

Kullanıcılarına birçok ayrıcalık sunan likidite ağı : WOO Network Sıfır komisyon, derin likidite ve özelleştirilebilir arayüz WOO Network çatısı altında WOOTR kripto para borsası yer alıyor. WOO Network aynı zamanda merkezi borsası WOO X , merkeziyetsiz finans protokolü WOOFi ve merkeziyetsiz yönetişim organı WOO DAO gibi organizasyonlar bütününden oluşuyor. Türk lirası işlem çiftlerinde dahi likidite sağlayan WOOTR , en düşük komisyon oranları ve ek ayrıcalıkların yanında kurumsal hizmetleriyle Türkiye’de. Neden WOOTR? Türkiye kripto para ekosisteminin en çok ihtiyaç duyduğu ürünler için kolları sıvayan WOOTR kurumsal müşterilere, profesyonel trader’lara ve yatırımcılara kullanıcı dostu bir hizmet sağlamak için alanında uzman ve güçlü bir ekiple çalışıyor. WOOTR Kurumsal: WOOTR kurumsal, müşterileri için OTC işlem hizmeti, saklama hizmeti, piyasa yapıcılığı, likidite sağlayıcılığı, IEO ve kripto para borsalarında listeleme hizmeti sağlıyor. Kurumsal hizmetler hakkında bilgi sahibi olabilmek için [email protected] adresine mail atabilirsiniz. WOOTR Güncellemeler: WOOTR , son güncellemesinde kilitleme oranlarında değişikliğe giderek kullanıcılarına önemli bir avantaj sağladı. Ayrıca mobil uygulaması sayesinde çok kolay bir şekilde alım/satım yapma imkânı sunuyor. Çok yakında: WOOTR , risk yönetimi için yeni emir tipleri sunmaya ve yeni coin/token çiftleri eklemeye devam edecek. WOOTR iletişim kanallarına ulaşmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Türkiye-Rusya ilişkileri, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yaşanan yakınlaşma süreciyle kurumsal ilişkilerin geri plana atılarak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki yakın kişisel ilişki üzerinden yürütülen bir "stratejik ortaklığa" evrildi. Türkiye'nin ortaklarından biri olduğu yeni nesil F-35 savaş uçağı projesinden çıkarılmasına neden olan Rusya'nın S-400 hava savunma sistemlerinin alınması, Türkiye-Rusya ilişkilerine yeni bir boyut kazandırdı. Türkiye'nin hem NATO'daki hem de Batı ittifakı içindeki yerinin de sorgulanmasına neden oldu.
Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından başta ABD ve Birleşik Krallık olmak üzere neredeyse tüm Batı ülkeleri Rusya'yı yaptırıma boğarken Türkiye'nin stratejisi bir yandan Ukrayna'ya TB-2 insansız hava aracı satmak diğer yandan da Rusya'yla ekonomik ve siyasi ilişkilerini daha da derinleştirmek oldu. Uluslararası ilişkiler literatüründe "denge siyaseti" olarak tanımlanan bu politika, Türkiye için pragmatik görünmesine rağmen Rusya'yla ilişkilerin Türkiye'nin iç siyasetine doğrudan müdahil olduğu bir dönemi başlattı. İkili ilişkilerin liderler düzeyinde yürütülmesi, Putin ve Erdoğan'ın iktidarlarını devam ettirebilmek için diplomatik ilişkilerini kendi menfaatleri doğrultusunda araçsallaştırmasına da zemin hazırladı.
Rekor ticaret hacmi ve Türkiye'ye akan Rus sermayesi
Birçok Batı ülkesi, Ukrayna'nın işgalinin ardından Rusya'ya başta ticaret, savunma sanayi, teknoloji ve finans olmak üzere her alanda yaptırım uyguladı ve Rusya'nın Batı dünyasıyla ilişkileri tamamen koparıldı. Mercedes, Apple, McDonald's gibi dev şirketler birer birer Rusya'dan çıkarken pazarda ortaya çıkan boşluğu Türkiye merkezli şirketleri doldurmaya başladı. Örneğin, Reebok'ın mayısta Rusya'dan çıkma kararı almasının ardından Türkiye merkezli ayakkabı üreticisi FLO, Reebok'un ülkedeki 100'den fazla mağazasını satın aldı.
Ukrayna'nın işgalinden önce Türkiye-Rusya ilişkilerindeki hâkim taraf Rusya iken, yaptırımların ekonomik etkileri ve siyasi tecridin getirdiği diplomatik yalnızlık iki ülke ilişkilerinde ibrenin Türkiye'den yana dönmesine neden oldu. Bugün gelinen noktada, Türkiye-Rusya ilişkilerini "karşılıklı bağımlılık" olarak tanımlamak mümkün. Türkiye, Rusya'nın dünyaya açılan kapısı olarak hayati önem kazanırken Rusya pazarında oluşan boşluğu Türkiye merkezli şirketlerin doldurması ekonomik krize rağmen iş dünyasının hâlâ iktidara bağlı kalmasında rol oynadı. Öte yandan, birçok Rusya vatandaşı iş insanı sermayesini Türkiye'ye taşıyarak binlerce şirket kurdu. Ocak-Ağustos döneminde Türkiye'de 729 Rusya sermayeli şirket kuruldu ve bu şirketlerin toplam sermayesi 360 milyon liraya ulaşıyor.
Gayrimenkul alımlarıysa hikâyenin bir başka boyutunu oluşturuyor. Ukrayna'nın işgalinin öncesinde de Rusya vatandaşlarının özellikle Antalya gibi güney şehirlerinde gayrimenkul alımına büyük bir ilgisi vardı ancak işgalin ardından gayrimenkul satışlarında rekor seviyelere ulaşıldı. Ocak-Eylül döneminde Rusya ve Ukrayna vatandaşlarının Türkiye'de aldıkları konut sayısı 11 bin 86'ya ulaştı ve Rusya vatandaşlarının konut alımı 2021'e göre %200 oranında arttı. Ocak-Ağustos döneminde Türkiye'ye gelen Rus turist sayısının 3 milyona ulaşması da ekonominin artan döviz ihtiyacına kısa vadeli rahatlama sağladı.
Putin'den Erdoğan'a "yardım eli"
TCMB'nin art arda gelen faiz indirme kararları neticesinde Türk lirasının aşırı değer kaybı ve enflasyonun astronomik boyutlara ulaşması Türkiye'de ekonomik krizin şiddetini son 1 yılda olağanüstü boyutlara taşırken iktidarın krizi çözmeye yönelik etkili bir hamlesi olmadı. TL'de yaşanan değer kaybını TCMB rezervlerini satarak kısa vadede dizginlemeye çalışan hükümet, rezervlerin erimesiyle çareyi SWAP anlaşmaları yapmakta veya ülkeye kaynağı belli olmayan döviz sokmakta arıyor. Bu amaçla, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan'la normalleşme süreçleri başlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan siyasi yakınlaşmayı sağlarken 2023 seçimleri öncesinde hayati öneme sahip olan ekonomiye sıcak para girişi konusunda beklediği karşılığı bulamadı.
5 Ağustos'ta Soçi'de bir araya gelen Erdoğan ve Putin, iki liderin de iktidarda kalmasına fayda sağlayacak bir dizi anlaşma yaptı. Liderler arasındaki görüşmenin ardından, Akkuyu Nükleer Santrali'ni inşa eden Rusya merkezli enerji şirketi Rosatom tarafından sermaye artırımı adı altında TCMB rezervlerine 5 milyar dolardan fazla bir döviz girişi yapılmış; Türkiye'ye toplamda aktarılacak miktarın 15 milyar dolara ulaşacağı açıklanmıştı.
Rusya'nın en büyük gelir kaynağı olan enerji sektörüne uygulanan yaptırımlar AB ülkelerinde büyük bir enerji ve mali krize neden olurken Rusya'nın ihracat pazarını başta Çin ve Hindistan olmak üzere Asya piyasasına kaydırması, Avrupa'daki pazar kaybını büyük oranda telafi edebilmesini sağladı. Enerji fiyatlarının dünya genelinde rekor seviyelere ulaşması, Rusya'ya büyük bir gelir sağladığı gibi diplomatik manevra alanını genişletebilmesine imkan tanıdı. Erdoğan'ın kur krizi ve yüksek enflasyon nedeniyle artan cari açığı Rusya'dan yapılacak sermaye aktarımıyla finanse etme politikası da bu temele dayanıyor. Putin'in, NATO'ya karşı kullanışlı bir ortak olarak gördüğü Erdoğan'ı iktidarda tutma hedefi Rus oligarklar üzerinden Türkiye'ye yapılan sermaye aktarımıyla somut bir hâle dönüşüyor.
Türkiye'ye doğal gaz jesti
Türkiye-Rusya ilişkilerinin bir diğer boyutunu da doğal gaz oluşturuyor. Müttefik olarak gördüğü Türkiye'ye doğal gaz konusunda benzeri görülmemiş imtiyazlar tanıyan Putin, böylece Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın iktidardaki ömrünü de uzatmayı hedefliyor.
Soçi'deki görüşmenin ardından Türkiye'nin doğal gaz ödemelerinin büyük bir kısmını ruble cinsinden yapması kararlaştırılmıştı. Ancak, TL'deki düşüşü kontrol altına almak için döviz kaynaklarını büyük oranda tüketen hükümet, Rusya ile doğal gaz ödemelerinin bir kısmını ruble karşılığı yapmakta anlaştı. Kuzey Akım üzerinden Avrupa'ya giden gaz akışını kesen Rusya, doğal gazın bir kısmını Türk Akım üzerinden Avrupa'ya göndererek Türkiye'nin enerji güvenliği konusundaki önemini de artırmayı planlıyor. Bu konuda atılan son adım ise Putin'in Türkiye'yi "Avrupa'nın en büyük doğalgaz merkezi" hâline getirme planını açıklaması oldu.
Erdoğan-Putin dostluğunun 2023 seçimlerine etkisi
Erdoğan, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin kendisine yarattığı tarihî fırsatı iyi değerlendirerek Rusya'yla ilişkilerini devam ettiren yegâne NATO üyesi olarak uluslararası arenada manevra alanını genişletti. Türkiye'nin, Rusya'nın batıya açılan tek kapısı olduğunun bilincindeki Putin, kendi iktidarının ömrünü uzatmak ve Ukrayna işgalinde bir hezimet yaşamamak için Erdoğan'ın 2023 seçimlerini kazanmasına büyük önem veriyor. Rusya'nın batıya açılan kapısı olarak Türkiye'ye büyük oranda bağımlı hâle gelen Putin, Bayraktar'ın Ukrayna'ya gönderdiği TB-2 silahlı insansız hava araçları veya Türkiye'den Ukrayna'ya verilen desteği bile göz ardı etmek zorunda kalıyor.
Türkiye'de olası hükümet değişikliğinin Türkiye-Rusya arasında kişisel menfaatlerden ziyade daha kurumsal bir çerçeve gerektireceğinin bilincinde olan Putin, Erdoğan'ın iktidarda kalmasının kendi iktidarı açısından da önem taşıdığının farkında. Bu anlamda, 2023 seçimleri öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın iktidarına en büyük tehdidin ekonomik kriz olduğu bilerek iktidara kısa vadeli rahatlama sağlayabilecek hamleler yapıyor.
"Net hata ve noksan" olarak gösterilen kaynağı belirsiz sermaye girişleri, cari açığın en büyük nedenlerinden olan enerji ödemelerinin bir kısmının 2024 yılına kadar ertelenmesi planı veya tahıl anlaşmasındaki rolü üzerinden Erdoğan'ın uluslararası arenadaki kredibilitesinin artırılması Putin'in 2023 seçimlerine dolaylı yoldan da olsa müdahale ettiğinin somut örnekleri olarak gösterilebilir.
Bu tabloda, muhalefetin 2023 seçimlerini kazanabilmek için hem iç politikada seçmenlerin güvenini kazanarak iktidarı yenebilmesi hem de uluslararası alanda Türkiye'deki otoriter rejime verilen desteği sona erdirebilmesi gerekiyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Günaydın. İstanbul'da toplu ulaşıma %29,10 zam geldi. Rusya, Ukrayna'nın "nazisizleştirilmesi" talebinde bulundu. Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuçiç, Kosova'ya karşı ordu ve polise "hazır ol" emri verdi.
28 Ara 2022

YAZARLAR

Abdullah Esin
Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü mezunudur. Dış politika, diplomasi ve politik ekonomi alanlarında araştırmalar yapmaktadır.

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





