Sanal dünyada kavimler göçü

Zappa Zamanlar“So many books so little time...” Frank Zappa’dan ilhamla: Zappa Zamanlar: Kitaplar ve podcastler üzerine uzunlu kısalı… Doğadan yemeğe, edebiyattan ekonomiye okuma ve dinleme notları…
Biray Kolluoğlu, Evren M. Dinçer ve Zafer Yenal
Son haftalarda yine gündemde göç var. Ama bu seferki göç ne iklim kriziyle ne de savaşlarla alakalı. Olay mahalli de soluk alıp verdiğimiz dünyamız değil. O hâliyle de karşı karşıya kaldığımız durum belki dünya tarihinde bir ilk: Sanal âlemde yüzbinlerce insan X’i terkediyor, Bluesky’a geçiyor. Evet, konumuz Apple’ın The App Store’unda birinci sıraya, Google’ın Android Play platformunda ilk beşe girmeyi başaran Bluesky adlı mikro-blog uygulaması.
Trump’ın kazanmasında büyük rol oynadığı düşünülen eski adıyla Twitter yeni adıyla X platformu, sahibi Elon Musk’ın adeta en tepeden siyasete soyunmasıyla kullanıcıları arasında bir panik yarattı. Seçimden önce platformun algoritmasının ABD'de sağa iltimas geçecek bir şekilde değiştirildiği epeyce konuşuldu. Seçimden hemen sonra, özellikle de seçimin ucu ucuna değil Demokratlar aleyhine büyük bir hezimetle sonuçlanmasıyla, platformdan bir göç başladı.
Tabii göç sadece ABD'yle sınırlı kalmadı. X’te 27 milyon takipçisi olan İngiltere merkezli The Guardian gazetesi geçen günlerde X’te paylaşım yapmayı bırakma kararını açıkladı. Guardian kararına aşırı sağcı komplo teorilerinden ve ırkçılıktan beslenen içeriğin yaygınlaşmasını ve platformdaki “zehirli” havayı gerekçe gösterdi. Türkiye’de de bu yönde son günlerde hızlanan bir trafik var.
- Örneğin edebiyat ve kültür incelemeleriyle tanıdığımız, Yüzüklerin Efendisi’ni Türkçeye kazandıran Bülent Somay “Zamanımızın en berbat otokratlarından birini gönülden destekleyen ve bu destekten muazzam kârlar elde eden bir kişinin sahip olduğu ve yönettiği bir platformda kalmaya vicdanım elvermiyor artık” diyerek geçen hafta X’teki takipçilerine veda etti ve “şimdilik” Bluesky’da paylaşımlarına devam edeceğini yazdı.
Şu sıralar Twitter klonuna ilgi büyük, başta ABD olmak üzere dünyanın birçok yerinde. "Twitter klonu" ifadesini kullanırken platformların benzerliğine yönelik bir benzetme yapmıyoruz, Bluesky gerçekten bir Twitter klonu. Merkezsiz ya da çokmerkezli bir alternatif ağ projesi olarak Jack Dorsey tarafından Twitter henüz satılmadan önce Twitter içinde başlatılan proje. Artık bağımsız bir platform olarak yürüyor. Yakın zamana kadar takipçi sayısı bakımından Bluesky diğer önde gelen klonlardan Meta girişimi Threads ya da Avrupa merkezli Mastodon’a göre epey gerideydi. Ancak ABD seçimleriyle birlikte platformun popülerliğinde bir sıçrama oldu.
Bluesky şu an demokratik, botsuz ve sınırlı reklamlı bir platform olarak yeni gelenlere gül dağıtmaya, masmavi bir gökyüzü vadetmeye devam ediyor. Ancak sosyal medya evreninin hem politik hem de ticari olarak giderek kutuplaştığı bir ortamda Bluesky’ın bu şekilde hayatına devam edip edemeyeceği büyük bir soru işareti.
Temel sorulardan birisi elbette takipçilerle ilgili. Yani gazeteciler, yazarlar, popüler isimler platform değiştirirken takipçileri onları izleyecekler mi? Peki beklenen kitleselleşme gerçekleşirse Twitter’ın içinden geçtiği süreçler tekrar yaşanır mı? Unutmayalım ki Musk-öncesi Twitter da güllük gülistanlık bir yer değildi; daha önce de toksik bir yer olduğuna dair epeyce şikayet duyuyorduk.
Aslında bizim daha ilginç ve toplumsal sonuçları itibarıyla daha önemli bulduğumuz soru, iletişim platformlarının geleceğini ilgilendiriyor. İletişim platformları ve özellikle sosyal medyayla birlikte hayatımıza giren yankı odası (echo-chamber) olgusu artık platform ölçeğine genişler mi? Yakında yankı odaları yerine yankı platformlarından konuşmaya başlar mıyız?
Sosyal medyada zaten Instagram, Twitter/X, Facebook ve TikTok arasında belirgin bir işbölümü var. Dahası sosyal ve kültürel sermaye farklılıklarının/eşitsizliklerinin platformların müşteri/kullanıcı profillerine yansımaları da oldukça çarpıcı. Tipik bir Instagram kullanıcısıyla tipik bir TikTok kullanıcısı arasındaki sosyal ve kültürel farklılıklar çok belirgin.
- Zappa Zamanlar arşivinden: Tikiyle tokuyla sosyal medya, değişen dünya ve Türkiye
Politik saflaşmaların öne çıktığı Twitter/X platformu yankı odalarıyla da olsa farklı grupların birarada olduğu, belki birbirlerini duyduğu ama birbirleriyle konuşmadığı bir yerdi. X’ten daha solcu ve liberal kesimlerin çıkışı sürecek olursa ve Bluesky gibi platformlar vadettiklerini başarırsa yankı odaları platformlara mı evrilmiş olacak?
- İngiltere’nin sağcı gazetesi The Telegraph, Bluesky’a "solcuların yankı odası" adını verdi bile.
Denklemde bir de tüm bu tartışmaların ana sebeplerinden ana akım sosyal medya platformlarına alternatif olarak Donald Trump’ın 2022’de açtığı Truth Social var. Sözün kısası, biz ABD’de geleneksel medyaya hâkim model olan politik medya ayrışmasının zamanla sosyal medyadaki etkisinin artacağını öngörüyoruz. Yakında bu eğilimin geleneksel medyada siyasi kutuplaşmaların çok belirgin olduğu Türkiye gibi ülkelerde de büyümesi kimseyi şaşırtmamalı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Zappa Zamanlar“So many books so little time...” Frank Zappa’dan ilhamla: Zappa Zamanlar: Kitaplar ve podcastler üzerine uzunlu kısalı… Doğadan yemeğe, edebiyattan ekonomiye okuma ve dinleme notları…
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
X’ten Bluesky’a göç ve Çin başta olmak üzere Asya’da giderek popülerleşen otome (kız) oyunları odağımızda. Sanal dünya farklı mı?
01 Ara 2024

YAZARLAR

Zappa Zamanlar
“So many books so little time...” Frank Zappa’dan ilhamla: Zappa Zamanlar: Kitaplar ve podcastler üzerine uzunlu kısalı… Doğadan yemeğe, edebiyattan ekonomiye okuma ve dinleme notları…
İLGİLİ OKUMALAR
Kaybın ismini koymamıza rağmen gelecekten vazgeçmemek ve geleceği kurmak konusunda ısrarcı olmak. “Israr etmeliyiz” çünkü çocuklara ve gençlere hikâyelerini yazabilecekleri bir dünya borçluyuz.
26 Nis 2026

21. yüzyıl kültürü biçimsel bir nostaljiye hapsolmuş durumda. Geçmiş biçimleri yeniden paketlemek, zaten bilinen formülleri rafine ederek tekrar dolaşıma sokmak, tanıdık olandan şaşmamak... Mark Fisher'ın "geleceğin usulca yitişi" dediği olgu, “kültürün bugünü kavrayıp ifade etme kapasitesini yitirdiğine dair artan bir hisse” işaret ediyor.
12 Nis 2026

Bugün çoğu film, dünyayı anlamaya değil, onunla baş etmeye çalışan bireylerin duygusal evrenine çekiliyor. Bu yüzden de politik olan, sistemsel olan, yapısal olan arka plana itiliyor.
29 Mar 2026

Gastronomi, üretim zincirindeki eşitsizlikleri örten şık bir örtü yerine, bu eşitsizlikleri çözen bir kaldıraç olarak kullanılırsa; şehirler sadece bir "lezzet durağı" değil, belirsizlikler çağında "toplumsal direnç ve adalet merkezleri" haline gelebilir.
08 Mar 2026

“Bitti” dediğimiz o eski dünya düzeni, sadece askeri anlaşmalarla değil; bu tür “kalkınma” anlatılarıyla, mühendislerin hatıralarıyla ve hatta şairlerin sesleriyle örülmüştü.
15 Şub 2026



