Rakının eski dostu, aşıkların yoldaşı: Sakız leblebisi

İçki kültürüyle ilgili yazıları bu kanalın altında biriktireceğiz. Cahit Sıtkı Tarancı'nın da dediği gibi "Haydi Abbas, vakit tamam; Akşam diyordun işte oldu akşam."

Nohutun kavrulmasıyla elde edilen leblebinin Anadolu’daki serüveni yüzyıllar öncesine dayanır. 
Evliya Çelebi’den öğrendiğimize göre ise leblebi 17. yüzyıl İstanbulu’nda yaygın şekilde üretiliyor ve tüketiliyordu. O tarihlerde İstanbul’da 100 leblebici dükkanının 400 çalışanı vardı. 

Beyaz leblebi olarak da bilinen sakız leblebisi, kabuğu soyulmamış bir leblebi türüdür. Dönemin en popüler atıştırmalığı olan leblebi, parkların girişlerinde ve tiyatro antrelerinde bolca satılırdı. 

Aziz Nesin kendisine sorulan “Yazmaya nasıl hazırlanırsınız?” sorusuna mizahi bir dille cevap verirken “Millî eserleri yine bu atmosfer içinde yazarım. Yalnız millî olması için, masamda buzlu rakıyla sakız leblebisi bulunmalıdır. Yazıyı yazarken zora geldikçe rakı içerek kafayı bulurum” ifadelerini kullanıyor. Kim bilir belki de bu sözler Atatürk’ün rakı-leblebi ikilisine olan sevgisine mizahi bir hiciv göndermesidir.

Atatürk’ün aşçısı Bolulu Kemal (Erten) Usta 10 Kasım 1969 tarihli Günaydın gazetesinde yayımlanan söyleşisinde (iç sayfa) şöyle anlatıyor: 
“Atatürk içkilerde pek ayrım yapmazdı ama, onun masasında rakının çok ayrı yeri vardı. Çok meze istemez, rakı içerken birkaç leblebi ona yeterdi. Ara sıra, mutfağa geldiğinde bizim de avucumuza, cebinden leblebi çıkarır, koyardı. Nur içinde yatsın.”

Belli ki sakız leblebisi kimi zaman rakının eşlikçisi, kimi zaman tiyatro ve sinemaların ‘patlamış mısırı’, kimi zaman da aşıkların omuzdaşı olmuş.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Millet Bahçesinden Aşk Bahçesine… #4

3 Kasım 1928, Sultanahmet Parkı'nda, millet bahçesindeyiz. Gündüzleri, isminin millet bahçesi olmasıyla ilgili siyasi tartışmaları dinleyip çöken karanlıkla birlikte genç aşıkların arasındaki fısıltılara kulak kabartacağız.

09 Kas 2021

Sultanahmet Parkı

YAZARLAR

İstanbul'da Nasıl Eğleniyorduk?

1920 ve 30'ların İstanbul eğlence hayatını bir gazetecinin röportajlarından takip eder, her salı yayımlanır.

İLGİLİ OKUMALAR