aposto-logo
TR
TREN

Kültürle endüstri arasında Şampiyonlar Ligi

Değişmeyen kurallar ve dönüşen futbol üzerine
Kültürle endüstri arasında Şampiyonlar Ligi

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Şampiyonlar Ligi finali bugün saat 22.00'da İstanbul'da oynanıyor. Manchester City ve İnter arasında oynanacak final için İstanbul günlerdir hazırlık yapıyor. İstanbul daha önce 2004-2005 sezonunda Liverpool ve Milan arasında oynanan maça ev sahipliği yapmıştı. Hâla hafızalarda büyük yer kaplayan maçta büyük bir geri dönüş hikâyesi yazan Liverpool kupayı kaldırmış, ikonik bir gece yaşanmıştı. İstanbul bu akşam yeni bir hikâyenin sahnesi olacak. 

Şampiyonlar Ligi, 1955'de Viyana'da gerçekleştirilen UEFA'nın birinci kongresinde Avrupa'daki kulüpler arasında bir turnuva düzenleme kararının ardından ilk olarak Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası adıyla organize edildi. 1955-1956 sezonunda düzenlenen turnuvanın ilk galibi daha sonra kupada çok büyük izler bırakan Real Madrid oldu. 

Organizasyon daha sonra 1992-93 sezonunda yapılan değişiklikle Şampiyonlar Ligi adını aldı. Ancak Şampiyonlar Ligi bir futbol turnuvasının çok daha ötesinde politik ve sosyolojik öneme sahip bir kültür, hatta başlı başına bir marka. Örneğin 1992'deki değişiklik küreselleşme dalgası, medya sistemlerinin yaygınlaşması ve AB'nin entegrasyon siyaseti doğrultusunda kulüplerin ve medya gruplarının UEFA üstündeki baskısıyla yapıldı. Rekabetin ticari potansiyellerini değerlendirmek üzere yapılan değişiklikle beraber organizasyondaki kulüpler ve maç sayısı artırıldı, rekabet ortamı giderek daha fazla yoğunlaştırıldı. Daha sonra yine aynı baskı sonucunda 1997 yılında Şampiyonlar Ligi'nin altında bir de UEFA kupası yaratıldı. Kulüplerin ve turnuvanın ekonomik gücü artarken, AB'nin de siyasi rolünü genişlettiği bir çerçeve ortaya çıktı.  

Hatta durum öyle bir noktaya evrildi ki 2021 yılında 12 büyük kulübün öncülüğünde Avrupa Süper Ligi adıyla paralel bir organizasyon kurmaya girişildi. Organizasyonun başkanlığını Real Madrid’in de başkanı olan Florentino Perez üstlendi. Organizasyonun üyeleri zaten fazlasıyla ticarileşen futbol endüstrisinin 12 büyük kulübe daha fazla borcu olduğunu düşünüyor ve bu rekabet piyasasından çok daha fazla bir pay almayı düşünüyorlardı. Ancak bazı kulüp taraftarlarının kitlesel protestoları ve art arda gelen çekilme kararlarıyla birlikte organizasyon başlamadan bitti. Belki de çok uzun süre taraftarların futbolun doğasına yönelik direkt bir müdahalesi söz konusuydu. Yazar Simon Kuper bu taraftarların isyanını futbol cephesinden "neoliberalizme karşı ilk kitlesel ayaklanma" olarak değerlendirdi.

Bu durum futbolun doğası, ticarileşmesi ve lokal değeri gibi birçok başlıkta tartışılmaya devam ediyor. Daha detaylı bir tartışma ve değerlendirmeyi gerektiriyor. Ancak tüm bunların yanında bir kültür olarak Şampiyonlar Ligi nesiller arasında aktarılan ve kolektif hafızada önemli yer edinen hikâyelerin de yazılmasını sağladı. Dünya Kupası'ndan sonra futbolun en büyük organizasyonu olarak değerlendirilen turnuvanın finalleri karnavalesk bir havada geçiyor, dünyadaki bütün futbolseverler ekran başına kitleniyor ve futbol dünyasının en iyilerinin oldukça keyifli rekabetine sahne oluyor.

Şampiyonlar Ligi’nin devasa dekorunun arkasında insanların futbolla kurduğu çok boyutlu ilişkiyi de görebiliyoruz. Futboldan bahsederken, yalnızca kuralları ve rekabetiyle basit bir spor değil, etrafında örülen ilişkiler ve kültürden, ticari ve politik yapısına kadar kendine has bir evrenden bahsediyoruz. Bu evren çocukluktan başlayıp yetişkinliğin her döneminde alternatif bir gerçeklik olarak varlığını sürdürüyor. İngiliz filozof Simon Cricthley’in dediği gibi “futbol aslında bir spor değildir - insanların geçmişle, kimlikle, kim olduklarıyla, kim olmak istedikleriyle olan ilişkilerinin en güçlü şekilde oynandığı yerdir."

Şampiyonlar Ligi finali elbette ki futbolun zirvelerinden biri olarak hepimizi rekabetin hazcı doğasına davet ediyor ancak futbolla ilgilenenler bu sürekli dönüşen doğanın dinamikleri üzerine aktif şekilde düşünmek zorunda.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

futbol

İstanbul

Liverpool

Viyana

UEFA

Avrupa

Real Madrid

UEFA kupası

Avrupa Süper Ligi

Florentino Perez

Simon Kuper

YAZARLAR

Enes Köse

https://aposto.com

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

;