İran isyanı: Rejim değişikliği mümkün mü?

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İran'da 22 yaşındaki Mahsa Amini'nin "başörtüsünü düzgün takmadığı" gerekçesiyle kadınların kılık kıyafetini denetlemekle görevli ahlak polisi tarafından gözaltına alınmasının ardından hayatını kaybetmesi üzerine başlayan protestolar 11 gündür devam ediyor. Molla rejimine karşı bir nitelik kazanan eylemler ülkenin tüm bölgelerine yayılırken rejim İstanbul, Londra, New York, Berlin gibi kentlerde de protesto ediliyor.
İran medyası eylemlerde 57'den fazla kişinin yaşamını yitirdiğini duyursa da rejim güçlerinin kalabalıklara doğrudan ateş açtığı görüntüler, ölü sayısının çok daha fazla olabileceği endişesini doğuruyor.
Tanıklıklar
2018'de bir aylığına bulunduğum İran'ın başkenti Tahran'da yaşayan tanıdıklarımla görüştüm. Can güvenlikleri gerekçesiyle isimlerini saklı tutacağım kaynaklar, "korku duvarının tamamen yıkıldığını" anlattı. Bir arkadaşım, kolundan vurulan bir yakınını hastaneye götüremediklerini çünkü hastane önlerinde bekleyen polislerin eylemlerde yaralanarak gelenleri tedaviye izin vermeden gözaltına aldığını, mecburen evde pansuman yaptıklarını anlattı. Gözaltına alınanların akıbetlerinin bilinmediğini dile getirdi.

Ahlak polislerinin taciz etmediği tek bir kadının bile bulmanın çok zor olduğunu, 1979'dan bu yana herkesin bir tanıdığının mutlaka bir şekilde rejimin zulmüne uğradığını ifade eden kaynaklar "nefret duygusunun" toplumda zamanla biriktiğini ifade etti. Bu duygunun acı verici ekonomik krizle ve baskılanan özgürlük talepleriyle birleşmesinin insanlarda "kaybedecekleri hiçbir şey kalmadığı hissi doğurduğunu, benzer hisleri paylaşan binlerce insanın doldurduğu sokaklarda "öfke patlaması yaşandığını, cesaretin ve kardeşliğin yayıldığını, silahsız sivillerin silahlı rejim güçlerinin karşısına ölmek pahasına dikildiğini" belirtti.
Bazı vatandaşların sokağa çıkmak yerine arabalarıyla protestoculara destek verdiğini ve trafiği kilitlediğini, bu sayede güvenlik güçlerinin gruplara müdahalesinin zorlaştırıldığını, evlerinden çıkmayan daha yaşlı insanların da tespit edilmemek için kapalı tuttukları perdelerinin gerisinden "diktatöre ölüm, İslam Cumhuriyeti istemiyoruz" sloganlarına katıldığını, seslerin mahallelerde yankılandığını aktardı. Sadece sokakta değil, ev baskınlarıyla da gözaltılar yapıldığı ifade edildi.
Bugün sokaklarda yaşananların, daha önce zaman zaman görülen protestolardan en büyük farkının kadınların eylemlerdeki lider rolü olduğunu söyleyen kaynaklar, hayatlarında ilk defa sokakta başörtüsüz yürüyen kadınlar gördüklerinin altını çizdi. Başörtüsünün bir sembol olduğunu, rejimin başörtüsü zorunluluğunu kaldıran bir reform yapmasının da insanlardaki öfkeyi dindirmeyeceğini çünkü rejim değişmedikçe kadınları ikinci sınıf vatandaş gören anlayışın süreceğinden "herkesin emin olduğunu" dile getirdi.
Daha önce "Yeşil Devrim" döneminde umut bağlanan reformistlerin de gerçek reformist olmadığının anlaşılmasının halktaki devrimci düşünceleri körüklediğini anlattı. Reformist olarak anılan siyasetçilerin de günün sonunda "Ruhani Lider’e" bağlılığının halka bağlılıktan büyük olduğunu ve böyle kırılma anlarında rejimden yana durduklarını söyledi.
Hükümetin internete getirdiği kısıtlamalar sebebiyle mobil internetin tamamen kesildiğini, hafta içi mesai saatlerinde kablosuz internet hizmetinin sağlandığını, protestocuların ayrıca sınır bölgelerinde komşu ülkelerden yakalanan kablosuz ağlarla dünya kamuoyu ile iletişimi sürdürdüğünü anlattı.
Rejim değişikliği mümkün mü?
Canı pahasına özgürlüğü için mücadele edenler, tanıklıklarının ilk defa bir rejim değişikliğine bu kadar yakın olduğunu dile getirse de ülkede rejime bağlı kalabalıklar güvenlik güçlerinin korumasıyla gündüz saatlerinde meydanlarda toplanıyor.

Rejim yanlısı gösteriler - Reuters
Güvenlik bürokrasisinde, orduda ya da poliste şu an için, sokak hareketlerinde ibrenin protestoculardan yana dönmesini sağlayacak bir itaatsizliğe de rastlanmıyor. Protestoların örgütsüz ve lidersiz yapısı da alternatif bir yönetim modeli ortaya konamamasına sebep oluyor. Dolayısıyla soğukkanlılıkla yapılan yorumlarda bu şartlar altında "şimdilik" bir rejim değişikliği beklemenin mümkün olmadığı ifade ediliyor.
Öte yandan, rejimin herkesi öldüremeyeceği ya da gözaltına alamayacağı da aşikâr. Protestoların sürmesi ya da sağlık durumu "kritik" olduğu ifade edilen Ruhani Lider Ayetullah Ali Hamaney'in ölmesiyle ortaya çıkacak liderlik tartışması güvenlik bürokrasisinde çatlaklar yaratabilir. Sürgünde yaşayan, "demokratik ve laik" bir İran'ı savunduğunu söyleyen, uluslararası kamuoyunu İran rejimine yaptırım uygulamaya ve protestocuları desteklemeye çağıran Şah döneminin yöneticisi Pehlevi hanedanın mensubu Prens Rıza Pehlevi, ülkeye dönerek bir geçiş döneminde liderlik yapabilir.
Rejim değişirse ne olur?
1979'daki İslam devrimi, Siyasal İslam’ı dünya genelinde ivmelendirmişti. İran'da demokratik ve laik bir yönetimin kurulması, tersi yönde bir dalgayı dünyaya yayabilir.
İran’ın vekalet savaşı sürdürdüğü Lübnan, Yemen gibi ülkelerde siyasi değişimler aniden tetiklenebilir. Orta Doğu'da İran gibi bir müttefiki kaybeden Suriye ve Rusya yeni arayışlara girebilir. İran’ın sahip olduğu enerji kaynakları, İran’ın "yeni müttefiklerinin" iştahını kabartabilir. Türkiye için hem enerjinin pahalanması, göç dalgası gibi büyük tehlikeler, hem de terörle mücadelede daha sıkı işbirliği, insan hakları ve kadın hareketlerinin güçlenmesi, Orta Doğu'da istikrarın sağlanması gibi büyük fırsatlar ortaya çıkabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
NEREDE YAYIMLANDI?
Brezilya'da seçime doğru, %1'in serveti
28 Eyl 2022

YAZARLAR

Bartu Özden
Politics editor @ Aposto

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Westminster siyasetinin geleneksel işleyişine karşı halk arasında biriken öfke, kendini Londra merkezli sistemin dışından geliyormuş gibi konumlandıran eski Manchester Belediye Başkanı, yeni Başbakan Andy Burnham için ilk aşamada bir avantaj sağlıyor şüphesiz. Ancak şimdilik adeta “İngiliz siyasetini kurtaracak bir halk kahramanı olarak selamlanan ve yüceltilen” karizmatik lider Andy Burnham için en büyük sınav, göreve geldikten sonra rüzgar tersten estiğinde ülkesi için anlattığı hikayeye tutunup tutunamayacağı olacak.

Türkiye ile KKTC arasında imzalanan mutabakat zaptıyla iki ülkeyi denizin altından bağlayacak doğalgaz boru hattı için çalışmalar resmen başladı. Doğu Akdeniz gaz havzası sadece Kıbrıs (Rum ve Türk kesimi olması bağlamından bağımsız) için değil, Mısır ve İsrail’de dahil olmak üzere son dönemde öne çıkan, doğalgaz rezervleri açısından da oldukça önemli bir havza. Peki bu adımın getirileri ne olabilir?

Ahbap Derneği soruşturması, Türkiye'de milyonlarca kişinin bağış yaptığı dernek ile vakıflara ilişkin güven ve şeffaflık tartışmalarını gündeme getirdi. Peki bir derneğe bağış yapmadan önce nelere dikkat edilmeli? Bir derneğin güvenilir olduğu nasıl anlaşılır?

7-8 Temmuz 2026 tarihinde Ankara’da toplanan NATO liderler zirvesi, ittifakın kendisi hakkında çok daha derin soru ve sorunları gündeme getiriyordu. Avrupa merkezli NATO ile Donald Trump başkanlığındaki Amerikan yönetiminin zıt tutumları nedeniyle Atlantik ötesi ilişkiler giderek karmaşıklaşıyor, anlaşmazlıklar derinleşiyor ve kapsamı genişliyor. Peki Türkiye bu denklemde nerede duruyor?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?




