

VOV Hesap 'la kazancınız yüksek, pazartesileriniz sendromsuz Alternatif Bank , birikimini değerlendirmek isteyenlere VOV Hesap ’la sendromsuz pazartesiler sunuyor. Nedir? Alternatif Bank VOV Hesap, müşterilerine her pazartesi %25 sendromsuz pazartesi faizi , diğer günlerdeyse %23 hoş geldin faiziyle daha çok kazandırıyor. Dahası: VOV’lular, hesaplarınının vadesini bozmadan, diledikleri zaman nakit ihtiyaçlarını karşılayabiliyor, günlük olarak hesaplarında kalan para üzerinden faiz kazanabiliyor. 90 günlük avantajlı hoş geldin faiz dönemi sonunda ek ürünlerle bitmeyen hoş geldin faizinden yararlanabiliyor. Nasıl? VOV Hesap ’la her pazartesi daha çok kazanmak isterseniz bu bağlantıyı ziyaret edebilir, başvuru formunu doldurarak görüntülü görüşmeyle kolayca Alternatif Bank müşterisi olabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Türkiye, dün sabaha karşı 04.08'de merkez üssü Düzce'nin Gölyaka ilçesi olan 5.9 büyüklüğündeki deprem ile uyandı. Tekirdağ'dan Ankara'ya kadar birçok ilde hissedilen deprem esnasında yaşanan panik nedeniyle 1'i ağır olmak üzere 93 kişi yaralandı.
12 Kasım 1999'da Düzce’de gerçekleşen 7.2 büyüklüğündeki deprem, 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi'ne neden olan Kuzey Anadolu Fay hattındaki (KAF) kırılmaların Düzce fayının doğu bölümünü tetiklemesi sonucu gelişmiş, depremin ardından Bolu'ya bağlı Düzce ilçesi Türkiye'nin 81. ili olmuştu.
Dün gerçekleşen depremin ardından dikkatler yeniden Büyük İstanbul Depremi'ne yöneldi. Düzce depreminin İstanbul'da olası bir depremi tetikleyip tetiklemeyeceği tartışılırken Prof. Dr. Celal Şengör, Fatih Altaylı'ya yaptığı açıklamada "Düzce'deki fay hattının geriliminin boşaldığı ve uzunca bir süre ciddi bir deprem olmayacağınının düşünüldüğünü; ancak öyle olmadığının görüldüğünü" belirtti. Şengör bunun İstanbul depreminin "bayağı yakınlaştığı" anlamına geldiğini ve asıl stres birikiminin batıya; yani Adapazarı, Gölcük ve İstanbul'a doğru kaydığını ifade etti.

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası
Peki olası bir İstanbul depreminda yaşanması muhtemel senaryolar neler?
14 bin ölü, 34 bin yaralı
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'nün 2018'de yayımladığı en güncel rapora göre ortalama her bin İstanbulludan birinin depremde hayatını kaybetmesi bekleniyor. Bu da yaklaşık 14 bin kişiye karşılık geliyor. 8 binden fazla ağır yaralının beklendiği belirtilen raporda 40 bine yakın kişinin de yatarak tedavi görmesinin gerekeceği ifade ediliyor.
13 bin 500 binanın çok ağır, 34 bin binanın ise ağır hasar görmesi; 146 bini aşkın binanın orta, 300 bini aşkın binanınsa hafif derecede hasarlı hâle gelmesi bekleniyor. Bu da İstanbul'daki 1 milyon 166 bin binanın %17’sinin tekrar kullanılamayacak düzeyde hasar görürken 48 bin tanesinin ise enkaz hâline gelmesi demek oluyor.
Hasar görecek binalardan toplam 25 milyon ton enkaz çıkacağı hesaplanırken enkaz kaldırma çalışmaları ve molozun taşınması için kamyonların 1 milyon sefer yapması gerekecek. Yine rapora göre arama kurtarma çalışmalarının yeterli ve sağlıklı biçimde gerçekleştirilebilmesi için 960 bin kişilik bir ekibe ihtiyaç duyulacak.
Boğaz köprüleri, Marmaray ve metro hatlarındaysa hasar beklenmiyor.
Ya sonra?
Yukarıdaki veriler sadece deprem anında oluşacak can ve mal kayıplarını hesaba katıyor. Ya depremin ardından yaşanacak olanlar? Aslında deprem sonrasındaki risk senaryoları da belirlenmiş durumda; ancak bu senaryoların ne kadarının gerçekleşeceği, ne kadar tesirli olacakları ve kesin sonuçları tam olarak kestirilemiyor.
Büyük İstanbul Depremi'nin ardından arama kurtarma faaliyetlerinde yaşanacak güçlüklerden ötürü enkaz altında kalan kaç kişinin yaşamını yitireceğini kestirmek güç. Oluşması muhtemel tsunaminin kaç can alacağı da meçhul. Binaların çöktüğü, özellikle de sokakların dar olduğu mahallelerde, enkaz nedeniyle yolların kapanacağı öngörülüyor. Bu durumda sağlık hizmeti götürülemeyecek 8 bini aşkın ağır yaralının kaçı hayatını kaybedecek, kaçı hayatta kalacak bilinmiyor. Depremin ardından şehri araçlarıyla terk etmek isteyecek insanların neden olacağı trafik yüzünden de yolların kapanması beklenebilir.
Deprem neticesinde İGDAŞ istasyonlarının %40'ına karşılık gelen 86 bin 500 doğalgaz kutusunun hasar görmesi bekleniyor. Oluşabilecek patlama ve yangınlarda yaşanacak can kaybı ve yaralanmaları hesaplamak da şu aşamada mümkün değil. Ancak istasyonların yalnızca %10'unda yangın çıkması dahi 8 binden fazla eş zamanlı yangın çıkabileceği anlamına geliyor.
Depremden sonra 355 doğalgaz şebekesinde hasar meydana geleceği öngörülüyor. Depremin kışın gerçekleşmesi hâlinde hayatta kalanların donma tehlikesiyle karşı karşıya kalıp kalmaması, şebeke hasarlarının o koşullarda giderilebilmesine bağlı olacak. Benzer şekilde, gerçekleşmesi beklenen 463 içme suyu ve 1045 atık su şebeke hasarı nedeniyle -özellikle de deprem yaz aylarında gerçekleşirse- İstanbul salgın hastalık riskiyle karşı karşıya kalacak.
7.5 büyüklüğündeki bir depremin ardından yaklaşık her üç trafodan birinin hasar göreceği bir senaryoda şehrin büyük bölümünün elektriksiz kalacağı tahmin edilirken yaklaşık 640 bin haneden ortalama 2 milyon kişi için acil barınma ihtiyacının ortaya çıkacağı öngörülüyor. Bununla birlikte, barınma haricinde su ve gıda ihtiyacının da doğması kaçınılmaz.
Uzmanlar ne diyor?
Kocaeli Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü'nden Doç. Dr. Ergin Ulutaş, olası bir İstanbul depreminde İzmir'de yaşanan depremi örnek vererek Sığacık'ta gerçekleşen tsunamiye dikkat çekmişti. Ulutaş, boyları 1,5 metreye ulaşacak dalgaların özellikle Tuzla ve Çınarcık'ta etkili olacağını, bu nedenle depremin ardından deniz kıyısından uzaklaşarak yüksek noktalara gidilmesi gerektiğini ifade etti. "Tsunami deniz tabanındaki bir boşluğun çökmesi sonucu yaşanan dalga oluşumudur." diyen Ulutaş, tsunaminin kıyıdan içeri su basmaları şeklinde gerçekleştiğini belirtti.
5 yıl önce katıldığı bir TV programında depremin azami büyüklüğünü 7.6 olarak tahmin ettiklerini söyleyen Prof. Dr. Celal Şengör, "İstanbul’da bir sel olduğunda, kar yağdığında hiçbir yere gidemezsiniz. Deprem olduğu zaman İstanbul’u nasıl besleyeceksiniz?" diye sormuş, eğer bu çapta bir felaket yaşanırsa Türkiye'nin bağımsızlığını dahi kaybedebileceği yönünde uyarıda bulunmuştu.
Prof. Dr. Naci Görür ise Twitter'dan yaptığı paylaşımda Düzce ve batısında KAF'ın enerjisinin büyük bir kısmını boşalttığını, ancak Bolu tüneli ile Bolu kenti ve ovası arasındaki fay kolunda kırılma olmadığını söyleyerek, Bolu ve güneyinin riskli bir bölge olarak algılanması gerektiği yönünde uyarıda bulundu. ’99'da yaşanan depremden sonra Düzce'de binaların yönetmeliklere uygun olarak yapıldığı belirten Prof. Görür, bu sayede dünkü depremin az hasarla atlatılabildiğini belirtti. "Güvenli evler inşa ederseniz depremde fazla yara almazsınız. Bilim insanlarını ciddiye alır, öngörüleri doğrultusunda hazırlık yapar, önlem alırsanız, insanlarımızın can güvenliğini sağlarsınız," diyen Naci Görür, sözlerini "Ülkemizin, insanımızın bekası buna bağlı." diyerek noktaladı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Celal Şengör İstanbul depreminin yakınlaştığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan "Esad ile görüşme olabilir, siyasette küslük dargınlık olmaz, eninde sonunda adımlarımızı atarız." dedi. Düzce'deki vergi mükelleflerinin ödemeleri ertelendi.
24 Kas 2022

YAZARLAR

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

İspanya, Arjantin'i tarihin en tek taraflı finallerinden birinde Ferran Torres'in golüyle yendi ve ikinci kez dünya şampiyonu oldu.

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.



