Meksika açmazı

ABD Kongre binasına yapılan baskından sonra sosyal medya şirketlerinin ABD Başkanı Donald Trump'ı platformlarından menetmesi, ifade özgürlüğü hakkında büyük tartışmalara yol açtı.
Meksika açmazı

Potamya 14 Ocak
Potamya ile birlikte

Akdeniz diyetinin vazgeçilmezleri Potamya’da Akdeniz diyeti, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras listesinde "misafirperverlik, komşuluk, kültürlerarası diyalog ve yaratıcılık ve çeşitliliğe saygıdan beslenen" bir beslenme tercihi olarak tanımlanıyor. Tüm makro besin öğelerini içeren Akdeniz diyeti piramidinin en alt kısmında glisemik endekslerinin düşük olması, kalp damar sağlığını koruması gibi özellikleriyle öne çıkan tam tahıllar yer alıyor. Kuru baklagiller, tahıllar, mevsimine uygun sebze ve meyveler ve olmazsa olmaz zeytinyağı; Akdeniz diyetinin başlıca basamaklarını oluşturuyor. Dünyanın geleceği ve daha iyi beslenme için tüketim alışkanlıkları konusunda daha hassas olunması gerektiğine inanan Potamya; kadim bir miras olan bu beslenme kültürünün tüm öğelerini bir araya getiriyor. Potamya: İlhamını Mezopotamya topraklarından ve orada yaşamış medeniyetlerin kültüründen alan Potamya, kullandığı geleneksel hammaddeleri bugünün ihtiyaçlarına uygun biçimde, yenilikçi yöntemlerle işleyerek pestisitsiz, organik ve vegan ürünler sunuyor. Organik Dane Baklagiller, baklagillerden üretilen makarnalar, organik sebzelerden soslar ve zeytinyağları; Potamya'nın ürün yelpazesinde öne çıkıyor. Potamya’nın Organik Dane Baklagilleri: Potamya'nın ürünleri arasında son dönemde en çok öne çıkan, Akdeniz diyetinin de vazgeçilmezlerinden olan Organik Dane Baklagiller. Vegan, organik, bol lif ve bol protein içerikli, katkısız ve koruyucusuz nohut, yeşil mercimek ve kırmızı mercimeği 500 gramlık porsiyonlar hâlinde sunan Potamya, doğanın verdiğini olduğu gibi sofralara taşıyor. Başka neler var? Potamya aynı zamanda bu lezzetli baklagillerin unlarını yalnızca su kullanarak organik makarnalara dönüşüyor. Markanın sunduğu makarnalar zerdeçal ve balkabağı gibi lezzetlerle zenginleşirken fesleğen, domates, patlıcan gibi sebzeler de organik soslara dönüşüyor. Ayvalık bandrollü doğal zeytinyağları da lezzetli bir öğün için gereken her şeyi tamamlıyor. Aksesuar bölümü ise Potamya’nın tarıma, beslenmeye, dünyanın geleceğine nasıl yaklaştığını açıklayan ürünlerden oluşuyor. Organik üretim gerçekleştiren Potamya’nın katkısız ve vegan ürünleriyle tanışmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilir, Instagram hesabında lezzetli bir yolculuğa çıkabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Teknoloji şirketleri ve ABD Başkanı Donald Trump arasında hâlihazırda gergin olan ipler, 6 Ocak’ta ABD Kongre binasında yaşanan olaylar sonrasında tamamen koptu. Birçok sosyal medya platformu, Trump’ın hesaplarını askıya aldığını açıklarken Apple, Google ve Amazon gibi şirketler de ABD’de muhafazakârlara yakınlığıyla bilinen sosyal medya platformu Parler’a hizmet vermeyi durdurdu. Söz konusu engellemeler, özel teknoloji şirketlerinin siyaset ve kamusal alanlar üzerindeki hâkimiyetine ilişkin tartışmaların bir kez daha alevlenmesine neden oldu.

  • Arka plan: Trump ve destekçileri, uzun zamandır büyük teknoloji şirketlerinin muhafazakârlara karşı politikalar güttüğünü ve seçimlere müdahil olduğunu iddia ediyor. Örneğin Trump, Haziran 2019’da Fox Business’a verdiği bir röportajda bu şirketlerin 2016 seçimlerinde Rusya’dan daha büyük etkisi olduğunu belirtmiş ve 2020’yi ima ederek seçimlere hile karıştırmaya çalıştıklarını söylemişti. Bu iddialara bağlı olarak Trump yönetimi, ABD’de 1996’da yürürlüğe giren Telekomünikasyon Yasası’nın bir parçası olan ve sosyal medya şirketlerinin de dâhil olduğu “interaktif bilgisayar hizmeti sağlayıcılarını” platformlarında kullanıcılar tarafından yayımlanan içeriklerin sorumluluğundan muaf tutan 230. kısmı (Section 230) yürürlükten kaldırmak için farklı girişimlerde bulundu. Geçtiğimiz aralık ayında Trump, yıllık savunma bütçesini içeren yasa tasarısını Section 230’yi yürürlükten kaldıracak bir madde içermediği için veto etti. Son olarak Trump, 6 Ocak’ta Kongre binası baskınından hemen önce yaptığı “Save Americakonuşmasında sık sık medyaya ve büyük teknoloji şirketlerine atıfta bulundu. Medyanın yozlaştığını, sahte haberler yaydığını ve muhafazakârları baskıladığını vurgulayan Trump, Section 230’ye de değinerek büyük teknoloji şirketlerine karşı olan mücadelelerinin yeni başladığını ve sonunda bu şirketlerden hesap soracaklarını söyledi.
     
  • Son bir haftada neler yaşandı? 6 Ocak olaylarının ardından harekete geçen ilk şirket Facebook oldu. CEO Mark Zuckerberg, “Bu dönemde Başkan’ın hizmetlerimizi kullanmaya devam etmesine izin vermenin çok büyük riskler taşıdığına inanıyoruz,” diyerek seçilmiş başkan Joe Biden 20 Ocak’ta göreve başlayana kadar Trump’ın Facebook ve Instagram hesaplarının dondurulduğunu açıkladı. 2020 seçimleri öncesindeki kampanya döneminden bu yana Trump’ın olgusal yanlışlıklar barındıran gönderilerinin altına uyarı ibareleri ekleyen Twitter, “daha fazla şiddeti kışkırtma riski” taşıdığını belirterek Trump’ın hesabını kalıcı olarak askıya aldığını duyurdu. YouTube, TikTok, Snapchat, Reddit ve Twitch gibi platformlar da benzer gerekçelerle Trump’a ve Trump’la ilişkili hesaplara hizmet vermeyi durdurdu. Diğer yandan, 2018’de kurulan Twitter benzeri sosyal medya platformu Parler da baskı altına girdi. Google ve Apple, kullanıcı kitlesinin önemli bir kısmını Trump destekçileri, muhafazakârlar ve aşırı sağ sempatizanlarının oluşturduğu platformu uygulama mağazalarından kaldırdı. Amazon, hizmet kullanım şartlarını ihlal ettiği gerekçesiyle platforma Amazon Web Services (AWS) üzerinden sağladığı barındırma (hosting) hizmetini durdurdu ve böylece Parler’a erişim kapandı. Parler, Amazon’un bu kararı “siyasi ve rekabete aykırı gerekçelerle” verdiğini iddia ederek durumu mahkemeye taşıdı.
     
  • Tartışmalar: Geçtiğimiz birkaç yılda hükümetler ve büyük teknoloji şirketleri arasında oluşan gerilim, son dönemde iyice tırmandı. 2020 sonlarında ABD’de arka arkaya açılan antitröst davaları, Avrupa Birliği’nde gündeme gelen yeni dijital hizmetler yasaları ve Çin’in regülasyona ilişkin adımları teknoloji şirketleri üzerinde daha fazla baskı yaratırken son günlerde yaşananlar bu güç çekişmesi içinde yeni bir cephe açtı. Avrupa’da siyasiler, platformların Trump’ı engelleme kararı karşısında açıklamalarda bulundu. Almanya’da hükümet sözcüsü Steffen Seibert, düşünce özgürlüğünün asli öneme sahip temel bir hak olduğunu vurgulayarak bu hakka sadece kanun koyucuların yasalar çerçevesinde müdahale edebileceğini ifade etti. Seibert, bu açıdan bakıldığında Şansölye Angela Merkel’in Twitter’ın Trump’ı platformdan menetme kararının “problematik” olduğunu düşündüğünü söyledi. Fransa’nın Avrupa’yla İlişkilerden Sorumlu Devlet Bakanı Clément Beaune, özel bir şirketin böylesine önemli bir karar alması karşısında “şoke olduğunu” belirtirken bu kararın bir CEO tarafından değil, vatandaşlar tarafından alınması gerektiğini söyledi. Daha önce Fransa Maliye Bakanı Bruno Le Maire de büyük teknoloji şirketlerinin “demokrasi karşısındaki tehditlerden biri” olduğunu vurgulayarak çevrim içi platformların regülasyonunun “dijital oligarşinin” değil devletin elinde olması gerektiğini açıklamıştı. Diğer yandan Avrupa İç Pazar Komiseri Thierry Breton, 6 Ocak olaylarını “sosyal medyanın 11 Eylül anı” olarak niteleyerek Kongre binasında yaşananların “demokrasilerimizin kırılganlığını ve yeterince regülasyona tabi olmayan teknoloji şirketlerinin demokrasi üzerinde yarattığı tehdidi ortaya çıkardığını” belirttiği bir yazı kaleme aldı. Bu isimlere ek olarak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin karşısındaki önemli muhaliflerden Aleksey Navalni de Twitter’ın kararının “kabul edilemez bir sansür eylemi” olduğunu belirterek “bu emsalin tüm dünyada ifade özgürlüğünün düşmanları tarafından suistimal edileceğini” söyledi. Siyasiler dışında sivil toplum kuruluşlarından da sosyal medya şirketlerinin Trump’a yönelik kararlarını eleştiren açıklamalar geldi. Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği’nin (ACLU) kıdemli hukuk müşaviri Kate Ruane, konuyla ilgili yaptığı açıklamada Trump’ın hesaplarını kalıcı olarak askıya alma isteğini anladıklarını; ancak Facebook ve Twitter gibi şirketlerin insanları milyarlarca kişi için vazgeçilmez bir ifade alanı sağlayan platformlardan denetimsizce çıkarma gücüne sahip olmasının herkes için bir endişe kaynağı olması gerektiğini belirtti.
     
  • Diğer görüşler: İfade özgürlüğünü temel alan eleştirilerin karşısında şirketlerin kararını destekleyen veya farklı açılardan eleştirenler de bulunuyor. Twitter’ın eski bir kıdemli yöneticisi, şirketin Trump’a haddinden fazla tahammül ettiğini ve daha fazla sorunun gelmekte olduğunun hissedildiğini; şirket harekete geçmediği takdirde “hiçbir şey yapmadığı” için eleştirileceğini söylüyor. ABD’nin eski başkanlarından Bill Clinton döneminde Çalışma Bakanlığı görevini yürüten Berkeley Üniversitesi kamu politikaları profesörü Robert Reich da sosyal medya platformlarının dört yıl geç kaldığını, “Trump’ın yalanlarının, komplo teorilerinin ve nefretinin derine kök salmasına” izin verdiğini ve bu mirasın yıllarca ABD halkıyla kalacağını belirtiyor. Trump’ın destekçilerinden Cumhuriyetçi Senatör Marco Rubio ise şirketlerin eylemlerini “sinik” (cynical) olarak niteleyerek engelleme kararlarının arkasında yatan sebebin Demokratların iktidara gelmesi ve sosyal medya şirketlerinin onlara yaranmak istemesi olduğunu ifade ediyor.
     
  • Platformların geleceği: Sonuç olarak, son bir haftada yaşanan tüm olaylar çok boyutlu bir tartışmanın daha uzun bir süre devam edeceğine işaret ediyor. Büyük teknoloji şirketlerinin regülasyonu, önümüzdeki hafta dört yıllık görev süresi başlayacak olan Joe Biden yönetiminin gündeminde pandemi, sosyal eşitsizlik ve ekonomi gibi konularla birlikte en üst sıralarda yer alacak. Avrupa’da gündemde olan yeni dijital hizmetler yasa tasarılarına ifade özgürlüğünü korumaya yönelik maddeler eklenmesi de ihtimal dâhilinde. Gerçekten de en hafif tabiriyle Merkel’in ifade ettiği üzere “problematik” olan bu konu, önümüzdeki yıllarda toplumu şekillendiren güçler arasındaki çekişmenin odağında olacak.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

🗞️ İkinci azil

14 Ocak Perşembe sabahından herkese günaydın. Bugün gündemde Trump'ın ikinci azli, WhatsApp çıkmazı ve ifade özgürlüğü tartışmaları var.

14 Oca 2021

Potamya ile birlikte
🗞️ İkinci azil

YAZARLAR

İren Can Kuyucu

İren, Koç Üniversitesi uluslararası ilişkiler ve ekonomi bölümlerinden mezun oldu. Aposto'da ağırlıklı olarak piyasalar, ekonomi ve iş dünyası alanlarında yazıyor.

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

11 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

04 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine

“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.

Suha Çalkıvik

·

28 Haz 2026

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

27 Haz 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

20 Haz 2026

10 maddede bu hafta