

Hem kendinize hem çevrenize iyi gelen etik bir alışveriş platformu: Simple As Is " İnsanoğlunda kirlilik sorunu yok; tasarım sorunları var. İnsanlar en başından beri ürünleri, araçları, mobilyaları, evleri, fabrikaları ve şehirleri daha akıllıca tasarlasalar, atık, kirlenme veya kıtlık açısından düşünmelerine bile gerek kalmazdı. İyi tasarım bolluk, sonsuz yeniden kullanım ve zevke izin verir. " diyor William McDonough ve Michael Braungart. Sadece atıklarımızı azaltmak veya dünyayı etkimizden korumaya çalışmak yerine, insanlığın yeryüzündeki rolünün ne olduğu ve temel ihtiyaçlarımızın ne olduğu konusunda bakış açılarını değiştirmek üzere çalışan bir ekibin ortaya koyduğu Simple As Is platformuyla tanışın. Simple As Is, basit 'seçimler' yapmanın ve sürekli olarak daha bilinçli seçenekler aramanın günümüz dünyasının olmazsa olmazları olduğuna inanıyor. Nedir? Alışveriş yaparken şıklığı ve doğallığı seçen ve değerlerinden vazgeçmeyenleri buluşturan online alışveriş platformu Simple As Is, doğaya saygılı ve etik üretim ilkelerine sahip birçok yerli markayı bir araya getiriyor. Neler var? Simple As Is bünyesinde çevreye olumlu ve etik üretimi benimseyen hazır giyim, aksesuar, ev ve yaşam ve hayvanlar üzerinden test edilmemiş güzellik markalarını bulunduruyor. Karbon ayak izlerini azaltarak fark yaratmayı hedefleyen markaların bir kısmı bio çözünürlük ve doğal üretim felsefesini benimsiyor, bir kısmı tüm koleksiyonlarını ve ambalajlarını geri dönüştürülmüş malzemelerle oluşturuyor, bir kısmı ise ileri dönüşümle var olanı yeniden tasarlayarak ona ikinci bir yaşam veriyor. Dahası: Yaşarken ve yaratırken doğal dünyayı iyileştirme olasılığına inanan Simple As Is, kendinize yakın hissettiğiniz yardım kuruluşlarına, şeffaf bir şekilde belirli ürünlerin satışı aracılığıyla platformda yardım imkânı tanıyor. Bilinçli seçimlerle özgür hissederken doğayla bir olabileceğiniz bir alışveriş deneyimiyle buluşmak üzere Simple As Is’i buradan keşfedebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Dünya Ekonomik Forumu'nun hazırladığı 2022 Küresel Risk Raporu yayımlandı. Raporda; "iklim krizi, toplumsal bölünmeler, eşit olmayan küresel toparlanma süreci, aşı eşitsizliği ve jeopolitik gerginlikler" gibi konuların dünyayı risk altında bırakacağı bilgisine yer verildi. Dünyayı bekleyen orta vadeli tehlikeler arasında borç krizi gösterilirken küresel toparlanmanın dengesiz bir dağılım sergileyeceği belirtildi. İklim krizi için eyleme geçme başarısızlığı, biyoçeşitlilik kaybı, doğal kaynak krizleri, hava koşulları, çevre kirliliği de insanlığı bekleyen uzun vadeli tehlikeler olarak raporda yer aldı.
İklimde 2053 hedefi
Çalışmada iklim krizine yönelik endişelerin siber güvenlikle ilgili endişeleri geride bıraktığına işaret edildi. Zurich Insurance Group Risk Müdürü Peter Giger, COP26'da verilen taahhütlerin küresel ısınmada 1,5 derece hedefini sağlamak için yeterli olmadığını söyledi.
Raporla ilgili görüşlerini Aposto! Gündem'le paylaşan Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz da küresel ısınmayı 1,5 derecede tutma hedefine yönelik destekleyici adımların hâlâ atılmadığını ifade etti. Kurnaz "Avrupa Birliği'nin 2050 yılında net sıfır karbon salan bir kıta olma hedefi bile yeryüzünü 1,5 derecede tutmaktan son derece uzak. Ülkemizin 2053 hedefi çok anlamlı ve hırslı bir hedef, ancak bu hedefe ulaşabilmek için gerekli olan planlama ve hazırlıktan çok uzağız." dedi.
- Yumuşak politika, tarımsal sulama: Türkiye'nin iklim konusundaki risk alanını değerlendiren Kurnaz, iklim krizinin etkilerini durdurma ve bu etkilerden korunma yolundaki başarısızlığı yorumladı. Kurnaz, Türkiye'de iklim krizinin yaratacağı felaketlerin "yumuşak politika" konusu olarak irdelendiğini söyledi. Türkiye'nin risk alanının dışında kalmak için tarımsal sulamada altyapı yatırımlarını geliştirerek tarımdaki su israfını önlemesi gerektiğini belirten Kurnaz, aşırı hava koşullarına karşı alınabilecek tedbirler arasında özellikle Karadeniz ve Akdeniz bölgelerindeki altyapı çalışmalarının sellere göre tasarlanmasını saydı.
Küresel toparlanma nasıl olacak?
Dünya Ekonomik Forumu Genel Müdürü Saadia Zahidi'ye göre ise raporda "derinleşen gelir adaletsizliği ve toplumsal uyumun bozulması" ön plana çıktı. Zahidi "Dünyanın geliri en yüksek %20'lik kesimine baktığınızda son birkaç yıl içinde maddi kayıplarının yarısını geri kazandıklarını görürken geliri en düşük %20'lik kesime baktığınızda ise gelirlerinin %5 azaldığını görüyorsunuz. Önlem alınmazsa bu durum daha da kötüye gidecek." diye konuştu.
Dünya Bankası da küresel toparlanmanın yavaşlayacağına işaret etti ve gelişen ekonomileri bekleyen riskleri sıraladı. Pandeminin ekonomik büyümenin önünde bir engel olduğuna dikkat çeken Dünya Bankası, ABD ve Çin'in de dâhil olduğu gelişmiş ülkelerin ekonomisinde "kayda değer bir yavaşlama" öngördü. Dünya Ekonomik Forumu'nun raporunda yer alan bir ankette; katılımcıların yalnızca %11'i küresel toparlanmanın hızlanacağı görüşünü savundu.
Toparlanma sürecini Aposto! Gündem için değerlendiren Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ceyhun Elgin, 2021 yılında pek çok ülkenin pozitif büyüdüğüne; ancak bu ülkelerin 2020'deki negatif büyümenin etkisinden henüz çıkamadıklarına dikkat çekti.
- Halk sağlığı: Elgin, küresel toparlanmanın halk sağlığı konusundaki gelişmelere bağlı olduğuna işaret etti. Toparlanmanın geç olacağına yönelik beklentilerin kişilerin tüketim, seyahat, turizm, eğitim gibi kararlarını da ertelemesine neden olabileceğini belirten Elgin ertelemelerin ekonomiyi olumsuz etkilediğinin altını çizdi. Elgin pandemide pek çok insanın işsiz kaldığını, alım gücünde kayıp yaşandığını, gelişmiş ülkelerde dahi fiyatların arttığını söyledi. Elgin, raporda yer verilen "pandemi kaynaklı ekonomik ve sosyal problemlerin" Türkiye'de de görüldüğünü ve gelir dağılımındaki eşitsizlikte artış beklediklerini belirtti. Elgin, "TÜİK tarafından ekonomik büyüme 2021 yılı için yüksek bir oranda gelecek olsa da insanların sosyal refahında ve alım güçlerinde ciddi bir düşüş gözlemliyoruz." dedi. Ekonomik kırılganlığın devam ettiğini hatırlatan Elgin, Türkiye'de yapılan anketlerde Dünya Ekonomik Forumu'nun raporundan bağımsız olarak ekonomik problemlerin üst sıralarda yer aldığını da sözlerine ekledi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Günaydın. Turkovac'ın faz-3 çalışmalarının ara analiz verileri duyuruldu. Dünya Ekonomik Forumu 2022 Küresel Risk Raporu'nu yayımlandı. Boris Johnson Mayıs 2020'de partiye katıldığını söyleyerek halktan özür diledi.
13 Oca 2022

YAZARLAR

Janset Atacan
Former editor @ Aposto

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
İspanya, Arjantin'i tarihin en tek taraflı finallerinden birinde Ferran Torres'in golüyle yendi ve ikinci kez dünya şampiyonu oldu.

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.





