Millet İttifakı'nın ekonomi politikaları

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Millet İttifakı’nı oluşturan altı parti tarafından ortak bir çalışma ve mutabakatla hazırlanan Ortak Politikalar Mutabakat Metninde 'Ekonomi, Finans ve İstihdam' politikaları 11 alt başlıkta açıklanıyor.
Spektrum Pusula’nın bu sayısında ekonomi politikalarının 5 alt başlığını okurlarımız için derledik.
Temel ekonomik hedefler
- Yeşil dönüşümü ve dijital devrimi merkezine alan sürdürülebilir ve kapsayıcı bir kalkınma stratejisiyle ve yatırım, istihdam, verimlilik ve teknoloji eksenli bir dönüşümle Türkiye’yi "orta gelir tuzağından" kurtarıp ‘’Yüksek Gelirli Ülkeler” arasında sağlam ve kalıcı bir konuma getireceğiz.
- Ekonomik dengeleri tahkim edecek, makroekonomik ve finansal istikrarı tesis edecek tutarlı ve akılcı politikaları güçlü bir program çerçevesinde uygulayacağız.
- Enflasyonu iki yıl içinde düşük tek haneye kalıcı bir biçimde indireceğiz.
Mevcut durum: Türkiye, %55 enflasyon oranıyla OECD ülkeleri arasında en yüksek enflasyona sahip ülke konumunda.

- Türk lirasına yeniden itibar ve istikrar kazandıracağız.
- Ortalama büyüme hızının %5’in üzerinde gerçekleşmesini sağlayacağız.
- Beş yılın sonunda dolar cinsinden kişi başına milli gelirimizi en az iki katına çıkaracağız.
Mevcut durum: 2022 yılında Türkiye’de kişi başına düşen milli gelir 10 bin 655 dolar oldu. Türkiye bu performansıyla Bulgaristan ve İran’ın gerisinde kalarak dünya genelinde 78'inci sırada yer aldı.
- Beş yılda en az 5 milyon ilave, nitelikli ve insan onuruna yaraşır gelir sağlayan iş imkanı oluşturacak, işsizliği tek haneye indireceğiz.
Mevcut durum: 2023 yılı Şubat ayı verisine göre işsizlik oranı %10’a ulaştı. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı ise %19,2 oldu.

- 2018 sonrasında yeniden gündeme gelen aşırı yoksulluğu sıfırlayacağız.
Mevcut durum: Tüketici Hakları Derneği, nüfusun %49,6’sının açlık sınırının altında yaşadığını ve bu oranın yaklaşık 42 milyon kişiye tekabül ettiğini açıkladı.
- Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sonrası dönemdeki haksız gelir ve servet transferi ile rant devşirmeye dayalı politikalara son verecek, gelirin bireyler, haneler ve bölgeler arasında adil ve dengeli dağılımını sağlayacağız.
Mevcut durum: Türkiye, dünya genelinde gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülkeler arasında yer alıyor. Türkiye'de en zengin %10'luk kesim toplam gelirin %54,5'ine sahipken en fakir %50'lik kesimin payı sadece %12.
- Beş yılın sonunda yıllık ihracatı 600 milyar dolar seviyesine, ihracatın kilogram değerini 2 doların üzerine, yüksek teknoloji ürünleri ihracatının payını ise iki katına çıkartacağız.
Mevcut durum: Türkiye 2022 yılında 254 milyar dolar ihracat yaptı. Yüksek teknolojili ürünlerin ihracattaki payı ise %2,8’de kaldı.
- Verimlilik, yüksek katma değer ve rekabetçiliğe dayalı sektörel politikalarımızla üretim yapısını ithalata bağımlı olmaktan kurtaracak ve ekonomimizi sürdürülebilir bir dış denge yapısına kavuşturacağız.
Mevcut durum: Türkiye ekonomisi, 2022 yılında 110 milyar dolara yakın dış ticaret açığı verdi. Bu, 1996’dan beri ulaşılan en yüksek dış ticaret açığı oldu.
- Uluslararası döviz rezervlerini güçlendireceğiz.
- Türkiye’yi yeniden “Yatırım Yapılabilir Ülke” kredi notuna kavuşturacağız.
Mevcut durum: Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor's (S&P), Türkiye'nin kredi notunu "B" olarak teyit etti, kredi notu görünümünü "durağan"dan "negatif"e çevirdi.
Ekonomi kurumlarının güçlendirilmesi ve yeniden yapılandırılması
- Cumhurbaşkanına bağlı, liyakatli ve deneyimli denetim personeli ve uzmanlardan oluşan “Durum ve Hasar Tespit Komitesi’ni” oluşturacak, Komiteyi kurumlardan veri ve bilgi temini noktasında tam yetkiyle donatacağız.
- Başlangıçta Cumhurbaşkanına, Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme geçildiğinde ise Başbakan’a doğrudan bağlı Strateji ve Planlama Teşkilatı’nı kuracağız.
- Hazine’yi Maliye Bakanlığı’ndan ayırarak ayrı bir Bakanlık şeklinde yeniden yapılandıracağız.
- Türkiye Varlık Fonu’nu kapatacağız.
Mevcut durum: Türkiye Varlık Fonu’nu Cumhurbaşkanı Erdoğan yönetiyor. Fonun gelir-gider ve yatırımlarına ilişkin veriler şeffaf bir şekilde paylaşılmıyor. Varlık Fonunun yönetim kurulunda Erdoğan’a yakınlığıyla bilinen iş insanları ve bürokratlar yer alıyor.
- Türkiye İstatistik Kurumu yasasını yeniden düzenleyerek;
- Başkanın Bakanlar Kurulu Kararıyla, Başkan Yardımcılarının ise Başkanın teklifi üzerine üçlü kararname ile atanmasını sağlayacağız.
- Süre tamamlanmadan görevden almaya izin veren halleri açıkça belirleyecek, Başkan ve Başkan Yardımcılarının TÜİK Kanunu dışındaki bir düzenlemeye dayalı olarak görevden alınamamasını temin edeceğiz.
Mevcut durum: TÜİK’e başkan ataması ve görevden alma Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile yapılıyor.

- TÜİK istatistiklerinin akademisyen ve uzmanlardan oluşan komisyonlar tarafından düzenli biçimde kalite ve güvenilirlik testine tabi tutulmasını zorunlu hale getireceğiz.
Merkez Bankası bağımsızlığının teminat altına alınması
- Merkez Bankası kanununda temel görevleri, araç bağımsızlığını ve üst düzey atamaları ilgilendiren değişikliklerin TBMM’de nitelikli çoğunlukla yapılabilmesini sağlayacak mevzuat düzenlemesini gerçekleştireceğiz.
- Başkan ve üst düzey yönetimin atanma süreçlerini ehliyet, liyakat, şeffaflık ve hesap verebilirliği esas alan bir zeminde yeniden tasarlayacağız.

- Başkan, Başkan Yardımcıları ve Para Politikası Kurulu üyelerini beş yıllık süre için atayacağız.
- Başkanın Bakanlar Kurulu Kararıyla, Başkan Yardımlarının ise Başkanın teklifi üzerine üçlü kararname ile atanmasını sağlayacağız.
- Başkan ve Para Politikası Kurulu üyelerine en fazla iki defa atanma sınırı getireceğiz.
- Başkan, Başkan Yardımcısı ve Kurul üyelerinin TCMB Kanunu dışındaki bir düzenlemeye dayalı olarak görevden alınamamasını temin edeceğiz.
- Enflasyon hedefinin tutturulamaması durumunda Bankanın TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna özel gündemle bilgi vermesini sağlayacağız.
- Merkez Bankası bağımsızlığına müdahaleye ve yetki-sorumluluk çatışmasına yol açan, hiçbir işlevselliği bulunmayan Fiyat İstikrarı Komitesi’ni kaldıracağız.
- TCMB’nin merkezi başkent Ankara’dadır. Bankanın İstanbul’daki birimlerinin Ankara’ya taşınma sürecini mümkün olan en kısa sürede sağlayacağız.
- Merkez Bankası rezervlerinin şeffaf olmayan bir biçimde ve dolambaçlı yollarla satışına ilişkin işlemleri idari ve hukuki denetime tabi tutacak, tespit edilen hata, usulsüzlük, yolsuzluk ve kamu zararının sonuna kadar takipçisi olacağız.
Para politikası
- Merkez Bankası’na fiyat ve finansal istikrarı sağlama dışında sorumluluklar yüklemeyeceğiz.
- TCMB’nin asli görevini yerine getirebilmesi için para politikası araçlarını fiyat istikrarı doğrultusunda bağımsız, şeffaf ve öngörülebilir bir şekilde kullanabilmesini temin edeceğiz.
- TCMB ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) arasındaki koordinasyonu daha da güçlendirecek, para ve kredi politikalarının daha uyumlu bir biçimde yürütülmesini sağlayacağız.
- Makro ihtiyati tedbirlerin asli işlevi doğrultusunda mevcut riskleri azaltmaya ve risk birikimini önlemeye odaklanmasını sağlayacağız.
- Özel sektöre kredi temini yoluyla kaynak tahsisine doğrudan müdahale edilmesine ve bankaların bilançolarının kompozisyonuna mikro düzeyde müdahale edilmesine yönelik uygulamalara son vereceğiz.
- Uluslararası döviz rezervlerini güçlendirecek, rezervlerin kullanımında keyfiliği giderecek, rezerv yönetiminin şeffaf ve hesap verebilir bir çerçevede yürütülmesini sağlayacağız.
Mevcut durum: TCMB net rezervleri Şubat ayının son haftasında 20,2 milyar dolara geriledi.
- Her ne şekilde olursa olsun, rezerv satışlarının en geç on beş günlük periyotlarla kamuoyuna açıklanmasını sağlayacak, altı ayda bir kapsamlı rezerv yönetimi raporu hazırlayacağız.
- İktidara gelir gelmez yeni Kur Korumalı Mevduat hesabı açılmasını durduracak, mevcut hesapları vade sonlarında kapatacağız.
Mevcut durum:KKM'nin kamuya toplam maliyeti 181,5 milyar lira oldu. Bunun 89 milyarı Merkez Bankası'ndan, 92,5 milyar lirası ise Hazine'den karşılandı.
Kamuda israfla mücadele
- İktidara gelir gelmez kamuda israfa son verecek kapsamlı bir program uygulayacağız.

- İtibar gerekçesine sığınılarak gerçekleştirilen tüm gereksiz harcamalara son vereceğiz.
Mevcut durum: 2022 verisine göre Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin günlük harcaması 11 milyon lira.

- Temsil ve ağırlama harcamalarını en az yarı yarıya azaltacağız.
- Cumhurbaşkanlığı’nı Çankaya Köşküne taşıyacağız.
- Cumhurbaşkanlığı’nın kullanımındaki saray, köşk ve yalıları halkın kullanımına açacağız.
Mevcut durum: Cumhurbaşkanlığına air Marmaris'teki yazlık saray için 684 milyon 300 bin lira, Bitlis-Ahlat'taki kışlık saray için de 290 milyon lira harcandı.

BirGün
- Cumhurbaşkanlığı’nın kullanımındaki uçak sayısını azaltacağız.
Mevcut durum:Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 2021 yılında Cumhurbaşkanlığı envanterinde 8 uçağın bulunduğunu açıklamıştı.
- Kamu görevlilerinin birden fazla yerden ilave gelir elde etmesini engelleyeceğiz.
- Kamuda makam odaları için standart belirleyerek gösterişin önüne geçeceğiz.
- Yeni kamu binası yapılmasını, tefrişat alımını durduracağız.
- İhtiyaç dışı kamu binalarının satışını gerçekleştireceğiz.
- Kamuda araç tahsisini çok az sayıdaki görevlerle sınırlı tutacağız.
Mevcut durum: Cumhurbaşkanlığına ait 500'e yakın araç bulunuyor.
- Çakarlı araç kullanımını sadece ambulans ve güvenlik araçlarıyla sınırlayacağız.
- Yeni hizmet binası ve araç kiralamasına son verecek, mevcut kiralamaları kademeli biçimde tasfiye edeceğiz
- Kamu binalarında ışıklı tabelalara, Bakanlar başta olmak üzere yöneticilerin video görüntülerinin yayımına son vereceğiz.
- Yurtdışı teşkilatları yeniden yapılandıracak, gereksiz yurtdışı kadroları iptal edeceğiz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Millet İttifakı'nın Ortak Politikalar Mutabakat Metninde yer alan ekonomi, finans ve istihdam politikaları
13 Nis 2023

YAZARLAR

Abdullah Esin
Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü mezunudur. Dış politika, diplomasi ve politik ekonomi alanlarında araştırmalar yapmaktadır.

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
BirGün muhabiri Ebru Çelik'in "figüran" haberi, gazetecilikte kimlik gizleyerek haber yapma yöntemini yeniden gündeme taşıdı. Peki bu yöntemin kökleri nereye uzanıyor, etik sınırı nerede başlıyor ve kamu yararı bu tartışmanın neresinde duruyor?

Çin’in siyasi partiler, düşünce kuruluşları ve yayıncılık faaliyetleri üzerinden Türkiye’de kurduğu ilişki ağı genişlerken, bu hattın yeni merkezlerinden biri DÜNYA-MER oldu. Merkezin Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, Aposto’ya yaptığı açıklamalarda DÜNYA-MER’in Çin’in Küresel Medeniyet Girişimi’yle kesişen hedeflerini, güvenlik konferanslarını neden öne aldıklarını ve “yeni bir medeniyetin Asya’dan yükseldiği” tezini anlattı.

ABD yönetimi geniş çaplı bir İran işgaline hazırlanıldığı iddialarını doğrulamıyor. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişi güvenceye almak, stratejik adaları veya askerî altyapıyı hedef almak amacıyla sınırlı kara operasyonları ihtimali gündemde kalmayı sürdürüyor. Başkan Yardımcısı JD Vance ise rejim değişikliğine ve uzun süreli savaşa karşı çıkarken, gerektiğinde sınırlı askerî güç kullanılmasını ve diplomasinin açık tutulmasını savunuyor.

Yeni Parti kurucularından Utku Çakırözer ve Burhanettin Bulut’un Aposto’ya verdiği bilgilere göre, ilk olağan kurultayın Ekim sonu ile Kasım başı arasında yapılması planlanıyor. Kurultayda yalnızca yönetim organları değil, parti programı ve tüzüğüne ilişkin son düzenlemeler de ele alınacak. Kurultayın ardından ise Yeni Parti odağını tamamen seçim hazırlıklarına çevirecek. Önümüzdeki üç aylık süreçte örgütlenme çalışmalarına ağırlık verilecek.

Mutlak butlan kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP yönetimine dönmesi, Özgür Özel ve arkadaşlarının Yeni Parti’yi kurmasıyla sonuçlandı. Ankara kulislerinde şimdi Yargıtay’ın kararı kaldırıp kaldırmayacağı, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının gündeme gelip gelmeyeceği ve CHP’de yeni bir kurultay sürecinin başlayıp başlamayacağı tartışılıyor. Yeni Parti yönetimi ise butlan kararı kaldırılsa bile CHP’ye dönmeme ve seçime kendi çatısı altında girme eğiliminde.




