Montrö tartışmaları merkezinde Kanal İstanbul


Müdavimi olacağınız dünya kahveleri: Coffee Department Gerçekten farklılıkları duymaya çalışarak içtiğinizde tattığınız her kahvenin başka şeyleri çağrıştırdığını, başka lezzetler duyurduğunu fark edebilirsiniz. Yetiştiği ülke, bölge, yükseklik, toplanma şekli, fermantasyon ve işlenme biçimi, kavrulma yöntemi ve nasıl demlendiği gibi birçok faktör fincandaki kahvenin tadını etkiliyor. Bu durumda ortaya sürekli deneye açık, keşfedilmeye oldukça müsait bir alan çıkıyor. Balat ve Nişantaşı’nın en sevilen kahve dükkânı ve kavurmahanesi Coffee Department; kahveseverlere yeni deneyim alanları açmak için yelpazesindeki kahveleri daima güncelliyor. • Coffee Department: Tarladan fincana, dünyadaki en kaliteli kahve çekirdeklerini bulmayı ve ziyaretçilerine en güzel kahve deneyimini yaşatmayı amaçlayan Coffee Department; İstanbul Balat'taki kavurmahanesinde ve Nişantaşı'ndaki dükkânında hizmet veriyor. Coffee Department kahveseverlere Etiyopya, El Salvador, Kolombiya gibi bölgelerden, doğrudan üreticilerden temin ettiği ve hikâyesini bildiği kahveleri sunuyor. Coffee Department'ın 1 kiloluk alımlarda %10 indirim avantajı sunduğu internet mağazasında kahvelerin yanı sıra kahve ekipmanları, özel çaylar, atıştırmalıklar da yer alıyor. • Coffee Department’ta tazeler: Kahveseverlere sunduğu lezzetleri yeni kahvelerle zenginleştiren Coffee Department'ın tazeler rafında bu sıralar Etiyopya ve Kolombiya'dan özel çekirdekler var. Aricha: Etiyopya'da, Yirgacheffe bölgesinde 1.935 metre yükseklikte yetişen ve Aricha Mulecha Mugida yıkama istasyonunda yıkanan kahve meyveleri; tatlı ve sitrik notaları aynı anda deneyimlemeyi sağlarken limon, nektarin ve üzüm pekmezi tatları duyuruyor. Idido: Olağanüstü kahveler üretmek için ideal topografyaya, yükseltiye ve su kaynaklarına sahip olan Yirgacheffe bölgesinden, bu kez 2.250 metrede yetişen bir atalık varyete: Idido. Idido, fincanlara hafif bir çiçek aromasını, frenk üzümü ve bergamotun tatlı tonlarını getiriyor. Colombia El Mirador Acetic Natural: Dünyanın en iyi kahvelerinin üretildiği bir başka coğrafyadan, Kolombiya'nın Huila bölgesinden Elkin Ferney Guzman Vargas tarafından 1.615 metre yükseklikte yetiştirilen; meyvenin karakterine göre fermantasyon teknikleri uygulanan El Mirador Acetic Natural; çikolata likörü hissiyatını, kırmızı üzüm tatlılığını ve kadifemsi bir dokuyu bir araya getiriyor. Coffee Department’ı Instagram’dan takip edebilir, müdavimi olacağınız ilk siparişlerinizi bu adresten verebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Kanal İstanbul projesi, bugüne kadar ekolojik sonuçları, bölgede sebep olduğu emlak hareketliliği, rant tartışmaları ve son olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu’na proje karşıtı afişler için açılan soruşturma sebebiyle çokça tartışıldı. Yaklaşık iki hafta önce, TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un katıldığı bir televizyon programında Montrö Sözleşmesi’nden çekilmenin “teknik olarak mümkün” olduğunu söylemesi ise Kanal İstanbul’un tamamlanması durumunda Montrö Sözleşmesi kapsamına girip girmeyeceğiyle ilgili yeni bir tartışma başlattı.
- Projede son gelişmeler: Kanal İstanbul, 2011 yılında o dönem Başbakan olarak görev yapan Recep Tayyip Erdoğan’ın “çılgın projesi” olarak tanıtıldı. Karadeniz ve Marmara Denizi arasında İstanbul Boğazı’na alternatif bir geçiş oluşturacak yapay bir su yolu oluşturmayı amaçlayan proje, aynı zamanda kamu-özel sektör iş birliği ile kanal çevresinde gerçekleştirilecek geniş bir yerleşim planını da kapsıyor. İktidarın argümanları, İstanbul Boğazı’nın trafiğinin azalacağı ve gemi geçişlerinin daha güvenli hâle geleceği yönünde. Muhalefet partileri, bazı sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri ve akademisyenler ise projeyi geri dönülemez bir ekolojik kıyıma yol açacağı yönünde eleştiriyor. WWF Türkiye, TEMA ve TMMOB gibi birçok sivil toplum örgütü, yayımladıkları raporlarla projeyi eleştirirken İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu da projeyi “İstanbul’a ihanet projesi” olarak nitelendiriyor. Kanal İstanbul karşıtlığını her fırsatta dile getiren İmamoğlu hakkında, yakın bir zaman önce proje karşıtı afişler için kamu kaynaklarını kullandığı gerekçesiyle İçişleri Bakanlığı tarafından soruşturma açılmıştı. Son olarak Ocak 2020’de çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) raporu onaylanan projenin imar planlarının da onaylanarak askıya çıkarıldığı, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum tarafından geçtiğimiz günlerde açıklandı.
- Kim, ne dedi? Geçtiğimiz günlerde, TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un Cumhurbaşkanı’nın sözleşmelerden çekilme yetkisine dair yorumu, Kanal İstanbul’la ilgili yeni bir tartışma yarattı. Şentop’un sözleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Montrö Sözleşmesi’ni sorgulayan açıklamalarıyla birleştirilince kamuoyunda geniş çaplı bir tepki oluştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ocak 2020’de Kanal İstanbul’un Montrö Sözleşmesi’ne etkisine dair bir soruya “Montrö'yü hiç kafaya takmayın. Montrö sadece Boğaz'ı bağlar. Kanal İstanbul, Montrö kapsamında değildir," şeklinde yanıt vermişti. Bu açıklamanın ardından 30 Ocak 2020’de 126 emekli büyükelçi ve başkonsolos, Kanal İstanbul’un Montrö Sözleşmesi’ni tartışmaya açarak Türkiye’nin boğazlardaki mutlak egemenliğini tehdit edeceğini söyleyen bir açıklama yayımlamış ve kanal projesinden vazgeçilmesini tavsiye etmişti. Benzer şekilde, TBMM Başkanı Şentop’un son açıklamasında sonra 4 Nisan gecesi 104 emekli amiral bir bildiri yayımlayarak Montrö Sözleşmesi’nin tartışılmasının Türkiye için bir egemenlik, güvenlik ve beka sorunu yaratacağını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu bildirinin ardından hâlihazırda daha iyi bir alternatif oluşmadığı sürece Montrö Sözleşmesi’nden çıkmayı düşünmediklerini; ancak Kanal İstanbul’un bu sözleşme sınırları dışında kalarak Türkiye’nin tamamen kendi egemenliğinde olacağını açıkladı. Açıklama sonrasında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir telefon görüşmesi yaparak Montrö Sözleşmesi’nin korunmasının ve Karadeniz’de mevcut rejimin devamının sağlanmasının önemini vurguladı. Aynı tarihlerde, ABD’nin iki savaş gemisinin İstanbul Boğazı’ndan Karadeniz’e geçeceğini açıklaması ise Kanal İstanbul ve Montrö tartışmalarını son günlerin en önemli konusu hâline getirdi.
- Kanal İstanbul ve Montrö Sözleşmesi: 1936’da imzalanan Montrö Sözleşmesi, Türkiye’nin İstanbul ve Çanakkale Boğazlarındaki egemenlik haklarını ve bu boğazları kullanan ticaret ve savaş gemilerinin geçiş ilkelerini düzenliyor. Sözleşmenin imzalanmasıyla Türkiye, Lozan Boğazlar Sözleşmesi ile Uluslararası Boğazlar Komisyonu’na bırakılan tüm yetkileri geri kazandı. Sözleşme kapsamında, ticaret gemileri için geçiş serbestisi verilirken savaş gemilerinin Boğaz'dan geçişi, gemilerin ait olduğu ülkelerin Karadeniz’e kıyısı olup olmadığına, geminin tonajına ve ülkenin Karadeniz’deki toplam askerî varlığına göre düzenleniyor. Peki, Kanal İstanbul Projesi gerçekten Montrö Sözleşmesi’ni tartışmalı hâle getirir mi? İlk olarak, uluslararası hukukta yapay su yollarının statüsünün boğazlardan farklı olması sebebiyle bölgede inşa edilecek herhangi bir kanalın Montrö Sözleşmesi’nin kapsamına girip girmediği konusunda tartışmalar devam ediyor. Kanal İstanbul’un resmî tanıtım sitesinde, Karadeniz’de Montrö Sözleşmesi’nin öngördüğü rejimin Türkiye’nin lehine olduğu ve bu sebeple bu rejimin uygulanmaya devam edileceği yazıyor. Kanalı kullanmak isteyen gemiler, Marmara Denizi’ne girmeden önce Çanakkale Boğazı’nı kullanmak zorunda oldukları için Kanal İstanbul’un Montrö kapsamına girip girmediğinden bağımsız olarak Montrö’nün şartlarına uymak zorunda olacak. Montrö Sözleşmesi, Boğaz’dan geçişlere ek olarak Karadeniz’de gemilerin kalış süresi ve toplam tonaj sınırlarını da düzenlediği için Karadeniz’deki rejimin Montrö’ye bağlı kalındığı sürece değişmeyeceği düşünülebilir. Bunların yanı sıra projenin tamamlanması durumunda ticaret gemilerinin bu kanaldan geçmeye zorlanıp zorlanmayacağı henüz bilinmiyor. Böyle bir zorlama olması durumunda Montrö’nün öngördüğü ticaret gemilerinin geçiş serbestisi ilkesiyle bir çelişki oluşturacağı için sözleşmenin tartışmalı hâle gelmesi kaçınılmaz duruyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söylemlerinden, Kanal İstanbul’un Montrö Sözleşmesi kapsamı dışında tutulmasının planlandığı kesin olarak anlaşılıyor. Muhalefet ise Montrö Sözleşmesi’nin bu şekilde tartışmaya açılmasının Türkiye’nin Boğazlardaki egemenliğini tehlikeye atacağı konusunda neredeyse hemfikir. Dolayısıyla Kanal İstanbul’un Montrö sözleşmesinin geleceği ve Karadeniz’deki rejimin sürekliliği üzerindeki olası etkileri daha uzun süre tartışılacak gibi duruyor.
Rabia, Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü doktora öğrencisi. Aynı bölümde araştırma görevlisi olarak görev yapıyor. Karşılaştırmalı siyasal kurumlar, siyasal katılım, sosyal hareketler, şehir ve çevre politikaları üzerine çalışıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
15 Nisan Perşembe sabahından herkese günaydın. TBBM Başkanlığına 10 yeni fezleke sunuldu. ABD ve NATO, 1 Mayıs'tan itibaren Afganistan'dan çıkış kararı aldı.
15 Nis 2021

YAZARLAR

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR


