyüdü. En sınırlı artış ise %11,6 ile BIST Banka’da kaydedildi.
Ancak yabancı portföyündeki bu büyüme, birçok büyük endekste yabancıların ağırlığının artmasına yetmedi. Raporda yer alan yerli ve yabancı portföy değerlerinden yaptığımız hesaba göre BIST 30’daki yabancı payı bir yılda %45,6’dan %41,8’e, BIST 100’de %37,2’den %34,9’a geriledi. BIST Banka’da yabancı payı 3,5 puan düşüşle %35,0’e, Holding ve Yatırım’da 4,8 puan düşüşle %19,8’e, BIST Mali’de ise 6,7 puan düşüşle %22,7’ye indi. BIST Hizmetler’deki yabancı payı da %35,8’den %34,8’e geriledi.
Bu dönemde yabancı payının en belirgin arttığı endeksler ise BIST Kurumsal Yönetim, BIST Sınai ve BIST Ticaret oldu. Yabancıların BIST Kurumsal Yönetim içindeki payı 3,2 puan artışla %36,5’e, BIST Sınai’de 3,0 puan artışla %30,4’e ve BIST Ticaret’te 2,7 puan artışla %53,6’ya yükseldi. BIST Sürdürülebilirlik’te yabancı payı 0,7 puan artışla %38,9’a çıktı.
BIST Teknoloji’de ise farklı bir tablo ortaya çıktı. Yabancı yatırımcıların teknoloji portföyü bir yılda 110 milyar TL’den 254 milyar TL’ye çıkarak %130,9 büyürken, yerli yatırımcıların portföyü de %132,4 artışla 416 milyar TL’ye yükseldi. Bu nedenle yabancıların endeksteki payı, portföylerindeki iki katı aşan artışa rağmen, %38,1’den %37,9’a gerileyerek hemen hemen değişmedi. Teknoloji endeksindeki büyümeye yerli ve yabancı yatırımcının neredeyse aynı hızda katıldığı görüldü.
ABD, Katar’ı geçti
İkinci çeyrekte en yüksek portföy değerine sahip yabancı yatırımcı grubu ise 16,5 milyar dolarla ABD’li yatırımcılar oldu. Bir önceki yılın aynı döneminde 11,5 milyar dolar seviyesinde bulunan ABD’li yatırımcıların portföyü %43,2 büyürken, toplam yabancı portföy içindeki payları da %21,3’ten %26,8’e yükseldi. Böylece ABD, geçen yıl ikinci sırada yer aldığı Katar’ı geride bırakarak ilk sıraya çıktı.

Katarlı yatırımcıların portföyü ise aynı dönemde %8,6 artışla 11,6 milyar dolara yükselmesine karşın, toplam yabancı portföy içindeki payları %19,7’den %18,8’e geriledi. Birleşik Krallık uyruklu yatırımcıların portföyü de %49,2 büyüyerek 9,4 milyar dolara çıkarken, toplam yabancı portföy içindeki payları %11,7’den %15,2’ye yükseldi. Böylece ABD, Katar ve Birleşik Krallık’ın toplam yabancı portföy içindeki payı bir yılda %52,7’den %60,8’e çıktı. Başka bir ifadeyle, yabancı portföy büyürken aynı zamanda ilk üç ülke etrafında daha yoğun hale geldi.
- İkinci çeyrekte ABD, Katar ve Birleşik Krallık’ı 5,9 milyar dolarlık portföyle İspanyol yatırımcılar, 2,9 milyar dolarla Lüksemburglu yatırımcılar, 2,9 milyar dolarla Hollandalı yatırımcılar ve 1,7 milyar dolarla İrlandalı yatırımcılar takip etti.
İkinci çeyrekte portföy değerini dolar bazında en çok büyüten yabancı yatırımcı grubu ise %116,6 ile Fransız yatırımcılar oldu. Fransa’yı %49,2 ile Birleşik Krallık, %43,2 ile ABD, %34,2 ile İsviçre ve %29,6 ile Lüksemburg izledi. Aynı dönemde Alman yatırımcıların portföyü %24,5, Singapurlu yatırımcıların %23,4, Hollandalı yatırımcıların %17,0 ve İspanyol yatırımcıların portföyü %13,0 daraldı.
Piyasa büyüdü, risk iştahı aynı ölçüde artmadı
İkinci çeyrekte piyasa değerindeki güçlü artışa rağmen yatırımcıların risk alma eğilimi geçen yılın aynı döneminin altında kaldı. 2025’in ikinci çeyreğinde 47,00 olan REKS-TÜM ortalaması, 2026’nın aynı döneminde 42,79’a geriledi. Geçen yıl çeyrek içinde 50,02 seviyesine kadar çıkan ve dönemi de bu seviyede tamamlayan endeks, bu yıl en yüksek 46,70’i gördü ve çeyreği 44,99 seviyesinde kapattı.
Dolayısıyla ikinci çeyrekte ortaya çıkan tablo, Borsa İstanbul’daki büyümenin yatırımcı sayısı veya genel risk iştahındaki benzer ölçüde bir artıştan kaynaklanmadığına işaret etti. Piyasa değeri dolar bazında %21,9 büyürken BIST TÜM yatırımcı sayısının gerilemesi, yerli kurumsal portföylerin bireysel portföylerden daha hızlı büyümesi ve büyük endekslerin önemli bölümünde yabancı payının azalması, yükselişin yatırımcı tabanını genişletmekten çok mevcut portföylerin büyümesi üzerinden yaşandığını gözler önüne serdi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta hem yurt içi, hem de yurt dışı piyasalarda son derece kritik veriler radarımızda. Yurt içinde Perşembe günü açıklanacak cari işlemler dengesi ve TCMB Enflasyon Raporu ön plandayken, yurt dışında Çarşamba günü açıklanacak ABD TÜFE verileri bekleniyor.
10 Ağu 2026

Ülkemiz dünya ölçeğinde pahalı hâle gelmeye başladı; bu pahalılık her ay daha da artıyor. Bununla birlikte pahalılık artış hızımızda bir miktar gerileme var.

ABD 30 yıllık tahvil faizinin önceki hafta %5,2’yi aşması, yalnızca bir tahvilin satılması ya da fiyatının gerilemesi olarak okunmamalı. Bu hareket, küresel finans sisteminde uzun vadeli risk algısının ciddi şekilde yükseldiğine işaret ediyor. Başka bir ifadeyle, yatırımcıların enflasyon, kamu borcu, büyüme ve belirsizlik karşısında talep ettiği uzun vadeli risk primi yeniden fiyatlanmış durumda.

NATO, Çin'in NTE tekeline karşı kritik maden alım kulübü kurdu; Türkiye kurucu üyelerden oldu. Dünyanın önde gelen NTE yatağı Beylikova için fırsat kapısı açıldı. Bu kapıdan geçebilmek, rezervimizi uluslararası standartta belgelemekten, mühendis yetiştirmekten ve yatırımı finanse etmekten geçiyor.

Almanya sanayisindeki zayıflamanın arkasında fiyat rekabetindeki gerilemeyle birlikte elli yıl boyunca sürdürülen ucuz Rus enerjisine dayalı üretim ve ihracat modelinin bozulması da yer alıyor. “Wandel durch Handel” yaklaşımı Rusya ve Çin’de beklenen dönüşümü sağlamazken, Almanya’yı enerji ve tedarik zincirlerinde ciddi bağımlılıklarla karşı karşıya bıraktı.




