Medusa’nın adaleti: Sanat ve farkındalık

Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
New York’ta İtalya merkezli sanatçı Luciano Garbati’nin yedi metrelik bronz heykeli Medusa with the Head of Perseus gündem oldu. Bu heykeli yaparken ilhamını ünlü bronz heykel Perseus with the Head of Medusa’dan alan, eserinin ön çalışmalarını yayımlayarak dikkatleri çok önceden çeken ve “Asıl mağduru katletmek nasıl zafer olarak sunulabilir?” mesajıyla orijinal heykele bir antitez yaratmaya çalıştığını belirten Garbati’nin 2018 yılında sosyal medyada heykelle ilgili paylaştığı gönderi kısa sürede viral olmuştu. Sanatçı, ilhamdan hareketle miti MeToo hareketine ithaf edeceği bir farkındalık büstüne çeviriyor. Yeri özenle seçilen ve MeToo hareketiyle anılan taciz/saldırı davalarının görüldüğü New York Ceza Mahkemesi’nin karşısında sergilenen bu heykele dair bazı eleştirilere yakından bakalım.
- Ana heykel: İlham alınan heykel, 16. yüzyıl Floransa’sında ana meydanda sergilenen bir Benvenuto Cellini eseri. Medusa'nın kafasını kesen Perseus sağ elinde kılıcını aşağı doğru tutuyor, sol eliyle ise Medusa’yı yılan saçlarından göğe kaldırarak adeta bir zafer ilan ediyor. Ovid’in Metamorfoz’una göre Medusa, Athena Tapınağı'nda Poseidon tarafından cinsel saldırıya uğruyor. Zeus’un kızı ve kardeşi Poseidon’un eşi Athena olayın kıskançlığı ve öfkesiyle Medusa’nın saçlarını yılan başına çevirip ona bakanın taşa döneceği şekilde lanetliyor. Medusa, bir mağdur olarak kurbanı olduğu suç için cezalandırılıyor. Bununla da yetinmeyen Athena, üvey kardeşi Perseus ile anlaşarak ölümlü Medusa’nın hayatına son verilmesi için yardım istiyor.
- MeToo hareketi ve New York Ceza Mahkemesi: 2006’da ABD merkezli aktivist Tarana Burke tarafından azınlık grupların uğradığı cinsel saldırı, istismar, taciz gibi zorbalıklara karşı farkındalık yaratmak, bunlara maruz kalan kadınların dayanışmasını ve rehabilite olmasını sağlamak için başlatılan hareket; Weinstein vakasının açığa çıkmasıyla 2017 yılı ve sonrasında daha çok duyulup kitleselleşti. 80’den fazla kadına cinsel suçta bulunduğu iddiasıyla yargılanan ve 23 yıl hapis cezası alan ünlü yapımcı ve yönetmen Harvey Weinstein davaları da dâhil olmak üzere birçok yüksek profilli taciz davasına ev sahipliği yapan New York Ceza Mahkemesi ise “kadın davaları”nda akla gelen mahkeme olarak sembolik değeriyle biliniyor.
- Tartışmalar: Heykel, kamuoyunda bazı eleştirilere de maruz kalıyor. Eleştirilerden biri heykeldeki intikamcı bakış açısına karşı gelişiyor ve mağdurların toplum dışı görünümünün harekete zarar verdiği düşünülüyor. Öte yandan siyah bir kadın aktivist tarafından başlatılan MeToo hareketinin Avrupai bir mitle bütünleştirilmesi de eleştiriler arasında yer alıyor. Kimi yorumlar, Medusa’nın bedeninin ortaya konma şeklini ve genital bölgede tüy bulunmamasını “erkek fantezisi” olarak adlandırıyor. Perseus yerine cinsel saldırıda bulunan Poseidon’un kafasını kesen bir heykelin daha doğru olacağı konuşulurken sanatçının bu heykeli ortaya çıkardığı süreçte MeToo hareketinin duyurulmadığı, bu sebeple heykelin sonradan feminist bir eser gibi lanse edildiği söyleniyor. Bir erkeğin kadını intikamcı olarak resmetmesinin kötü niyetli olduğu yorumuna da bu eleştiriyle beraber yer veriliyor.
- Yazarın yorumu: Eril bir mit üzerinden oluşturulup Floransa meydanında bölgenin en zengin ailesi tarafından sergilenen bir heykele karşı antitez üreterek yeni bir sanat eseri üzerinden yanıt verilmesi beni oldukça etkilemişti. Fakat biraz eleştirel yaklaşınca işler değişti. Elbette, yukarıdaki bütün eleştiriler makul düzlemde, benim kişisel yorumlarım ise şöyle:
- Medusa’nın ölümsüz tanrıların olduğu bir tapınakta ölümlü gorgon’lardan (Türkçesi: şirret, kötü) biri olarak yaşaması, Athena’nın hegemonik üstünlüğüne maruz kalması bir azınlık kaderi paylaştığı yönünde yorumlanabilir. Heykelin Medusa’yı dingin, rahatlamış ve güçlü resmettiğini düşünüyorum. Bunu da sanatçının mağduru intikamcı olarak yansıttığı değil de “Mit böyle olsa ne düşünürdünüz?” sorusunu akıllara getirdiği şekliyle yorumluyorum. Kadın bedeninin şu anın estetik kaygılarıyla şekillendirilmesi ise beni de rahatsız eden durumlardan. Fakat en çok takıldığım nokta, Medusa’nın yalnızca Perseus’u öldürmesi üzerinden bir antitez üretilmesi. Poseidon tarafından cinsel saldırıya uğraması karşılığında, mağdurun güzelliği yüzünden Athena tarafından lanetlenmesi; mini etek giyen bir kadına saldıran failin yargılanırken bunun bir tahrik unsuru olarak görüldüğü ve failin cezalandırılmazken kadının yıllarca bu adaletsizlikle yaşaması arasındaki tek fark, mit ve gerçek hayat karşılaştırması. Bu durumda adil davranmayan bir hakimin de cezalandırılması gerekmez miydi? Cinsel saldırıya uğratandan sonra bir kadın öldürüldüğünde yalnızca öldüren kişi mi bedel ödemeli? Bir suç diğerini egale eder mi? Bana kalırsa Medusa ancak Poseidon, Athena ve Perseus’un kafasını eline aldığında sanatçının vermek istediği rahatlamış yüz ifadesine erişecektir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Günaydın, bugün 23 Ekim Cuma. TCMB faizleri sabit tuttu. Video akış platformu Quibi kapandı. New York Ceza Mahkemesi önüne yerleştirilen Medusa heykeli tartışmaların odağında.
23 Eki 2020

YAZARLAR

Nesibe Kırış
@kocuniversity law&sociology '19 | human rights lawyer | fellow @ussalconsultancy | political consultant | author @aposto @metapolitik_| editor @B_Noktasi

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





