İran’la yeni müzakereler: Saldırılar neden son anda durduruldu?

ABD Başkanı Donald Trump, New Jersey’de geçirdiği hafta sonunun ardından Washington’a dönerken gazetecilere İran’ın nükleer programı ile Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini kapsayan yeni müzakerelerin 3 Ağustos Pazartesi öğleden sonra başlayacağını söyledi.
ABD Başkanı, bir anlaşmaya varılması için İran’a ne kadar süre tanıyacağı sorusuna yanıt vermedi. “İnsanları öldürmek istemiyorum” diyen Trump, yine de askerî seçeneği tamamen masadan kaldırmadı.
Saldırı planı neydi?
ABD ve İsrail’in hafta sonu İran’daki enerji tesisleri, limanlar ve başka stratejik altyapı noktalarını hedef alan yeni bir bombardıman dalgasını değerlendirdiği bildirilmişti.
- CBS News’in çok sayıda kaynağa dayandırdığı haberine göre plan, İran’a karşı savaşın başlamasından bu yana düzenlenecek en ağır saldırılardan biri olabilirdi. Konunun 31 Temmuz’da Trump’ın Camp David’de düzenlediği kabine toplantısında ele alındığı belirtildi. Axios da Trump’ın enerji altyapısına yönelik saldırıları ciddi biçimde değerlendirdiğini, ancak nihai emri henüz vermediğini aktardı.
Planlanan saldırının kapsamı resmen açıklanmadı. Ancak enerji üretim ve ihracat tesislerinin hedef alınması, yalnızca İran ekonomisini değil, Körfez’deki petrol altyapısını ve dünya enerji piyasalarını da etkileyebilecek bir tırmanma anlamına geliyordu.
Trump neden son anda vazgeçti?
Trump’a göre kararda İran’ın yanı sıra bölgedeki bazı ülkelerin daha fazla süre istemesi etkili oldu. ABD Başkanı; Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ortaklarının geniş çaplı bir saldırının bölgeyi daha büyük bir savaşa sürükleyebileceği yönündeki kaygılarını kendisine ilettiğini söyledi.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın Trump’la yaptığı telefon görüşmesi özellikle belirleyici oldu. Axios’a göre Bin Selman, İran’ın yeni saldırılara Körfez ülkelerinin petrol tesislerini hedef alarak karşılık verebileceğini ve böyle bir gelişmenin enerji piyasalarında yeni bir şok yaratacağını anlattı. Suudi yönetimi, ABD’yle yakın güvenlik ilişkilerine rağmen İran’la gerilimin denetimsiz biçimde büyümesini istemiyor.
Trump daha sonra Truth Social hesabında, İran ve diğer Ortadoğu ülkelerinin kendisinden anlaşmanın tamamlanması için zaman istediğini yazdı. ABD’nin saldırıya hazır olduğunu vurguladı ancak operasyonu “dünyanın gelecekteki yararı” ve İran’ın varlığını sürdürebilmesi için iptal ettiğini savundu.
Müzakerelerin iki temel başlığı ne?
İlk başlık, Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi geçişlerinin normale dönmesi. İran ile Umman arasında bulunan boğaz, Basra Körfezi’ndeki petrol ve sıvılaştırılmış doğalgazın dünya pazarlarına taşındığı en önemli güzergahlardan biri. Savaş öncesinde küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz ticaretinin yaklaşık beşte biri buradan geçiyordu. Son aylarda İran’ın gemilere yönelik saldırıları ve ABD’nin uyguladığı deniz ablukası, geçişleri önemli ölçüde sınırlandırdı.
- Trump, anlaşmanın boğazın “derhal ve tamamen” açılmasını içereceğini söylüyor. İran ise görüşmelerin yeni bir deniz rotası üzerinde yoğunlaştığını, bunun boğazın açık veya kapalı olması meselesinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, rota düzenlemesine ilişkin görüşmelerin son aşamada olduğunu söyledi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise Tahran’ın boğaz üzerindeki egemenlik ve güvenlik yetkilerinden vazgeçmediğini vurguladı.
İkinci başlık İran’ın nükleer programı. Trump, görüşmelerin “İran’ın nükleer tehdidinin sona ermesini” sağlayacağını öne sürüyor. İran, nükleer silah üretmeye çalıştığı suçlamasını reddediyor ve programının barışçıl amaçlarla yürütüldüğünü savunuyor. İsrail ise İran’ın nükleer ve balistik füze kapasitesini yeniden geliştirmesine izin verilmeyeceğini söylüyor.
İran görüşmelere katılacak mı?
İranlı yetkililerin açıklamaları, diplomatik temasların sürdüğünü gösteriyor. Ancak Tahran, Trump’ın açıkladığı anlaşma çerçevesinin bütününü kabul ettiğini henüz duyurmadı.
- Trump, Cumartesi gecesi İran’ın kendisinden daha fazla süre istediğini söyledi. İran tarafı ise önceki açıklamalarında ABD’yi askerî tehditlerle müzakere yürütmeye çalışmakla suçladı. Tahran, yeni bir saldırıya yardım edecek bölge ülkelerinin de hedef hâline gelebileceği uyarısında bulundu.
Bu nedenle pazartesi günü başlayacağı belirtilen süreç, saldırıların ertelendiği yeni bir pazarlık turu niteliğinde.
İsrail bu sürecin neresinde?
Trump, İsrail’in anlaşma arayışına destek verdiğini söyledi. Ancak İsrail hükümetinden, Trump’ın duyurduğu bütün maddeleri kabul ettiğini gösteren ayrıntılı bir açıklama gelmedi.
İsrail Enerji Bakanı ve güvenlik kabinesi üyesi Eli Cohen, ABD ile yakın güvenlik ve istihbarat koordinasyonu içinde olduklarını belirtti. Buna karşılık İran nükleer programını veya balistik füze üretimini yeniden başlatırsa İsrail’in anlaşmadan bağımsız biçimde harekete geçeceğini söyledi.
Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 28 Temmuz’da Washington’da İran konusunda görüşmüştü. Görüşmede diplomasi, ekonomik baskı ve yeni askerî operasyonlar dahil bütün seçeneklerin ele alındığı bildirildi. Netanyahu’nun İran’la kapsamlı bir anlaşmaya varılabileceği konusunda Trump’tan daha şüpheci olduğu belirtiliyor.
Bu farklılık, olası anlaşmanın önündeki önemli risklerden biri. Washington geçici bir denizcilik ve nükleer denetim düzenlemesini yeterli görebilirken İsrail, İran’ın askerî kapasitesinin daha geniş ölçüde ortadan kaldırılmasını talep ediyor.
Müzakerelerden ne bekleniyor?
İlk aşamada tarafların üç konuyu gündeme getirmesi bekleniyor: Hürmüz Boğazı’nda güvenli bir deniz rotasının oluşturulması, İran’ın nükleer faaliyetlerine ilişkin denetim ve sınırlamaların belirlenmesi, ABD’nin deniz ablukası ile karşılıklı saldırıların durdurulması.
Öte yandan: İran, boğaz üzerindeki egemenliğinden ve uranyum zenginleştirme hakkından vazgeçmek istemiyor. ABD ise deniz trafiğinin kesintisiz açılmasını ve İran’ın nükleer silah geliştiremeyeceğine dair doğrulanabilir güvenceler talep ediyor. İsrail, İran’ın balistik füze üretiminin de anlaşmaya dahil edilmesini istiyor.
- Trump herhangi bir süre sınırı açıklamadı. Bu, müzakerecilere alan açabilir; fakat İran üzerinde kısa süre içinde anlaşma baskısı kuran önceki sözleriyle de çelişiyor.
Pazartesi günü görüşmeler başlasa bile ilk toplantıdan kapsamlı bir barış anlaşması çıkması beklenmiyor. Daha gerçekçi ihtimal, saldırıların yeniden başlamasını önleyecek geçici bir düzenleme ile Hürmüz Boğazı’nda sınırlı deniz geçişlerinin güvence altına alınması.
Savaşın sona ermesi yakın mı?
Şimdilik bunu söylemek mümkün değil. Trump’ın saldırıları durdurması, son günlerdeki en ciddi tırmanma ihtimalini en azından geçici olarak azalttı. Körfez ülkelerinin ortak biçimde diplomasiye ağırlık vermesi ve İran’ın görüşmelere kapıyı kapatmaması da müzakere için alan yarattı.
Buna karşılık ortada imzalanmış bir metin, ortak bir takvim veya tarafların üzerinde uzlaştığı ayrıntılı bir denetim sistemi bulunmuyor. Müzakerelerin başarı ölçütü ise yalnızca tarafların masaya oturması değil, tanker saldırılarının durması, ABD ablukasının gevşemesi ve askerî tehditlerin uygulanabilir bir anlaşmaya dönüşmesi olacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Canlı Gündem
Anbean ekonomi, iş dünyası, teknoloji, politika ve kültür-sanat gündeminin en önemli maddeleri. Kısa, yalın, öz bir şekilde.

