Manifestosu sınırlar aşmış Victor Jara’nın ardından

Yeni mezun metalci bir genç iken ben, bir gün Latin Amerika müzikleri dinleyen başka bir müzik çılgını bir arkadaşıma gitmişim. Bir kış akşamıymış ve Ankara Kolej’inden karlı binalara bakılıyormuş. Arkada çalan Manifiesto imiş. Seslendirenin Victor Jara olduğu söylenmiş ve Ankara’nın karlı binalarına onun sakin sesiyle bakılmış; sıcak çay eşliğinde ve loş ışık altında.
Şarkı sakin fakat ismi Manifesto. Böyle sakin bir Manifesto duyulmamış daha önce. İspanyolca bilinemeyince, anlaşılamamış. Fakat mevzu Latin Amerika olunca ve şarkı ismi Manifesto olunca, varmış içinde protesto edilen bir şeyler işte; orası muhakkak.
Siyah beyaz fotoğraflarında gitar çalan, kıvırcık saçlı, esmer bir Latin Amerikalı görmüşüz sonra. Bu adamın derdi var demişiz. Google hazretlerine anlık soru soramıyoruz o yıllarda (sene, “geçen sene” değil 15 sene önce), sormamışız, öğreniriz elbet demişiz. Abimiz, ablamız da yok ki; “kardeşim olay şu şekilde olmuş, bu adam neler yaşamış”, desin, “Inti Illimani, Violeta Parra” bilir misiniz, diye sorsun… Velhasıl çok severek dinlediğimi bilen başka bir arkadaşım da, bana Victor Jara’nın Yarım Kalan Şarkı isimli biyografi kitabını vermiş (bkz.: menkıbe). Sonra olan olmuş, Victor Jara sadece müziği ile değil, kişiliği, inancı, mücadelesi ile de gönlümüzde taht kurmuş. Sizinle hızlı bir kitap özeti yani hayatının özetini paylaşıp, en sevdiğim şarkıları da ekleyip veda edeyim:
Çok sevgili Victor Jara; Şilili, başkent Santiago’ya yakın bir yerde doğuyor. Beş kardeşler, babası okuma-yazma bilmeyen ve çocuklarını da okutmaktan imtina eden bir çiftçi. Karısı Amanda’ya kötü davranıyor. Daha sonra babaları çocuklarını da terk edince, Amanda çocuklarına tek başına bakmak zorunda kalıyor. Amanda aynı zamanda Şili halk şarkıları da söyleyen bir müzisyen. İşte bu noktada Victor annesinden ilham alıyor. Muhasebeci olacakken Victor, peder olmak için dini eğitim de alıyor. Fakat daha sonra uzaklaşıyor bu fikirden. Sonra tiyatrocu olmak istiyor. Hem şarkıcı hem tiyatrocu oluyor sonra. Şili halk şarkılarının yeni ve politik versiyonunu tanımlayan Nueva Canción (yeni şarkı hareketi) türünü icra ediyor (Bu müziği icra eden, Türkiye’de en çok bilinen grup geçtiğimiz ay Türkiye’ye konsere gelen, Victor Jara’nın da geçmişte bir parçası olduğu Inti Illimani’dir).
Şarkıları sınıf mücadelesi üzerine kurulu çoğunlukla. Bütün bunlar olurken bir de İngiliz yengemiz oluyor (Joan Jara); onunla turnelere gidiyorlar, aşkları çok büyük.
1973 yılında darbe olunca, hapishane görevi gören Şili Stadyumuna dolduruyor ordu kendi halkını. Aralarında da sevgili Victor Jara. Stadyum sonu oluyor bu güzel insanın. Şarkılarını haykırarak karşı duruş sergiliyor elbette sevgili Victor (Uyarı: bundan sonrası travmatik olabilir). Fakat gitarını susturmak için parmakları kırılıyor. Devam edince parmakları kesiliyor. Bu sırada söylediği şarkı Venceremos (kazanacağız). Yine de susmuyor Victor, böyle olunca 40 kurşunla öldürülüyor. Eşi Joan ise sürgüne gönderiliyor. Fakat yine de törenle uğurlama yapabiliyor Joan sevgilisine. Yıllar sonra Stadyumun adı Victor Jara Stadyumu olarak değişiyor. Bir gün giderseniz Şili’ye, Victor Jara’yı Santiago sokaklarında bıraktığı izlerden bulabilirsiniz. Tüm şarkılarını dinlemenizi yürekten isterim, bu nedenle sadece birkaç tanesini seçemeyeceğim (affola).
Keyifli dinlemeler sevgili okurlar!
Victor Jara’ya uğurlar olsun!
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
BÜLTEN SAYISI
Kıtalar ötesinden Victor Jara, Bodrum sahnelerinden Pusula, Beyoncé'nin eleştirilere tepkileri.
06 Ağu 2022

YAZARLAR
İLGİLİ OKUMALAR


