Guilty Pleasure: Eğlenmek suç mu?

Zevk aldığımız şeylerden suçluluk duymayı ne zaman ve nasıl kabul ettik?
Guilty Pleasure: Eğlenmek suç mu?

Hayatımıza nereden ve nasıl geldiğini bilmediğim bir kelime var: “guilty pleasure.” Türkçe karşılığı suçluluk duyulan zevk olan bu kelime öbeğini ne ara bu kadar benimsedik, inanın bilmiyorum. 20’li yaşlarımın son demlerindeyken yine bu yaşların başındaki beni düşünüyorum. Yeni yaşamaya başladığım bir şehirde bambaşka bir kültürle haşır neşir olmaya çalışıyordum. Zevk almayıp, almış gibi yaptığım çok şey vardı bu yaşlarımın başında. Benzersiz bir zevk dünyam varmış meğer, bilmediğim. Bana özel, biricik…

Guilty pleasure” larımızın olmasını öyle bir benimsedik ki! Sarhoş olmadan ya da güvenli alanlarımızın dışında bunu biriyle paylaşamıyoruz ya da tam tersi büyük bir rahatlıkla “benimki bu, seninki ne?” gibi bir soru soruyoruz. Bu soru bana ilk sorulduğunda ‘“zevk ve suçluluk” “mutluluk ve utanma” yan yana nasıl gelebiliyor?’ diye sorgulamış, “benim yok galiba” diye bir yanıt vermiştim.  Şimdi nasıl oldu ben de bilmiyorum ama listelerce “uff bunu yapmamam lazım, izlememem lazım, dinlememem lazım hatta okumamam lazım!” dediğim guilty pleasure listelerim var. Neyse ki ilk zamanlarda kurduğum bu cümleleri, Fran Lebowitz sayesinde hatırlıyorum. Kendisi Türkiye’de yazar kimliğiyle çok tanınan biri değil çünkü hiçbir kitabı Türkçeleştirilmedi. Ben de kendisiyle Netflix’de yer alan Fran Lebowitz: Bir Yazarın Portresi isimli belgesel serisi ile tanıştım. 18 yaşından beri New York’ta yaşayan ve şehirle huysuz-tatlı bir ilişkisi olan bu kadınla tanışmak benim için büyük zevk. Sayesinde zihnimde şu cümle yankılanıyor:
Zevk aldığımız şeylerden suçluluk duymayı ne zaman ve nasıl kabul ettik?


Fran Lebowitz, Vanity Fair Oscar Party. (Larry Busacca/VF13 / Contributor)


Onun “guilty pleasure” konseptine dair söyledikleriyle, ben de kendimle tekrar yüzleşiyorum.Önce hukuken suç sayılan şeyleri yapanların suçluluk duymadığı dünyadan bahsediyor ve ekliyor: “ İki tabak spaghetti yediğim ve polisiye okuduğum için suçluluk mu duyayım?

Haklı. Neden bir vampir dizisini tekrar tekrar izlediğimizi birbirimize söylerken, mesela, utanıyoruz? Fran, ‘bizi mutlu eden filmleri ve kitapları okumaktan neden suçluluk duyalım?’ cümlesini masanın ortasına bırakıp, entellektüelliğin ördüğü saçma duvarlardan bahsediyor.

“İnsanların suçluluk olarak addettiği zevkler pek de yüksek sanat olarak addedilmeyen bir formdan keyif almakla ilgilidir hep.”

PRETEND IT'S A CITY (L to R) FRAN LEBOWITZ in episode 101 of PRETEND IT'S A CITY Cr. NETFLIX © 2020


Eleştirmenlerden düşük puan alan bir filmi defalarca seyretmeyi istememiz bizi suçlu yapmaz. İki saatte bitirdiğimiz çerezlik romanları okumayı istemek de daha iyi bir romanın bizde bırakacağı etkiye gölge düşürmez. Fran, belgeselde bu konuya dair konuşmasını kendine has tavrıyla sonlandırıyor.

“Bir kişinin, bunu neden yapıyorsun sorusuna cevabı “eğlenceli” ise bu benim için yeterlidir.”


Benden tüm 20’liklere not, duyduğunuz an dans etme isteği uyandıran şarkıyı kimin söylediğinin önemi yok! O zaman DANS!

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

20'lik20'lik

BÜLTEN SAYISI

🍒 Keyif Bülteni 🍒

Eğlenmek, 'Guilty Pleasure' ve Zevk

28 Tem 2022

🍒 Keyif Bülteni 🍒

YAZARLAR

Esra Ece Kuleci

Üreten insanların, süreçlerini kayıt altına almaya merak sarmış biri 👀

20'lik

20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.

İLGİLİ OKUMALAR