Her yerde turist olabilir miyiz?

SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Yaratıcı endüstrilerde çalışanların bugün ihtiyaç duyduğu şeylerden biri: yeni bir şehre adım attığında, kendisiyle benzer arzulara ve vizyona sahip insanlarla tanışmak, onlarla birlikte vakit geçirme ve çalışma fırsatı bulabilmek. Bu ihtiyacı karşılamak için atabileceği adımlardan biri de “Turist olmak ne anlama geliyor?” ve diğer üç soruya yanıt vererek "TOURIST" olmak.
TOURIST, bu ihtiyaca yanıt vermek üzere, bugüne kadar farklı pratikleri olan ve çeşitli deneyimler edinen yaratıcı zihinleri dijital ve fiziksel alanlarda bir araya getiren bir platform. Platformun kurucusu Sera (Akyazıcı) ile TOURIST fikrinin ilham kaynaklarına, platformun Berlin merkezli topluluklarla arasındaki ilişkisiye ve endüstride eksik gördüğü konulara nasıl çözümler bulduğuna dair konuşuyoruz. Farklı şehirler ve gündemlerde olsak da günümüz metropollerinde nasıl topluluklara ihtiyaç duyduğumuzu, bu toplulukların nasıl şekillendiğini ve şehirle nasıl ilişkilendiğini anlamak üzere İstanbul-Berlin, SOLİ-TOURIST arası bir hat çekiyoruz.

"Hediyelik-hatıra eşya"
TOURIST fikri ilk nasıl ortaya çıktı?
Dedemi kaybettikten sonra onun eski eşyalarını karıştırırken Hac ziyareti sırasında aldığı ve üzerinde “Tourist Shop” yazan bir hatıra eşyasını buldum. Bu keşif TOURIST fikrinin şekillenmesine yol açtı. Dönüşüm hâlâ her gün devam ediyor.
Farklı geçmişlere ve yeteneklere sahip insanları bir araya getirmek kolay iş değil. TOURIST topluluğuna kimlerin katılacağını nasıl seçiyorsun?
TOURIST'e başvuran herkesin yanıtlaması gereken dört ana soru var. İlk olarak “Turist olmak sizce ne anlama geliyor?” diye soruyoruz. Ardından “Hangi hatıra eşyası olurdunuz?” diye devam ediyoruz. Üçüncü sorumuz “Gelecek nesillere hangi kişisel değerleri aktarmak istersiniz?”. Son olarak “Olmak istediğiniz hayali gezegeni anlatın.” diyerek bitiriyoruz.
Diğer yandan, önümüzdeki 2-3 ay içinde TOURIST'in güncellenmiş websitesini ve Event Booking Platform’un lansmanını yapacağız. Bu süre zarfında yaratıcıların başvurularını ne kadar “sıradışı” olduklarına göre değerlendireceğiz. İlerleyen yıllarda, her şehirde 100 kişiye ulaştığımızda, 101’inci başvuranın profili tüm yaratıcılarımız tarafından görülecek. TOURIST ekibinden bağımsız olarak topluluğumuz kimin aralarına dahil olacağına anonim bir oylamayla karar verme şansına sahip olacak.

TOURIST SPORTS
Günümüzde yaratıcı endüstriler için çalışan bireylerin neye ihtiyacı var? TOURIST bu ihtiyaçları nasıl karşılamayı amaçlıyor?
Yaratıcı kişiler yaptıkları işleri sürdürebilmek için zamana ve uygun bir alana ihtiyaç duyuyor. Günümüzde zaman ve alan, büyük bir değer taşıyor; ayrıca, belirli toplumlar için bir ayrıcalık olduğunu bazen gözden kaçırabiliyoruz. TOURIST olarak amacımız, platformumuzdaki yaratıcı kişilere yeni iş fırsatları sunmak, onları markalarla buluşturmak ve eserlerini geniş bir kitleyle paylaşmalarını sağlamak.
Peki TOURIST, dünyanın pek çok yanından yaratıcı kişileri dijital bir platform üzerinden bir araya getirirken topluluğuna nasıl fiziksel alanlar açıyor?
TOURIST'in yakında yayına alınacak yeni “event booking” platformu, topluluğa dahil olan kişilerin hem etkinliklerimizde yer alıp işlerini sergilemelerine hem de büyük çaplı organizasyonlarımızda davetli listesinde yer alarak fiziksel etkinliklerde bir araya gelmelerine olanak tanıyacak.
Diğer yandan geçen sene sonunda hayata geçirdiğimiz TOURIST SPORTS adlı spor kulübümüzde her ay çeşitli spor aktiviteleri düzenliyoruz. Bu etkinliklerde beden ve sağlık konularına odaklanıyoruz. 2024 yılında bu etkinlikleri daha da aktif hâle getirmeyi planlıyoruz.

Sera
Berlin, senin ve platformun vizyonunu nasıl şekillendiriyor?
New York, Londra, Tokyo gibi dünyanın diğer kültürel başkentlerine kıyasla Berlin'de bir fikir ya da şirket başlatmanın daha uygun olduğuna inanıyorum. Berlin, New York ya da Londra kadar rekabetçi değil çünkü. İnsan isterse Berlin'de hayatını çok daha yavaş yaşayabiliyor. Ayrıca Berlin'de görünmez olmak daha kolay. Buradaki topluluk, ne iş yaptığınızı ya da fiziksel görünümünüzü asla yargılamıyor. Bu durum şehirde yaşayan insanlarda bir arayış hâli; kendini bulma ve bazen de kendini kaybetme hissi uyandırıyor. TOURIST, benim bu maceramın, kendimi bulma serüvenimin bir sonucu.

Futuro House
TOURIST Berlin’deki yerel topluluklarla ve mahalle kültürüyle nasıl bağlar kuruyor? Bu bağları güçlendirmek sence neden önemli?
Bunu bir örnek üzerinden anlatmak isterim. TOURIST ile yerel bağları güçlendirmek için yaptığımız buluşmalardan biri, geçen sene düzenlediğim FUTOURIST. 80'lerin mimari ikonlarından biri olan ve Matti Suuronen tarafından tasarlanan Futuro House'da, markalardan bağımsız olarak TOURIST'in ilk solo Berlin etkinliğiydi.
Son iki yıldır Futuro House, “house boat”larda yaşayan büyük bir topluluğun olduğu Rummelsburg'ta suyun üzerinde konumlanıyor. Ben de etkinliği düzenlemeden önce buradaki kaptanlarla tanıştım ve mahalledeki herkese kendimi ve TOURIST'i tanıtarak onları etkinliğe davet ettim. Her büyük şehirde yaşamanın bir sıkıntısı var: hep aynı insanlarla çevrili olmak ve kreatif bir “baloncuk” içinde sıkışıp kalmak. TOURIST ile yaptığım prodüksiyonların en heyecan verici yanı, bu baloncuğun dışına çıkıp yeni ve heyecan verici insanlarla tanışabilmek.

Futuro House'un içinde FUTOURIST'ten
TOURIST’in bireylerin ve toplulukların hayatına nasıl bir etki bırakmasını umuyorsun?
TOURIST'in dünyanın çeşitli şehirlerinde topluluğunu genişletmesi en büyük hayalim. Platformun, farklı kültürlerden birçok yetenekli insanlarla tanışmaya aracı olması ve üyelerin birbirlerinden sürekli öğrenebileceği fırsatlarla daha geniş çaplı bir deneyim yaratmasını hedefliyorum.
Fotoğraflar: Sera Akyazıcı
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Her yerde turist, Berlin ile İstanbul arasında bir yerli, Tokyo'da ise tam bir yabancı. TOURIST platformunun kurucusu Sera Akyazıcı ile İstanbul–Berlin arasında bir yolculuğa çıkıyoruz.
12 Oca 2024

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Verona’daki Biblioteca Capitolare, 1.500 yılı aşkın geçmişiyle dünyanın hâlâ faaliyet gösteren en eski kütüphanesi kabul ediliyor. 517 tarihli elyazmalarından silinip yeniden ortaya çıkan metinlere uzanan koleksiyon, yalnızca yazının tarihine değil, kitapların yüzyıllar boyunca nasıl korunduğuna da ışık tutuyor.

Dünyanın en kuzeydeki başkentlerinden biri olan Reykjavík, adaya adım atan gezginler için genelde yalnızca bir konaklama noktası ya da doğa turlarına geçiş güzergahı olarak görülüyor. Oysa şehir; insan ölçeği, özgün mimari yapısı ve kamusal alan kullanımıyla adadaki yaşam kültürünün en somut özetini sunuyor. Üstelik “buralı olmanın” ve adadaki gündelik hayatın izlerini sürmek isteyenlere karşı da son derece cömert. Kentin 10 yerel durağını bir güne sığdırmak isteyenler için bir rehber.

Bali’den Koh Phangan’a, Goa’dan Tulum’a uzanan görünmez hatta “Coğrafi Rezonans Hattı” demek gerek belki. Burası insanların kaybettikleri ritmi yeniden bulmaya çalıştıkları bir dolaşım ağı. Fakat bir süre sonra başka bir şey fark ediliyor: İnsanlar rezonansı bulamıyor, onu bir ülkeden diğerine taşıyor sadece. Bu yüzden Coğrafi Rezonans Hattı bir çözüm haritasından çok, bir semptom haritası.

Etkinlikler, şehrin farklı aktörlerini buluşturan, boş alanları görünür kılan, mahallelerin hikayesini değiştiren ve ekonomik hareket yaratan; üstelik bütün bunları ölçülebilir ve programlanabilir bir yapıya dönüştüren kullanışlı formatlar. Ancak bir şehrin “etkinlik sahnesi” olarak tasarlanması, her zaman doğru cevabı vermiyor. Etkinlik bittiğinde geriye ne kalıyor? Yaratılan değer, kültürel ekosistemin yanı sıra kamusal alanlara erişime, yerel işletmelere ve mahallelerin gündelik yaşamına da katkıda bulunuyor mu?

İtalya'da sıfırdan inşa ettiği sözde 2.000 yıllık amfitiyatroya giriş için ziyaretçilerden 40 avroya kadar ücret alan 69 yaşındaki Franco Malosso 28 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu akıl almaz olaydan hareketle yapay zeka halüsinasyonları sonucu yaygınlaşan, var olmayan turizm atraksiyonlarını inceledik.



