Kadınlar Mücadeleye Tutunuyor

İstanbul Yenikapı Marmaray istasyonunda trenin önüne atlayarak intihar eden 20 yaşındaki Kübra Ergin, Türkiye’de kadın olmanın zorluğu ve genç intiharlarını yeniden gündeme taşıdı. Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Başkanı Avukat Müjde Tozbey ve Antalya Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Kurulu Kolaylaştırıcısı Avukat Nur Deniz Toklu ile genç kadınlar ve umutsuzluk üzerine konuştuk.
- Bir adım geriden: Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından İstanbul'da 20 yaşındaki Kübra Ergin intihar etti. Kübra’dan geriye ise onu intihara iten sebepleri kaleme aldığı, bir defterden yırtılmış mektubu kaldı. Ergin, Türkiye’de bir kadın olarak hiçbir zaman özgür hissetmediğini yazdığı mektubunda mevcut hükümetin politikaları ve ülkenin ekonomik durumunun yarattığı umutsuzluğa ve Türkiye’de kadın olmanın zorluklarına vurgu yaptı.

Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Başkanı Av. Müjde Tozbey
Toplumda eşitsizliklerle dolu bir hayat sürdürmeye çalışan binlerce kadının umutsuzluğa kapılıp hayatlarına son vermesi hakkında Yerel Kadın Muhabirler Ağı'na konuşan Tozbey şunları söyledi:
“Bir hemcinsimin yaşadığı çıkışsızlık, geleceksizlik duygusunu anlıyorum ve bir insanın kırılgan bir evresinde yaşamıyla ilgili böyle korkunç bir kararı verebilmesini şaşkınlıkla karşılamadığımı söyleyebilirim. Yoksulluk ve gericilik şu an kadınları en çaresiz bırakan, şiddete açık hâle getiren en temel meselelerdir. Gericiliğe haddi bildirilmeli. Hiçbir dinsel kural, kadınların yaşamıyla en ufak şekilde ilişkilenmemeli.”
Avukat Toklu ise kadınların yalnız olmadığına dikkat çekti:
"Durum ne kadar umutsuz görünürse görünsün kadın mücadelesi enerjisini kız kardeşliğin dayanışmasından almaktadır. Umutsuzluğa kapılan bir kadın olduğunda içinde bulunduğu duruma karanlık taraftan değil kadın mücadelesinin aydınlattığı o umut dolu taraftan bakması gerekir. Çünkü kadınlar hiçbir zaman pes etmeyi bilmezler."
Sonraki adımlar ne olmalı?
Genç kadın intiharları ve kadınları yok sayan bazı siyasetçilerin meclise girerek söz sahibi olması üzerine bir açıklama yapan Tozbey, "Yoksulluk, barınmanın dahi sorun hâline gelmesi, sağlıklı beslenmenin, sağlıklı sosyalleşmenin imkânsızlaşması, maruz kalınan cinsel ayrımcılık; bunlar bir insanın değersiz hissetmesi, yaşamaya değer hissetmemesi için yetmez mi? Öncelikle her kadın insanca yaşayabileceği bir gelire sahip olmalı. Çalışabilir yaşta ise çalışması sağlanmalı, çalışabilir durumda değil ise, örneğin doğum yaptıysa ya da engelliyse, sağlık sorunu varsa, güvence altında olmalı, kamusal kaynaklar bunun için seferber olmalı" dedi. Tozbey güncel durumda bu koşulların sağlanamaması hakkında şunları ekledi:
"Emek ve laiklik düşmanı bir hattan kadınlar için tek bir pozitif sonuç bekleyemezsiniz. Seçimler iktidardan kurtulmak için bir fırsattı, değerlendiremedik ama kadın düşmanı politikalardan kurtulmanın tek yolu seçimler değil. Kadınlar örgütlü olursa, boyun eğmezse iktidara geri adım attırırız. Şimdi ilk hedefimiz bu olmalı. Çünkü tasarladıkları yeni anayasayla, kadını tüm kazanılmış haklarından men etmeyi umuyorlar."

Antalya Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Kurulu Kolaylaştırıcısı Avukat Nur Deniz Toklu
Kadınların umutsuzluk hâli ve kadınları intihara sürükleyen sebeplerle ilgili konuşan Toklu ise kazanımların kadınların ellerinden alınması üzerine konuştu:
"Çok uzun zamandır kadınlar eşitsizlik ile mücadele ediyor. Bu mücadelede edinilen kazanımlar birer birer geri alınmaya başladı. Uzun ve yorucu bir süreç sonunda edinilen kazanımların hukuksuz şekilde kaybı genç ya da yaşlı birçok kadını umutsuzluğa ve kaygıya sürüklüyor. Yapılan yanlışlar temelde cinsiyet ayrımı yapılmasından kaynaklı. Kadın ve erkek eşit dediğimiz noktada toplumsal cinsiyet rolleri de toplumun bakış açısı da buna bağlı olarak sosyal ve hukuksal düzen de mutlaka değişecektir. Umutsuzluğun bir diğer sebebi de gençlerin demokrasiyi fiili olarak görememesi. Bizler seçimle gelen seçimle gider diyebiliyoruz ama bu sene ilk defa oy kullanan gençler doğduklarından beri aynı iktidarı görüyorlar. Gençlerin bir kısmı ne yazık ki seçimi bir umut ve demokrasi olarak görmüyor."
Toklu, sorunları çözmek için atılması gereken öncelikli adımları şu şekilde sıraladı:
- Var olan kanunların doğru uygulanması,
- Yargının tekrar bağımsız hâle gelmesi,
- İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe konulması - ki Türkiye"Kadınların yaşadıkları sorunlar karşısında başvuracakları mekanizmalar aslında çok çeşitli ve yeterli. Yetersiz olan bu mekanizmaları doğru uygulanmaması" diyen Toklu, sözleşmeden çekilmiş olsa da kanun gereği uluslararası sözleşmenin iç hukukta uygulanmasını kabul eden yasa hâlâ yürürlükte.
Dayanışma
Türkiye’de umutsuzluğa kapılan ve psikolojileri giderek bozulan çok sayıda genç kadına seslenen Tozbey şunları söyledi:
"Umutsuzluğa kapılmayın demenin kendisi umut olmuyor belki ama, derneğimizin yaptıklarına bakarlarsa, belki gelip biraz ucundan tutarlarsa, yalnız derneğimizin değil elbette, bir bütün olarak kadın hareketinin ve toplumsal mücadele kanallarının bir yerinden tutunurlarsa, daha iyi hissedecekler. Mutlu olacaklar, umut dolacaklar demiyorum, hangimiz çok 'Mutluyuz' diyebiliriz ki? Mutluysak oturup bir düşünelim zaten, bir terslik olsa gerek. Ama birlikte olmak iyi gelir insana, hele birlikte bir şey için mücadele etmek, hele de mücadele ettiğiniz kişiler kadınlara düşmansa, çok çok iyi hissedersiniz. Hem kendi yaşamınız hem kız kardeşlerinizin, çocukların, gelecekteki kadınların yaşamının değişmesi için omuz vermiş olursunuz. Önerim diyemem ama, dileğim, genç kadınların kadın düşmanlarıyla mücadeleye bir yerinden tutunmasıdır."
"Kadınların yaşadıkları sorunlar karşısında başvuracakları mekanizmalar aslında çok çeşitli ve yeterli. Yetersiz olan bu mekanizmaları doğru uygulanmaması" diyen Toklu, "Durum ne kadar umutsuz görünürse görünsün kadın mücadelesi enerjisini kız kardeşliğin dayanışmasından almaktadır" diyor:
"Bu anlamda baroda gönüllü olarak çalışan biz avukatlar ile kadın mücadelesi alanında çalışan sivil toplum kuruluşları yılmadan hukuk mücadelesine devam etmekte. Umutsuzluğa kapılan bir kadın olduğunda içinde bulunduğu duruma karanlık taraftan değil kadın mücadelesinin aydınlattığı o umut dolu taraftan bakması gerekiyor. Çünkü kadınlar hiçbir zaman pes etmeyi bilmezler. Doğal olarak kadın mücadelesi de pes etmeyi asla kabul etmiyor. Sadece bazen bir engele takılan kız kardeşimize yürüdüğü yolda yalnız olmadığını hatırlatmak gerekiyor."
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Fadime Yiğit
Yazar @ Yerel Kadın Muhabirler Ağı

Yerel Kadın Muhabirler Ağı
Uçan Süpürge'nın Muhabirler Ağı, toplumsal cinsiyet eşitliğini ana odağa alarak kadınların sesinden haberlere ulaştırır.
İLGİLİ OKUMALAR



