İstanbul’u alan CHP’yi aldı

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
CHP, 4-5 Kasım tarihlerinde 38. Olağan Kurultayı'nı tamamladı ve yeni Genel Başkanını seçti. Kemal Kılıçdaroğlu, koltukta geçirdiği 13 yılın ardından yerini Özgür Özel’e bıraktı. Buraya kadar hepimizin malumu, ancak…
Kamuoyunun üzerine pek eğilmediği, Türkiye demokrasi tarihine geçecek kadar önemli bir gelişme yaşandı. Ana akım siyasi partilerden biri, Kurultay ile genel başkanını değiştirdi. Bu, Türkiye tarihinde örneği pek az bulunan bir değişim. Genel başkanlar kurultaylara genellikle otoritelerini sarsmaya cesaret edecek biri çıkmadığından tek aday gösterilerek ya da siyasi kariyerine son verip koltuğunu başka birine devrederek çıkarlar. Özel’i bu noktada tebrik etmek gerekiyor, bu cesareti gösterebildi. Her ne kadar seçim mağlubiyetlerinden zayıflamış olsa da elinde örgüt gücünü tutan 13 yıllık bir iktidarı yenmek hiç de kolay değil, ki kolay olmadı da. Bu sürecin belki de en büyük kırılma anı, 1366 delegenin 190’ının geldiği İstanbul’da “Değişimciler”in kazanması oldu. Bu sonuç, diğer illeri de etkiledi.
Özel-İmamoğlu birlikteliği
Muhalefetin geçen Genel Seçimlerdeki mağlubiyetinin hemen ertesi sabahında, değişim ateşini çektiği bir videoyla “Unutmayın değişmeyen tek şey, değişimdir. Her sahada her ortamda değişim. Aynı şeyleri yaparak farklı sonuç asla beklemeyeceğiz artık” diyerek İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu başlattı. Sonraki süreçte de değişim talebini dile getirerek bu ateşi yakmaya devam etti. "Acaba genel başkanlığa mı aday olacak?" diye düşünülürken Ağustos ayında yaptığı bir açıklamayla yeniden İBB Başkan Adayı olacağı yönünde güçlü bir sinyal verdi. Ki bu sıralarda Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’nun birlikte hareket ettiği; Özel’in genel başkanlığa, İmamoğlu’nun ise İBB’ye aday olacağı dillendiriliyordu. Beklenen oldu ve sonraki haftalarda Özgür Özel de adaylığını ilan etti. Beraber objektiflere poz vermekten çekinmeyen bu iki ismin artık birlikte yol yürüdüğü herkesçe biliniyordu.
Özgür Özel, kendini grup başkanvekili ve grup başkanı yapan, adaylığı açıklandığında göz yaşlarına boğulduğu isme, Kılıçdaroğlu’na rakip oldu. Aynı şekilde Ekrem İmamoğlu, çatlak seslere rağmen kendisini 2019’un Mart’ında İBB adayı gösteren Kılıçdaroğlu’na karşı bir hareket başlattı. Tarihteki meşhur “baba-oğul” metaforlarını tecrübe ettiğimiz bir mücadele gerçekleşti.
Kendimizi sıcak gündemden soyutlayıp, bir film şeridi üzerinden bakalım bu iki isme. Genel başkan olana kadar, Özgür Özel’in adımlarını daha yavaş attığını söyleyebiliriz. Örgütten başladı, vekil oldu, grup başkan vekili oldu ve son olarak grup başkanıydı. Burada daha dikkat çekici serüven ise İmamoğlu’nun. 2019’un Ocak’ında Beylikdüzü İlçe Belediye Başkanıyken, sadece beş ay sonra, 2019’un Mayıs’ında artık ismi Cumhurbaşkanlığında geçiyordu. Ve bu isim artık 100 yıllık CHP’nin en büyük güç odaklarından biri. Bu idrak etmesi, kaldırabilmesi çok zor bir yükseliş.
Kurultay’da psikolojik savaş
Kurultay'da hiç şüphesiz büyük bir psikolojik savaş verildi. Adil koşullarda yapılması gereken seçim, hiç de öyle başlamadı. Peki nasıl oldu?
Kurultay’ın en belirliyici anı şüphesiz ki iki adayın konuşmaları olacaktı. Çünkü bıçak sırtında geçeceğini makul olan herkesin tahmin ettiği seçimde, her bir delegenin oyu çok mühimdi ve hâlâ kararını vermeyenleri/karar değiştirebilecekleri etkilemek istiyorlardı. İşte bu noktada, Kılıçdaroğlu ve ekibi salonu lehlerine çok güzel dizayn etmişti. Sürekli Kılıçdaroğlu müzikleri çalıyor, salonun ortasındaki ekranda durmadan Kılıçdaroğlu videoları dönüyordu. Özgür Özel salona girdiğinde ne ismi anons edildi ne görüntüsü ekrana verildi; ancak daha çok alkış toplaması ve destekleyenlerin daha çok olduğu izlenimi verilmesi adına Kılıçdaroğlu için bu ikisi de yapıldı. Unutmayalım, her bir delegenin oyu önemli (ki Özgür Özel iki oy daha alamadığı için seçim ikinci tura kaldı) ve her delege kazanan tarafta olup siyasini kariyerini korumak istiyor.
“Zeydan Abi bir talimatın yeter”
Bunun yanında salonun hem Özel’e hem de Kılıçdaroğlu’na ayrılan taraflarının henüz Kurultay başlamadan 8 saat önce, yani gece 2’de Adana’dan gelen kimselerle doldurulduğu bilgisi sosyal medyada dönüyordu. Adana’nın Kılıçdaroğlu’nu desteklediği bilgisiyle bunu düşündüğümüzde, yine salonun atmosferini etkilemeye yönelik bir girişim olduğu kanısına varıyoruz. Özgür Özel de bu bilgiyi teyitlemiş olacak ki, konuşması esnasında kendini susturmak isteyen dinleyicileri işaret ederek Adana Belediye Başkanı Zeydan Karalar’a, “Zeydan Abi beni dinlemiyorlar. Bir talimatın yeter. Sen söylersen olur, seni dinlerler” dedi.
Bunları bilindik, yapılması beklenen taktikler olarak görebiliriz. Ancak gecenin sonlarına doğru öyle bir şey oldu ki bunu kimse beklemiyordu. Önceden düşünüp hazırlandığı çok belli bir olay yaşandı.
Sahte SMS skandalı
İlk tur bitmiş, Özel, Kılıçdaroğlu’nun 18 oy üstünde çıkmış ve neredeyse salondaki herkes ikinci turun galibinin Özel olacağını düşünürken tüm CHP Kurultay delegelerine bir SMS iletildi. Bu SMS’te, “Değişim” talebinin en büyük taşıyıcılarından, 190 delegesinden 186’sının Özel’e oy vereceği bilinen İstanbul İl Örgütü’nün Başkanı Özgür Çelik'in, Özel’den desteğini çektiği ve delegelerden Kılıçdaroğlu için oy istediği yazıyordu. Bu SMS, delegelerde bir kafa karışıklığı yarattı. Özgür Çelik mesajın sahte olduğunu belirtse de ikinci bir sahte mesaj daha atıldı ve ilk mesajdakiler tekrarlandı. Bunu planlayan her kimse belki kurnazlığını takdir etmek gerekir ama karakteri hakkında tam tersini söyleyebiliriz. Nihayetinde bu şark kurnazlığı sonucu değiştirmedi, İstanbul’u alan CHP’yi de aldı…
Değişen CHP
Önümüzdeki süreçte bol bol CHP’deki değişimi, beklenenlerin gerçekleşip gerçekleşmediğini konuşacağız. Bu yazıda kısa bir özet geçmekle yetinelim.
Henüz partinin genel başkan yardımcıları yani Merkez Yönetim Kurulu (MYK) açıklanmasa da, Parti Meclisi (PM) listesine göz attığımızda partide genç ve kadın ağırlığının arttığını, uzun dönemlerdir görev alanların azaldığını fark ediyoruz. Ve çiçeği burnunda Genel Başkan Özel’in Yargıtay-AYM çekişmesi hakkında yaptığı eylem çağrısından ise, CHP Genel Başkanı’nın sabah Genel Merkez’e gidip, geç saatlerde çıkan biri olmaktan ziyade sahada olacağının işaretlerini görüyoruz.
İktidarın demokrasiye ve normalleşmeye dönmeyeceği artık daha net görülüyor, bu koşullarda yeni CHP yönetimi sahici bir değişim gösterebilirse, hem sandıktan uzaklaşan seçmenini tekrar yanına çekebilir hem de Cumhur İttifak’ından kopmaya devam edenlerin yeni adresi olabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nın ardından değerlendirmeler, "İki Seçim Arası Seçmen ve Duygular Araştırması, Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan gibi ülkelerin İsrail-Hamas savaşına yaklaşımlarının bir değerlendirmesi
10 Kas 2023

YAZARLAR

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Demokrasi krizleri ilk bakışta afetlerle ilgisiz görünebilir. Oysa afet yönetimi literatürü tam tersini söylüyor. Türkiye'de de mutlak butlan kararıyla birlikte, belediye başkanlarının tutuklanmasıyla derinleşen siyasi gerilim sürecine bir kurumsal belirsizlik daha eklendi. Türkiye’nin deprem gerçeği ise durduğu yerde duruyor.

CHP Genel Başkanlığı'ndan uzaklaştırılan Özgür Özel'in 83 milletvekilinin katıldığı son grup toplantısında yeni parti hazırlıklarını duyurmasının ardından partide art arda istifalar yaşandı. CHP'den istifa eden üyeler, neden istifa ettiklerini ve bundan sonra nasıl bir yol izleyeceklerini Aposto'ya anlattı.

Westminster siyasetinin geleneksel işleyişine karşı halk arasında biriken öfke, kendini Londra merkezli sistemin dışından geliyormuş gibi konumlandıran eski Manchester Belediye Başkanı, yeni Başbakan Andy Burnham için ilk aşamada bir avantaj sağlıyor şüphesiz. Ancak şimdilik adeta “İngiliz siyasetini kurtaracak bir halk kahramanı olarak selamlanan ve yüceltilen” karizmatik lider Andy Burnham için en büyük sınav, göreve geldikten sonra rüzgar tersten estiğinde ülkesi için anlattığı hikayeye tutunup tutunamayacağı olacak.

Türkiye ile KKTC arasında imzalanan mutabakat zaptıyla iki ülkeyi denizin altından bağlayacak doğalgaz boru hattı için çalışmalar resmen başladı. Doğu Akdeniz gaz havzası sadece Kıbrıs (Rum ve Türk kesimi olması bağlamından bağımsız) için değil, Mısır ve İsrail’de dahil olmak üzere son dönemde öne çıkan, doğalgaz rezervleri açısından da oldukça önemli bir havza. Peki bu adımın getirileri ne olabilir?

Ahbap Derneği soruşturması, Türkiye'de milyonlarca kişinin bağış yaptığı dernek ile vakıflara ilişkin güven ve şeffaflık tartışmalarını gündeme getirdi. Peki bir derneğe bağış yapmadan önce nelere dikkat edilmeli? Bir derneğin güvenilir olduğu nasıl anlaşılır?



