Kolombiya seçimlerinde ikinci tura doğru: Aşırı sağ rüzgarı kapıda

Latin Amerika son dönemde benzer seçim süreçlerine sahne oluyor: ABD tarafından desteklenen aşırı sağcı adaylarla ve sol tandanslı bir siyasi-ekonomik çizgiyi savunan isimler karşı karşıya geliyor. Seçimlerde aşırı sağcı adaylar, artan suç oranlarını gerekçe göstererek güvenlik politikalarını öne çıkarıyor. Kadınlara, yerlilere, göçmenlere karşı saldırgan açıklamalar seçim sürecinin polemiklerini yaratıyor. Aşırı sağcı adayların rakipleri merkez sol ya da sosyal demokrat isimler dahi olsa anti-komünist söylem sıkça işitiliyor.
Geride bıraktığımız 1-2 yılda Şili, Bolivya, Arjantin, Peru, Ekvador gibi pek çok ülke yaklaşık olarak benzer seçim süreçlerinden geçti. ABD’nin Latin Amerika’ya olan ilgisinin aleni hâle geldiği bir zaman diliminde şimdi sırada kilit öneme sahip Kolombiya var.
- 21 Haziran’da Kolombiyalılar cumhurbaşkanlarını seçmek için sandık başına gidecek. ABD Başkanı Donald Trump’ın desteklediği aşırı sağcı Abelardo Espriella, 31 Mayıs’ta yapılan ilk turda %43.7 oy alarak bir sürpriz yaptı. Hemen gerisindeki solcu Tarihsel Pakt’ın adayı Ivan Cepeda ise %40.9’da kaldı.
Mevcut Devlet Başkanı Gustavo Petro, 2022 seçimlerinde Tarihsel Pakt'ın adayı olarak zafer kazanmış ve ülkede ilk kez sol kanattan bir devlet başkanı seçilmişti. Peki ikinci tur senaryoları neler? İlk turdaki sonuçlar ne ifade ediyor? ABD’nin başta Latin Amerika olmak üzere müdahaleci politikalarına karşı sert tavır alan Petro’nun partisine karşı Washington güncel süreçte nasıl bir rol oynuyor?
ABD vatandaşı bir başkan adayı
Bu sorulara yanıt verebilmek için önce siyasi aktörleri daha yakından tanıyalım. Vatan Savunucuları Hareketi'nin (Defensores de la Patria) adayı Espriella, varlıklı bir ceza avukatı. Paramiliterlerin ve uyuşturucu baronlarının davalarını üstlenerek ülke çapında tanındı. Bugünse kendini siyaset dışından gelen bir alternatif olarak sunuyor ve kıta genelindeki aşırı sağ retoriği harfiyen benimsiyor. Arjantin’in aşırı sağcı Devlet Başkanı Javier Milei’in kendisine "aslan" yakıştırması yapması gibi Espriella da "El Tigre" yani "kaplan" lakabını öne çıkarıyor.
- Yine Milei’in elektrikli testere sembolü gibi o da "kurulu düzeni sarsacağını" ileri sürüyor. Serbest piyasa yanlısı Espriella, ülkesinin ABD’yle ilişkilerini geliştirmesi gerektiğini savunuyor. Aşırı sağcı adaya göre Kolombiya, Trump’ın yörüngesindeki ülkelerle Miami’de kurduğu "Amerikaların Kalkanı" isimli askerî ittifaka katılmalı. Espriella’nın ABD vatandaşlığı bulunuyor.
Öte yandan Espriella yaygın güvenlik endişelerini de kullanarak "suç örgütlerine, silahlı gruplara ve çetelere yönelik sert önlemler alacağının" sözünü veriyor ve ormanda 10 adet yüksek güvenlikli hapishane inşa edeceğini vadediyor. Son dönemde Latin Amerika siyasetinde sıkça işittiğimiz polisiye önlemler, El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele'nin "hapishane modeliyle" biliniyor.
Seçim ulusal sermayenin en gerici kanadından ciddi bir destek aldı. Atlantik bölgesinin en güçlü siyasi-ekonomik aktörlerinden biri olan Char ailesi, Barranquilla merkezli iş ve siyaset ağını kullanarak Espriella'ya açık destek veriyor. Char ailesine ek olarak, ülkedeki en büyük zincir marketlerin bağlı olduğu sermaye grupları, bazı büyük özel bankalar ve eski Cumhurbaşkanı Álvaro Uribe'nin siyasi çizgisine yakın duran bazı siyasetçiler de benzer bir tutum sergiliyor.
Barış sürecinin sesi
Espriella’nın rakibi Cepeda asılında bir felsefeci. Fakat senatörlük gibi resmî tecrübeleri de bulunuyor. Kolombiya Komünist Partisi üyesi senatör babasını 1994 yılında devlet destekli paramiliterlerin düzenlediği suikastta kaybeder. İnsan hakları örgütlerinde yıllarca görev alan Cepeda, tartışmalı Alvaro Uribe hükümetine karşı geliştirdiği muhalefetle bilinir.
- Son dönemde özellikle Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) ile yürütülen barış süreçlerinde oynadığı arabuluculuk rolüyle tanınıyor. Espriella sık sık Petro hükümetini FARC ile özdeşleştirerek Cepeda’yı "radikal komünist" olarak tanımlıyor.
2016 yılında Kolombiya’nın liberal eski Devlet Başkanı Juan Manuel Santos döneminde yapılan barış süreciyle birlikte FARC, 52 yıllık silahlı mücadelesine son verdiğini açıklamış ve siyasi partiye dönüşmüştü. Toprak reformu için mücadele eden gerilla hareketi, ülkenin önemli bir kısmını kontrol ediyordu. Fakat barış sürecinin ardından eski gerillalara yönelik suikast dalgası özellikle sağcı Ivan Duque’nin başkan seçilmesiyle birlikte arttı ve FARC’ın bir dizi komutanı yeniden silahlı mücadeleye döndüklerini açıkladı. Bir diğer sol silahlı grup Ulusal Kurtuluş Ordusu (ELN) ise çeşitli dönemlerde Bogota ile barış masasına oturmuş ancak bir sonuç elde edememişti. Son olarak Petro, seçildikten hemen sonra "tam barış" vaadiyle örgütle görüşmeleri başlatmış ancak müzakereler tıkanmıştı.
Cepeda, seçim kampanyasında yoksullardan yana bir ekonomik stratejisi sözü verdi. Silahlı gruplarla barışta ısrarı vurgularken paramiliter suikastlara karşı harekete geçme vaadinde bulundu. Son dönemde yapılan asgari ücret zammını koruyacağını söylemesi topladığı destek adına önemli bir avantaj olarak göze çarptı. Aslında Cepeda, Petro döneminde başlayan tarım reformu, yaşlılara yönelik sosyal destek gibi sosyal programların derinleştirilerek devam edeceğini vurguluyor. Cepeda, Petro’nun aksine hitabeti güçlü "karizmatik" bir figür sayılmaz. Yine de Petro’nun ABD’ye karşı etkin muhalefetle kazandığı popülerliğin bir bölümü Cepeda’nın elini güçlendirdi.
İkinci tura doğru
İlk turda iki aday öne çıksa da ikinci turda üçüncü bir adayın büyük rol oynayacak. Ülke içerisindeki geleneksel sağın temsilcisi Eski Devlet Başkanı Uribe’nin desteğiyle sivrilen Paloma Valencia, yaklaşık %7 oy aldı. İlk turdaki rekabetin ardından Valencia, Espriella’yı destekleyeceklerini açıkladı. Bu da merkezden oy kazanmak isteyen Cepeda’nın elini zayıflatıyor.
ABD’den Espriella’ya verilen açık destek ise Arjantin’de olduğu gibi tehditvari müdahale olarak görülüyor. Aşırı sağcı adayın ilk turdaki sonuçtan dolayı tebrik eden Trump, ikinci tur seçimlerinde "solculara karşı zafer kazanacağına inandığını" ifade etti. Trump, "Cumhurbaşkanı olarak Abelardo, Kolombiya'da ekonomiyi büyütme, istihdam yaratma, ticareti teşvik etme, yasa dışı göçü durdurma, suç ve uyuşturucuyla mücadele etme ve hukukla düzeni yeniden tesis etmede büyük bir başarı elde edecektir" ifadelerini kullandı.
Bu süre içerisinde ilk turda Petro seçim yazılımına müdahale edildiğini savunarak itiraz etti. Petro, seçmen kütüğüne yasal olmayan yollarla yaklaşık 885 bin yeni kimlik eklendiğini öne sürerek usulsüzlük yapıldığını dile getirdi. Petro’nun itirazı sol seçmenlerde "seferberlik hâli" yaratabilir. Öyle ki ilk turda katılım oranı %57.8 civarındaydı. Ancak bu rakamın Kolombiya ortalamasına göre yüksek olduğu unutulmamalı.
Yine de Cepeda için şanslar tükenmiş değil. Espriella’nın saldırgan üslubuna karşı şehirli merkez sağ seçmene hitap etme potansiyeli taşıyor. Öyle ki Cepeda, özellikle ülkenin Choco ve Cauca gibi yoksul bölgelerinden oy kazanırken aynı etkinliği orta sınıf şehir merkezlerinde gösteremiyor. Ayrıca sandığa gitmeyen seçmenler ve Valencia dışındaki diğer adaylara oy verenlerin de sayısı hiç az değil. Üstelik ilk tur sonucu, Petro’nun 2022’deki aldığı oy oranıyla (%40.3) hemen hemen aynı.
Zorlu haftalar
Yine de kimin kazanacağına dair net bir tahmin yapmak kolay değil. Ancak "kutuplaşan siyaset" diyerek işin içerisinden çıkmak doğru sayılmaz. Örneğin The New York Times, ülkenin sol ve sağ arasında net bir şekilde bölündüğüne işaret etse de "iki aşırılık yanlısı siyasi hat" yok: Mücadele daha çok aşırı sağ ile sadece sol arasında yaşanıyor.
- Espriella’nın ithamlarının aksine Cepeda’nın siyasi çizgisini radikal sol olarak tanımlayamayız. Fakat tarihî muhafazakar ve liberal partiler arasında gidip gelen bir ülkede merkez sol ile sol arasında seyreden bir isim bile kolaylıkla aşırı sol olarak lanse edilebiliyor. Bu sebeple küçük zaferler daha büyük yankılar bulabiliyor.
Sonuç olarak karşımızda Latin Amerika’da son yıllarda görmeye alıştığımız yeni şablon var. ABD’nin Latin Amerika’da tarihsel olarak kalesi olarak gördüğü Kolombiya gibi bir ülkede Washington’ın harladığı aşırı sağ dalga güçlü bir şekilde hissediliyor. Devletin toprak sahipleri ve paramiliter güçlerle iç içe geçtiği, geçmişi sayısız şiddet olayıyla dolu bir yerde Cepeda’yı zorlu haftalar bekliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Kavel Alpaslan
1995'te İzmir'de doğdu. İzmir Saint Joseph Fransız Lisesi'nden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi'nde gazetecilik eğitimi gördü. 2014 yılından beri çeşitli mecralarda yazı ve haberleri yayımlandı.

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR


