Kendinizi internetten silmeniz mümkün mü?

Bir gün Google’a adınızı yazdınız ve muhtemelen karşınıza yıllar öncesinden hiç de hoşnut olmadığınız bir fotoğraf çıktı. Ortalama bir internet kullanıcısıysanız son 20 yılı çevrimiçi dünyada geçirmiş biri olarak elbette sorgulamadan duramadınız: “İnternetten silinmem mümkün mü?”
Kendinizi internetten silmeniz mümkün mü?

Bir gün bilgisayar başına oturdunuz, Google’a adınızı yazdınız ve muhtemelen karşınıza lise yıllarınızdan çok utandığınız bir fotoğraf veya “Böyle bir şeyi nasıl söyledim?” diye düşünmeden duramadığınız bir Twitter paylaşımı çıktı. Ortalama bir internet kullanıcısı olarak çok büyük ihtimalle son 20 yılı çevrimiçi geçirdiniz. Doğal olarak işlerin bu noktaya geleceğini tahmin etmeden internet ve büyük teknoloji firmalarıyla kendiniz hakkında tonla bilgi paylaştınız. 

  • Ve artık şunu sorgulamadan duramadığınız noktaya geldiniz: “İnternetten silinmem mümkün mü?” 

Geniş açı: Aralarında Meta, Google, Apple ve Amazon’un da bulunduğu birçok şirket, geniş kitlelere ulaşan platformları nedeniyle kullanıcılar hakkında ciddi miktarda veri ediniyor. Bu veriler arasında beğeniler, iletişim bilgileri, sağlık ölçümleri ve sosyal çevre de yer alıyor. Uzun zamandır çevrimiçi dünyada olan kullanıcıların eski forum sitelerindeki yorumları veya artık savunmadığı bir görüşü içeren sosyal medya paylaşımlarına bile internetten erişilebiliyor. 

Uzmanlara göre bir kullanıcının internetten kendine ait tüm verileri silmesi, imkansıza yakın. Google’ın dizin sistemi de bu süreci oldukça zorlu bir hâle getiriyor. Bunun için kullanıcının kendisine ait her bir veriye ulaşması, bunu kaldırması, kendi kontrolü dahilinde değilse ilgili platformdan kaldırılmasını talep etmesi ve bazen bununla ilgili yasal bir süreç başlatması gerekiyor ve tüm bu adımlar tamamlansa dahi yine de internet veritabanının derinliklerinden kişi hakkında keşfedilmemiş bir bilgi ortaya çıkabiliyor. 

İnternetten kendinizi tamamen silmek bu nedenle oldukça zor olsa da hakkınızdaki bilgilerin en azından büyük bir çoğunluğunu yok etmek için atabileceğiniz bazı adımlar bulunuyor. 

Veri komisyoncuları: Hakkınızda yığınla bilgiye sahip olan tek şirketler ne yazık ki Meta ve Google gibi teknoloji devleri değil… Muhtemelen daha önce adını bile duymadığınız veri komisyoncusu şirketler de sizinle ilgili pek çok bilgiye sahip. Bu şirketler, kullanıcılar hakkında oldukça büyük miktarda veri topluyor ve belirli amaçlarla diğer şirketlere satıyor. Bu veriler, hedefli reklamlar sunmak veya siyasi bir kampanya için söylem oluşturmak üzere kullanılabiliyor. 

Üstelik toplanan veriler, isim, adres ve doğum tarihinden sosyal güvenlik numarası, alışveriş alışkanlıkları ve eğitim bilgisine kadar oldukça geniş bir yelpazeye yayılıyor. Acxiom, Equifax, Experian, Oracle ve Epsilon, veri komisyonculuğu yapan en büyük şirketler arasında yer alıyor. Bunlardan bazıları, kişilerin kendileriyle bağ koparmasına olanak tanıyor. Kullanıcılar, bu şirketlerle iletişime geçerek, bir form doldurarak ve bazı ek bilgiler sunarak kendi verilerinin toplanmamasını ve kullanılmamasını talep edebiliyor. 

  • ABD merkezli kâr amacı gütmeyen kuruluş Privacy Rights Clearinghouse, daha önce bu şirketlerin e-posta adresleri, gizlilik politikaları ve bağ koparmaya olanak tanıyıp tanımadıklarına ilişkin bilgileri içeren bir veritabanı oluşturdu. Bu veritabanından veri komisyonculuğu yapan şirketlerin bir listesine ulaşılabiliyor. 
  • YourDigitalRights’ın da veri komisyonculuğu yapan en büyük 10 şirkete bağ koparmak üzere bir form gönderilmesine olanak tanıyan bir internet sayfası bulunuyor.

Uzmanlar, verilerin büyük bir çoğunluğu bu şirketler tarafından toplanıp diğer firmalara satıldığı için bu tip bir hamleyle yola çıkmanın oldukça işlevsel olduğuna işaret ediyor. Fakat yine de bazı şirketler hâlâ bağ koparmaya olanak tanımadığı ve belirli bölgelerde yasal düzenlemeler bu tip bir aksiyon alınmasını mümkün kılmadığı için veri komisyonculuğu yapan şirketlerin elindeki tüm bilgileri ortadan kaldırmak imkansız hâle geliyor. 

Google arama sonuçları: Google’ın arama sonuçlarını görüntüleme şekli talep yoluyla değiştirilemiyor. Fakat kullanıcılar, arama sonuçlarında kendileriyle ilgili güncel olmayan ve zararlı olabilecek ayrıntılara müdahale edebiliyor. Bir internet sayfası, sahibi tarafından güncellendiyse, fakat bu güncelleme arama sonuçlarına yansımadıysa güncel olmayan içeriğin değiştirilmesi için Google ile iletişime geçilebiliyor. Böyle durumlarda platform, artık mevcut olmayan veya daha önce dizine eklediği sürümlerden önemli ölçüde farklı olan sayfaları arama sonuçlarında güncelliyor.

Google’ın ayrıca, “Sizinle ilgili sonuçlar” isimli bir aracı da bulunuyor. Araç, kullanıcıların arama sonuçlarında görüntülenen telefon numarası, ev adresi veya e-posta gibi kişisel verilerinin kaldırılmasını talep etmelerine olanak tanıyor. Bu noktada adınızı Google’da aratabilir ve yanına “e-posta” ya da “ikamet” gibi ibareler ekleyerek çıkan sonuçlara göz atabilirsiniz. Böylece herhangi bir hassas verinizin bilginiz dahilinde olmadan arama sonuçlarında yer almasının önüne geçebilirsiniz.  

Platform, kullanıcıların kendileriyle ilgili zararlı sayılabilecek içerikler için yaptıkları kaldırma taleplerini de dikkate alıyor. Bu kapsamda rıza dışı toplanmış görüntü, yapay zeka üretimi cinsel içerikli sahte görseller, finansal ve tıbbi bilgiler, ulusal kimlik bilgileri ve çocuk görüntülerinin kaldırılması talep edilebiliyor. Bunun için kullanıcıların Google’a bir form göndermesi ve içeriğin arama sonuçlarında bulunduğuna yönelik bir kanıt sunması gerekiyor.  

  • 2014 yılında Avrupa mahkemeleri tarafından oluşturulan ve 2018’de Avrupa Birliği’nin Genel Veri Koruma Yönetmeliği’ne (GDPR) dahil edilen "Unutulma Hakkı" ilkesi de belirli ölçütler karşılandığında bazı kişisel bilgilerin internetteki arama sonuçlarından kaldırılmasına olanak tanıyor. Kullanıcılar, yalnızca bu bilgiler kamu yararına hizmet eden bir nitelik taşıyorsa veya daha üstün bir menfaat varsa söz konusu ilkeden faydalanamıyor. 

  • Söz konusu hak, kişinin geçmişe ilişkin bilgisinin diğer kişiler tarafından sürekli ulaşılabilir olmasının önüne geçmeyi hedefliyor. 

Kullanılmayan hesaplar: Artık kullanılmayan hesapları bulup tamamen silmek de internetteki ayak izini minimuma indirme noktasında işlevsel olabiliyor. Kullanıcıların birçoğu, artık Tumblr, Myspace veya Facebook’u hiç kullanmasa da bu platformlardaki hesaplarını kaldırmaya yönelik herhangi bir aksiyon almıyor. 

Kullanılmayan tüm hesapları topluca kaldırmanın bir kısayolu bulunmadığı için işe hatırlayabildiğiniz tüm eski hesapların bir listesini yaparak başlayabilirsiniz. Bu noktada, o hesaplara bağlı e-posta adresleri ve kullanıcı adlarını hatırlıyorsanız bu bilgileri de not edebilirsiniz. Bu platformların her birini son bir kez ziyaret ederek hesabınızı açtıktan veya kurtardıktan sonra hesabı tamamen silebilirsiniz. 

  • Justdelete.me’nin neredeyse tüm sosyal ağların hesap kaldırma sayfalarını derlediği bir liste mevcut

Artık kullanmadığınız hesapların bir listesine ulaşmak için parola yöneticisi ve tarayıcınızdaki oturum açma bilgilerine de göz gezdirebilirsiniz. Eski aboneliklerinize göz atmak için gelen kutunuzu da kontrol edebilirsiniz. 

Dijital geçmiş: Tüm eski hesaplarınızı kaldıramasanız bile çevrimiçi dünyada depolanan ve artık görülmesini istemediğiniz bazı içerikleri kaldırabilirsiniz. Birçok kullanıcının gelen kutusunda yıllar öncesine ait binlerce e-posta bulunuyor. Özellikle belirli tarihlere ilişkin e-postaları kaldırmak isterseniz e-postanızdaki arama çubuğunda yer alan filtrelerden bu iletilere ulaşabilir ve silebilirsiniz. 

Benzer şekilde Facebook ve Twitter gibi sosyal medya platformlarındaki hesaplarınızda herkese açık olarak paylaştığınız ve yeniden görülmesini istemeyeceğiniz içerikleri de kaldırmanız işlevsel olacaktır. 

  • Google, bazı platformlardaki bireysel gönderileri dizine eklemiyor. Bu nedenle bu gönderiler, arama sonuçlarında görünmeyebiliyor. 

  • Fakat yine de pek çok sosyal ağda herkese açık gönderiler, Google dizinlerine ekleniyor. Bu nedenle uzmanlar, çevrimiçi ayak izini minimuma indirebilmek için kullanıcılara hesaplarını gizli hâle getirmeyi veya görülmesini istemedikleri gönderileri kaldırmalarını öneriyor. 

Ek olarak: İnternetteki ayak izini minimal hâle getirmek için yasal süreçlere başvurmak da işlevsel olabiliyor. Uzmanlar, özellikle iftira niteliğinde ifadeler, rıza dışı açık fotoğraflar ve zararlı içerikler söz konusu olduğunda kullanıcılara yasal bir destek almalarını tavsiye ediyor. Bu destek, çoğu zaman süreci hızlandırarak verilerin internetten kaldırılmasına yardımcı olabiliyor. 

DeleteMe, Kanary, OneRep ve Jumbo gibi üçüncü parti hizmetleri kullanmak da bu hedef doğrultusunda başvurulabilecek yollar arasında yer alıyor. Bu platformlar, belirli bir ücret karşılığında kullanıcıların çevrimiçi ayak izinin minimuma indirilmesine yardımcı oluyor. Bu hizmetlerin en popülerlerinden biri olan DeleteMe, kullanıcının verilerini veri komisyonculuğu yapan şirketlerin veritabanından kaldırıyor. Jumbo ise veri ihlalleri konusunda kullanıcıya uyarılar gönderiyor ve belirli bir süre sonra kullanıcıların sosyal medya gönderilerini otomatik olarak kaldırıyor. 

  • Diğer yandan bu hizmetlerin birçoğu, kullanıcılardan bazı kişisel verilerini ve oturum açma bilgilerini talep ediyor. Bu da veri güvenliği için ayrı bir risk teşkil edebiliyor. Uzmanlar, kullanıcıları söz konusu platformlara başvurmadan önce gizlilik politikalarını çok iyi bir şekilde okumaları konusunda uyarıyor. 

Tweet Deleter ve TweetDelete gibi alternatif platformlar da kullanıcıların eski Twitter paylaşımlarının toplu şekilde kaldırılmasına yardımcı oluyor. Fakat bu platformlar da oturum açma bilgileri paylaşıldığı için benzer güvenlik risklerini beraberinde getiriyor. 

İlerisi için neler yapılabilir? 

Verilerinizi tamamen internetten uzak tutmak, şimdiye kadar neredeyse imkansız hâle gelmiş olsa da elbette bu dakikadan sonra çevrimiçi ayak izinizi minimumda tutmaya yönelik atabileceğiniz bazı adımlar bulunuyor. Uzmanlara göre kullanıcıların, öncelikle proaktif olarak internette ne kadar ve ne türde bilgi paylaşmak istediğini düşünmesi gerekiyor. Bu noktada yeni bir hesap açarken kişisel bilgilerinizi paylaşmanız gerekip gerekmediğini veya kimliğinizi gizleyerek geçici bir hesap açıp açamayacağınızı düşünmek işlevsel olabiliyor. 

Uzmanlar ayrıca, çevrimiçi aktivitelerde Apple, Google, Microsoft, Meta ve Amazon’u kapsayan 5 büyük teknoloji şirketinin hizmetlerini kullanmaktan kaçınmak gerektiğine işaret ediyor. Özellikle veri toplamayan veya sınırlı miktarda veri toplayan bir web tarayıcısı ve arama motoru tercih edilmesi gerektiğinin de altı çiziliyor. 

Uçtan uca şifreleme yapan ve kaybolan mesaj özelliği bulunan mesajlaşma platformlarını tercih etmek de ileriye dönük atılabilecek adımlar arasında yer alıyor. Bunun yanında WhatsApp, Instagram, Google, X ve Amazon gibi platformlarda veri toplama ve işleme süreçlerine ilişkin politikaların çok iyi okunması gerektiği belirtiliyor. 

Ek olarak: Çevrimiçi dünyada görünmez olma konusunda arkadaşlar ve aileyle kurulan iletişim de önemli bir rol oynuyor. Birçok kişi, sosyal medyada bilgilerini kendisi aktif olarak paylaşmasa da arkadaşlarının yaptığı bir yer bildirimi veya bir aile fertlerinin paylaştığı bir fotoğraf nedeniyle internette iz bırakabiliyor. Bu tip bir duruma maruz kalmamak için söz konusu hassasiyetin sosyal çevreyle de net bir biçimde paylaşılması gerekiyor. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GünsonuAposto Günsonu

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

📬 Kreşe karşı hamle, kadına yönelik şiddet

CHP, AK Partili bakanlıkların belediye kreşlerini kapatmaya yönelik çabalarına sert tepki gösterdi. Millî Eğitim Bakanı talimatın kreşleri kapsamadığını söylese de İBB Başkanı İmamoğlu bakanlığın gönderdiği yazının orijinalini paylaştı.

25 Kas 2024

AA

YAZARLAR

Doğa Yurduneri

İş dünyası ve teknoloji editörü.

Quando İçgörü

Teknoloji ve bilim dünyasını şekillendiren trendlere yönelik analizler, sektörlerden içgörüler, güncel veriler ve etki yaratan raporlar.

İLGİLİ OKUMALAR