2008 krizinin ışığında bugünün fon krizi

Ülkemiz fon piyasasında önceki hafta adeta deprem yaşandı. Teknik detaylara ilişkin çokça yazılıp çizilse de dip toplamda tasarruf sahiplerinin “paramı ne zaman ve hangi değer üzerinden geri alabileceğim?” sorusu yanıtlanmayı bekliyor. Fonların tasfiye süreçlerinde İş Bankası ile Ziraat Bankası'nın görevlendirilmesi, bu sorunun sadece yatırımcıların aklındaki teorik bir endişe olmadığını gösteriyor. 20 Eylül'de tasfiye süresinin üç aydan altı aya uzatılması ise konunun bir süre daha gündemde kalacağına işaret ediyor.
Bu noktada benzer yaşanmışlıkları yakın geleceğe dair belirsizlikleri azaltabilecek bir ayna olarak kullanabiliriz. 2008'de ABD'de yaşanan Reserve Primary Fund krizi de öğretici bir örnek olarak karşımıza çıkıyor.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
YAZARLAR

Eralp Ersoy
Sipay’da Hazine Direktörü.

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
OKUMAYA DEVAM EDİN
TCMB verilerine göre Türkiye, Ocak-Temmuz döneminde toplam 34,8 milyar dolarlık cari açık verdi. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla 10,6 milyar dolar büyüyen açığın finansmanında bankaların ve şirketlerin dış borçlanması öne çıktı. İlgili dönemde açığın finansmanı için yurt dışından kullanılan krediler önemli ölçüde artarken, rezervlerden de geçen yıl kullanılanın iki katından fazla kaynak kullanıldı.

Finans tarihinin en büyük ve en uzun süre devam eden Ponzi dolandırıcılıklarından biri olan Bernie Madoff olayı, Türkiye’deki fon krizini anlamak açısından iyi bir örnek. Birebir örtüşmeyen yanları olduğu için “Ponzi benzeri geri besleme döngüsü” olarak nitelendirilebilecek bu krizde oluşan devasa zararı devletin karşılayıp karşılamayacağı merak ediliyor. Madoff krizinde yatırımcıların zararlarının nasıl telafi edildiği bu açıdan önemli yöntemler içeriyor.

Bu hafta önceliklere kıyasla daha sakin bir veri akışı bekleniyor. Yurt içinde sektörel enflasyon beklentileri, tüketici güven endeksi ve reel kesim güven endeksi öne çıkarken, yurt dışında öncü PMI verileri ile ABD-Çin liderler görüşmesi ön planda.
21 Eyl 2026

Fed, üç yılı aşkın aranın ardından politika faizini 25 baz puan artırarak %3,75-4,00 aralığına yükseltti. Yeni projeksiyonlar, 2026 sonuna kadar bir faiz artışının daha gündemde olduğunu, 2027’de ise faizin mevcut seviyesinde kalabileceğini gösteriyor. Yükselen tahvil getirileri ve enflasyon baskısı, Fed’i piyasaların beklediği daha sıkı para politikalarına doğru ittyor.

Finansal piyasalar açısından tarihi bir hafta geçiriyoruz demek sanıyorum abartı olmayacak. İçeride sermaye piyasalarımızda yaşanan sarsıntı, dışarıda tahvil faizlerinin zirveleri zorlamasıyla merkez bankalarının daha güçlü harekete geçmesi, hemen hemen her türlü finansal enstrümanda sert hareketlere yol açtı.




