‘Senden çok var’ Rober Hatemo: Algoritmalar zihnimizi mi okuyor, mikrofonlar bizi mi dinliyor, ne oluyor?

Bu hafta Rober Hatemo'nun paylaştığı bir video, pek çoğumuzun yaşadığı bir şüpheyi su yüzüne çıkardı. Hatemo, sabah kalkıp kıymalı börek yapmayı düşündüğünü ve telefonunu açar açmaz karşısına kıymalı börek reklamı çıktığını söyleyip "Algoritma düşündüğümü nasıl önüme çıkarabiliyor?" diye soruyordu. Peki gerçekten böyle bir şey mümkün mü? Yoksa sandığımızdan daha mı öngörülebiliriz?
‘Senden çok var’ Rober Hatemo: Algoritmalar zihnimizi mi okuyor, mikrofonlar bizi mi dinliyor, ne oluyor?

“Size bir şey söyleyeceğim, yani biraz komik gelebilir ama gerçekten bunu yaşadım. Size de oluyor mu bilmiyorum? Bugün yataktan kalktım, hatta yataktan kalktığım gibiyim hâlâ. Kıymalı börek yapayım dedim, ben güzel yemek yaparım. Ondan sonra ‘yufka aldırayım da’ dedim, kıymalı börek yapayım. İçimden ama yatakta düşünüyorum. Telefonu elime aldım şöyle bir bakayım diye sabah hepimizin olduğu gibi. Önüme kıymalı börek reklamı çıktı yahu. (…)

Bu nasıl bir algoritma? Ben konuşmadım ki, yalnızım zaten, kiminle konuşacağım? Algoritma düşündüğümü nasıl önüme çıkarabiliyor, bu gerçekten çok korkunç!” 

Rober Hatemo, Instagram’da paylaştığı bir sabah videosunda, çoğumuzun yaşadığı deneyimin kendi versiyonunu böyle anlatmış. Kuşkusuz yalnız değil. Gönderinin altındaki yorumlar da bunu teyit ediyor. 

Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.

Aposto Premium
Ayda

  • Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
  • Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
  • Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
  • Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.
Aposto Premium üyesi misin? Giriş yap
demet
Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

YAZARLAR

Ümit Alan

Yazar ve iletişim uzmanı. Basın ve Yayıncılık ana bilim dalında yüksek lisans yaptı. 2000 yılından itibaren yazılarıyla basında yer almaya başladı. 2009 yılında düzenli medya eleştirisi yazıları yazmaya başladı. Yazılarının konsepti 2016’dan itibaren yeni medya ve dijital medya okur yazarlığına genişledi. Televizyonda "Heberler" (2010-2013) isimli hiciv programının senaryo yazarları arasında yer aldı. "Saray’dan Saray’a Türkiye’de Gazetecilik Masalı" (Can Yayınları, 2015) isimli bir eleştirel basın tarihi incelemesi kitabı var. Socrates Podcasts çatısı altında Can Öz ile birlikte "Yeni Medya 451"i hazırlıyor. Aposto ekibiyle birlikte ise "Ümit Alan ile Medya Tarihi" podcast serisini hazırladı. Aynı zamanda 2003 yılından bu yana iletişim sektöründe danışmanlık ve reklam yazarlığı yapıyor. Profesyonel konuşmacı olarak etkinliklere katılıyor.

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

OKUMAYA DEVAM EDİN

QuandoQuando

HİKAYE

Zaten aşklar hep yalan dolan: Çin’in ‘yapay zeka sevgili yasağı’ tüm dünyaya yayılabilir mi?

Çin geçen hafta, medyaya “Çin’den yapay zeka aşklarına yasak” tarzı başlıklarla yansıyan bir düzenlemeyi uygulamaya koydu. Düzenlemenin hedefi gayet net: Kişinin kişilik özelliklerini, düşünce kalıplarını ve iletişim tarzını taklit ederek sürekli duygusal etkileşim sağlayan hizmetler. Peki yasanın arkasındaki gerekçe neydi, dünyanın geri kalanının bu yasağı takip etmesi olası mı ve tabii artık bir halk sağlığı sorununa dönüşen "yalnızlık salgını"nın önüne bu şekilde geçilebilir mi?

Ümit Alan

·

25 Tem 2026

Zaten aşklar hep yalan dolan: Çin’in ‘yapay zeka sevgili yasağı’ tüm dünyaya yayılabilir mi?
QuandoQuando

HİKAYE

OpenAI modelleri Hugging Face'e sızdı: Yapay zeka gerçekten özerklik mi kazanıyor?

OpenAI, güvenlik testi sırasında kapalı bir test ortamından (sandbox) kendiliğinden çıkan iki yapay zeka modelinin internete erişim sağlayarak açık kaynak kodlu yapay zeka yazılımlarının açık kütüphanesi Hugging Face'in sistemlerine sızdığını açıkladı. Peki bu olay gerçekten yapay zekanın bilinç kazandığını gösteren bir dönüm noktası mı?

Çiğdem Öztabak

·

23 Tem 2026

OpenAI modelleri Hugging Face'e sızdı: Yapay zeka gerçekten özerklik mi kazanıyor?
QuandoQuando

HİKAYE

AI’ın kara kutusu: Dil modellerinin kolektif bilinci bulunmuş olabilir mi?

Yapay zekayla konuşurken onların yalnızca son cevabını görürüz. Sohbet robotlarına güç veren büyük dil modellerinin o yanıta nasıl ulaştığını, hangi ihtimalleri elediğini ya da cevabını oluştururken "zihinlerinde" nelerin canlandığını bilmeyiz. Anthropic’in yaptığı yeni bir çalışma ise ilk kez bu "kara kutunun" içinde neler yaşandığını ortaya koyuyor.

Doğa Yurduneri

·

21 Tem 2026

AI’ın kara kutusu: Dil modellerinin kolektif bilinci bulunmuş olabilir mi?
QuandoQuando

HİKAYE

Sürtünmesiz bir dünya hayali: Teknoloji hayatı 'fazla' mı kolaylaştırdı?

Kullanıcılar artık, günün giderek daha büyük bir bölümünü düşünmekten, alışılmışın dışına çıkmaktan ve kendi yolunu çizmekten uzaklaştıran sistemlerin içinde geçiriyor. Fakat uzmanlara göre karşımıza çıkan her engeli aşılması gereken bir sorun olarak görmemek gerekiyor. Hayatın içinde her zaman engeller, bekleme anları ve aksilikler oluyor. Fakat tam da bu sürtünmeler, insanı düşünmeye, mücadele etmeye, problem çözmeye, sabretmeye ve kendi yolunu çizmeye zorluyor.

Doğa Yurduneri

·

17 Tem 2026

Sürtünmesiz bir dünya hayali: Teknoloji hayatı 'fazla' mı kolaylaştırdı?
QuandoQuando

HİKAYE

Kitap imha tartışmasının görünmeyen yüzü: Yok edilen kitaplar sahiden hâlâ var mıydı?

Yapay zeka devi Anthropic, milyonlarca ikinci el kitabı satın aldı. Ciltlerini hidrolik bıçaklarla kesti, sayfaları yüksek hızlı tarayıcılardan geçirerek dijitalleştirdi ve kağıt kopyaları imhaya gönderdi. Yapay zeka şirketleri, kitaplar yok olsa da metnin milyonlarca insana cevap veren bir sistemin içinde yaşadığını savunuyor. Asıl soru ise şu: İnsanlığın en az 200 yıllık kolektif entelektüel birikimi özel modellere aktarılırken, bunun ne kadarı kamuya geri dönecek ve buna kim karar verecek?

Ümit Alan

·

17 Tem 2026

Kitap imha tartışmasının görünmeyen yüzü: Yok edilen kitaplar sahiden hâlâ var mıydı?