Fosil Yakıtları Bırakarak 12 Trilyon Dolar Tasarruf Yapabiliriz

Carbon Tracker ve Global Energy Monitor, Küresel Fosil Yakıtlar Veri Tabanı'nı açtı. Bu, dünya çapında fosil yakıt üretimi ve rezervlerinin karbon bütçesi üzerindeki etkilerini izleyen ilk halka açık veri tabanı.

Kaynak: GRoFF
Veri tabanına göre, dünya fosil yakıt rezervlerinin üretilmesi ve yakılması 3,5 trilyon tonun üzerinde sera gazı emisyonuna yol açıyor, bu rakam ise 1,5 derece hedefi için kalan karbon bütçesinin yedi katından fazla.
Paris İklim Anlaşması, her ne kadar fosil yakıt tüketimini azaltmaya yönelik adımlar atsa da, anlaşma içerisinde yer altındaki rezervlerin geleceği ele alınıyor. Fosil yakıt üretimi sırasında ortaya çıkan sera gazları genelde göz ardı ediliyor.
Bilim insanları küresel ısınmayı 1,5 derecede sınırlandırmayı en etkin şekilde yapmak için, fosil yakıtların üretimi konusunda da adımlar atılmasını öneriyor. Bununla beraber bu veri tabanında da gördüğümüz üzere 89 ülkedeki 50.000'den fazla saha, fosil yakıt üretimine devam ediyor.
Veriler bize, ABD ve Rusya'dan herhangi birinin, diğer tüm ülkeler üretimi derhal durdursa bile, tüm küresel karbon bütçesini aşacak kadar fosil yakıt rezervine sahip olduğunu gösteriyor. En büyük emisyon kaynağı ise her yıl yaklaşık 525 milyon ton karbon emisyonu üreten Suudi Arabistan'daki Ghawar petrol sahası.

Ghawar Petrol Sahası
Kaynak: NRedge
Durum böyle olunca petrol şirketlerinin vaat ettiği değişimlerin küresel ısınmaya yönelik çözüm oluşturması da gerçekçi görülmüyor. Bir rapora göre BP, Chevron, ExxonMobil, Shell ve TotalEnergies gibi büyük petrol ve gaz şirketleri, çevresel çalışmalarını duyurmak için yılda 750 milyon dolar harcarken, bu sermayenin yalnızca %12’sini düşük karbonlu kalkınmaya ayırıyorlar.
Araştırmacılar, BP, Chevron, ExxonMobil, Shell ve TotalEnergies'in 2021’de yayımladığı kurumsal web sitelerindeki makaleler ve blog gönderileri, basın bültenleri, raporlar, konuşmalar ve şirket ile CEO’ların sosyal medya hesapları da dahil olmak üzere 3 bin 421 kamu iletişim materyalini incelemiş. Çalışma, tanıtım materyalinin %60’lık kısmının en az bir yeşil talepte bulunduğunu ve en popülerinin “enerji üretim karışımını değiştirme” çabalarına odaklandığını buldu. Bununla birlikte, beş şirketin sermaye harcamalarının analizi, hepsinin petrol ve gaz üretimini artıracağını tahmin ediyor.
Fosil yakıt şirketleri harcamalarını artırmaya devam etse de, daha büyük ekonomik incelemelere baktığımızda yenilenebilir enerjiye yatırımın daha kârlı olacağına yönelik çalışmalar birbiri ardına geliyor.

Kaynak: Joule
Oxford Üniversitesi’nin Joule dergisinde yayımlanan araştırması, fosil yakıtın bırakılarak yenilenebilir enerjiye geçilmesinin 2050’ye kadar dünyaya 12 trilyon dolarlık bir birikim sağlayabileceğini ortaya koydu.
Çalışmadaki Hızlı Geçiş Senaryosu, güneş, rüzgar, batarya teknolojileri, elektrikli araçlar ve yeşil hidrojen gibi temiz yakıtları artırarak 2050 yılına kadar fosil yakıtlardan arındırılmış bir enerji sisteminin mümkün olduğunun altını çiziyor. Bu senaryo günümüzle karşılaştırılınca, yüzde 55 daha fazla enerji hizmeti demek.
Bu enerji hizmetlerine yönelik yatırımlar ise, mevcut fosil yakıt kullanım seviyelerimizi sürdürmeye kıyasla dünyaya en az 12 trilyon dolar tasarruf sağlama kapasitesine sahip. Araştırma, büyük yatırımların benzer teknolojilerin fiyatını düşürmesi örneğinden yola çıkarak, yenilenebilir enerji, batarya ve hidrojen elektrolizi maliyetinin daha da düşeceğini öngörüyor.

Avustralya'daki Tesla Bataryaları Baz Enerji Sağlamakta
Kaynak: electrek
Araştırmanın lideri Dr. Rupert Way, ellerindeki verilerin temel yeşil teknolojilerin ölçeklendirilmesiyle maliyetlerin düşmeye devam edeceğini ve ne kadar hızlı gidilirse bir o kadar çok tasarruf edileceğini belirtiyor.
Araştırmayı değerlendiren Rocky Mountain Institute (RMI) Enerji Stratejisti Kingsmill Bond ise yenilenebilir güneş ve rüzgar enerjisi kaynaklarının hâlihazırda fosillerden daha ucuz olduğuna, özellikle destekleyici pil teknolojisi gelişmeye devam ettikçe daha da ucuzlayacağına dikkat çekiyor.
Bond, mevcut fosil yakıt sistemini korumanın, gezegeni yalnızca küresel ısınmanın yıkıcı tehditlerine maruz bırakmakla kalmadığını, kirlilik yoluyla milyonlarca insanın ölümüne sebep olduğunu, enerji faturalarını yükselttiğini ve petrol ile doğalgaza sahip ülkelere büyük rantlar kanalize ettiğini belirtiyor.
Rusya-Ukrayna savaşı üzerinden ortaya çıkan enerji krizine verilen cevapların da verimlilik ve yenilenebilir enerji üzerinden olduğunu görüyoruz. Rusya ise Avrupa’nın üzerinde doğalgaz vanasını bir tehdit kılıcı olarak tutmaya devam ediyor.
Avrupa Birliği’nde mayıs-ağustos döneminde güneş enerjisinin elektrik üretimindeki payının %12,2 ile rekor seviyeye ulaşması, AB’yi 29 milyar Avro potansiyel doğalgaz ithalatından kurtardı.

Vatikan da Güneş Enerjisini Seçiyor
Kaynak: Associated Press
Güneş enerjisinin toplam elektrik üretimindeki payı AB içerisinde geçen yılın aynı döneminde %9,4 seviyesindeydi. Avrupa Birliği’nin bu kış döneminde de benzer yatırımlara devam etmesi bekleniyor.
Zira, Avrupa Komisyonu'nun açıkladığı “RePowerEU” isimli pakette yenilenebilir enerji için 2030 ana hedefinin %40'tan %45'e çıkarılması kabul edildi.
Tüm bulgular, temiz enerjiye hızlı geçişin fosil yakıt sistemine kıyasla enerji sisteminde maliyetleri düşürürken, küresel ekonomiye daha fazla enerji sağladığı ve dünya çapında daha fazla insanın enerjiye eriştiği bir kazan-kazan-kazan senaryosunun mümkün olduğunu gösteriyor.
Şu andaki enerji krizi politik ve ekonomik çalkantılardan ciddi şekilde etkilenen, merkeziyetçi ve güvensiz fosil yakıtlara bel bağlamaya devam etmekten ortaya çıkıyor. Araştırmalar, krize karşı düşük maliyetli ve giderek ucuzlayacak temiz enerjiye geçişin mümkün olan en kısa sürede hızlandırması gerektiğini, çünkü bunun hem ekonomi hem de gezegen için faydalı olacağını bir kez daha doğruluyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Yeni çalışmalar temiz enerjiye hızlı bir geçiş öneriyor.
20 Eyl 2022

YAZARLAR

Görkem Gömeç
Boğaziçi Üniversitesi ve SUNY Binghamton'da Küresel ve Uluslararası İlişkiler lisansından sonra, İsveç'te Uppsala Üniversitesi'nde Sürdürülebilir Kalkınma üzerine yüksek lisans yaptı. 7 yıllık içerik üretme deneyimini Çevreci Geek ve Yeşil Öneriler ile sürdürüyor.

Çevreci Geek
İklim haberleri üzerine yorumlar.
İLGİLİ OKUMALAR



