Interpol’ün yeni başkanı işkenceci mi?

25 Kasım’da İstanbul’da uluslararası polis örgütü Interpol’ün toplantısı vardı. Toplantıda Interpol’ün başkanlığına ilk defa Ortadoğulu bir isim seçildi. Birleşik Arap Emirlikleri İçişleri Bakanlığı Genel Müfettişi General Ahmet Nasır El Reisi’nin adaylık kampanyası, işkence suçlamalarının gölgesinde sürmüştü.
Casusluk suçlamasıyla tutuklanıp daha sonra afla salıverilen İngiliz akademisyen Matthew Hedges ve Katar Milli Takımı forması giyip BAE’de maça gittiği için tutuklanıp işkence gördüğünü ileri süren İngiliz vatandaşı Ali Ahmad’in avukatları ve bazı insan hakları örgütleri El Reisi aleyhine Türkiye dahil birçok ülkede suç duyurusunda bulundu.
Aralarında Human Rights Watch’ın da bulunduğu 19 insan hakları örgütü, bazı Alman ve İngiliz parlamenterler ve İngiltere’nin eski başsavcısı Interpol’e El Reisi’nin seçilmemesi için çağrıda bulundu. Gelgelelim, üye devletler tercihlerini El Reisi’den yana kullandı.
Interpol, başkanlık görevinin part-time ve aslen sembolik bir işlevi olduğunun altını çizen bir açıklama yaptı. Ancak, El Reisi’nin Interpol seçimlerinde rastlanmayacak bir kampanya faaliyeti yürüttüğü biliniyor. Sembolik bir görevle yetinecek birine benzemiyor.
42 senelik bir mesleki tecrübesi olan generalin Cambridge Üniversitesi’nden polis idaresi diploması var. Londra Metropolitan Üniversitesi’nde doktora yapmış. İnternet güvenliği hakkında da bir kitabı var.
El Reisi gözetim konusunda uzman
BAE, binlerce kamerayla izleniyor. El Reisi, teknolojik gözetim toplumu konusunda uzman. Abu Dabi’nin casus yazılımlarla muhalifleri ve yabancı devlet görevlilerini izlediği ortaya çıkmıştı. FBI, BAE’li üst düzey bir emniyet görevlisinin oğluna ait, devletle yakın bağlantılı DarkMatter şirketini Cemal Kaşıkçı cinayeti sebebiyle soruşturuyor.
BAE, Interpol’ün kırmızı bülten sistemini en çok sömüren ülkelerin başında geliyor. Rejim muhaliflerinin hatta devlete borcu olanların kırmızı bültenlerle yakalatılıp ele geçirilmesi BAE’nin çok kullandığı bir yöntem.
Interpol’ün bütçesi BAE’den
Interpol’ün de bundan pek şikayeti yok gibi. Örgütün bütçesinin üçte birini BAE karşılıyor. Interpol Genel Kurulu, El Reisi’ye hangi devletlerin oy verdiğini açıklamadı, üye devletlerin %68,9’unun BAE’li generali tercih ettiğini belirtmekle yetindi.
İşkence, ileri seviye teknolojik gözetleme, casus yazılımlar, siyasi ve ekonomik çıkarlar sebebiyle kötüye kullanılan kırmız bültenler, dünyada polisliğin nereye gitmekte olduğunu da gösteriyor.
Önceki başkan da ihaleye fesat karıştırmıştı
Bu Interpol başkanlığı bir süredir ilginç bir yer olmaya başladı. İki önceki başkan Çinli Meng Hongwei, Çin’de bürokratken bir siber güvenlik firmasından rüşvet alarak ihaleye fesat karıştırdığı gerekçesiyle 2018’de Çin’de tutuklanmıştı. El Reisi, görevi bu olaydan sonra vekaleten sürdüren Güney Koreli Kim Jong Yang’dan devraldı.
Otoriter rejimlerin Interpol’deki etkisi artıyor. BAE’nin Interpol’deki nüfuzu da öyle. Türkiye’nin BAE’yle “normalleşme” sürecindeki denklemde Interpol önemli bir rol oynayabilir. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Interpol toplantısında gazetecilere yaptığı “Maalesef Interpol bizim kırmızı bülten taleplerimizi kabul etmiyor. Tüm başvurularımızı reddetti.” çıkışı da böylelikle biraz daha anlaşılır oluyor. BAE’yle sürdürülen pazarlıkta yüksek ihtimalle masada kırmızı bülten meselesi de var.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
BÜLTEN SAYISI
Bu sayıda Rusya-Ukrayna geriliminin varabileceği noktayı, Türkiye'de satılan zehirli mandalinaları, Interpol'ün işkenceci olduğu öne sürülen yeni başkanını ve Covid-19'un yeni varyantını ele alıyoruz.
30 Kas 2021

YAZARLAR

Özgür Mumcu
Yeni Haller Podcast & OnYirmiOtuz
İLGİLİ OKUMALAR


