Sonbaharda Lezzet Rotası

Genellikle yaz rotası olarak belirlediğim Alaçatı ve Urla’ya sonbahar o kadar yakışmış ki… Hafif bir serinlikte yeni keşiflerin peşinde sokaklarda gezinmeye başladım.
Sonbaharda Lezzet Rotası

Alaçatı: Apero & Off Sea & Eli Yeme-İçme Dükkânı

Birbirine oldukça yakın mesafede konumlanan bu üçlüyü günün daha erken saatlerinde brunch için tercih ettik. Off Sea’nin içimi açan, pastel tonlarda dekorasyonu ve keyifli bahçesi, bol sohbetli bir sabah kahvaltısı için doğru bir seçim oldu. Yumurta ve tost ağırlıklı menüsünde farklı içerikleriyle omletler kesinlikle öne çıkıyor. Bir sonraki gün ziyaret ettiğimiz Apero ise samimi havası ve sandviçleriyle güne keyifli bir başlangıç yaptırdı. İlk girişte tuzlular dikkat çekse de gitmişken yer fıstıklı &çikolatalı cookiesini mutlaka öneririm. Özgün havasıyla beni heyecanlandıran mekanlardan biri de Eli Yeme-İçme Dükkânı. Her köşe kendine has bir dokuda, günün keyfini sürmelik. Dekorasyonu kadar lezzetleri de oldukça çeşitli; dumpling, pad thai, erişte ve pazı sarma gibi farklı kültürlerin lezzetlerini bir arada bulabiliyorsunuz.

Urla

Sabah kahvaltısı için tercihimiz Nunu oluyor. Kendinizi evinizin arka bahçesinde hissettirecek kadar samimi bir mekân burası. Fonda çalan hafif müziklere ağaçların arasından yansıyan güneş ışığı eşlik ediyor. İnsanı mutlu eden bazı kahvaltılar vardır, basit ve lezzetli, işte öyle bir kahvaltıyla güne başlıyoruz. Ev yapımı patlıcanlı gözleme, menemen ve taze kahvaltılıklar. Menüde kahve ve sağlıklı tatlılar da mevcut, gün arası kitabınızı alıp kendinize bir köşe seçerek rahatça okumanızı da yapabilirsiniz.

Her zaman günün en sevdiğim anının kahve ve tatlı saati olduğunu söylüyorum… bu sefer seçtiğimiz karşılıklı iki mekânda bu ikiliyi birleştirdik. Ru ‘nun arka bahçesi kahve içmek için Urla’nın en doğru adresi bence, tabii bunda nitelikli kahve çekirdeklerinin ve lezzetli kahvelerinin de payı oldukça fazla. Hemen karşısında yer alan Noon ise yediğiniz tüm tatlıları sağlıklı hale getiren, bizi yine birçok kez getirten bir mekan. Kırmızı meyveli galette, ev yapımı yer fıstığı ezmesiyle banana bread ve snickers denenmesi gerekenlere kesinlikle eklenebilir.

Bu sokakta yine birbirine çok yakın iki galeri yer alıyor listenize eklemenizi öneririm. Be Contemporary’de Gül Ilgaz’ın “Görüş Mesafesi” adlı sergisi yer alıyor. Günümüzde görünürlüğün bireysel varoluş koşuluna dönüşmüş olmasından ve toplumların geleceğe dair görüş mesafelerinin gittikçe kısılmasından yola çıkıyor. Gru Art Gallery’de ise monokrom ve soyut çalışmalarıyla Cemal Demir’in “Arada Burada” sergisi var. Sergilerden bahsetmişken Hayati Cavide’de Mehmet Güreli’nin resimlerini görmeden dönmeyin derim!

Benim için bu tatilin yıldız keşfi; Coffeeco oldu. Günün her saatini rahatça geçirebileceğiniz ortamı ve lezzetleriyle müdavim listesine eklendi. Ara sokakta taş bir evin girişinde sizi keyifli bir oturma alanı ve soba karşılıyor. Elinize kitabınızı alıp saatlerini geçirebilirsiniz… Geniş avlusu, bar kısmı ve şömineli oturma alanını doğal dokular ve açık renkler birbirine bağlıyor. İnce dokunuşlar ve lezzetli bir mutfak işin içine girince çıkmak istemeyeceğiniz bir mekâna dönüşüyor. Günlük taze kek ve tatlılar, ev yapımı ekmekler, salata, et ve bölgenin sebzeleriyle spesiyal tabaklar ortaya çıkıyor. Bu lezzetlerin özenli sunumu ve Sinan Bey’in hoşsohbeti de eklenince, “acaba Urla’ya bir daha ne zaman geri geliriz?” sorusuna cevap ararken buldum kendimi.

Hafta içi bir günde Urla’nın ara sokaklarında geziniyorsanız, Urla Tasarım Kütüphanesi çalışmak için en güzel adreslerden biri. İçindeki kitap seçkisinden öte kubbeli yapısı ve tavanıyla beni büyüledi diyebilirim. Osmanlı döneminde sıbyan mektebi olan bu bina sonrasında seminer ve okuma atölyelerinin düzenlendiği bir tasarım kütüphanesine dönüştürülüyor. Kütüphanenin temelini iki akademisyenin özel koleksiyonu oluşturuyor.

Akşam yemeğinde ise tercihimiz Vino Locale ve Hiç Lokanta oldu. İkisinde de önceki ziyaretimde gelip, fazlasıyla memnun olmanın verdiği lezzet duygusuyla ikinci bir deneyime ortak olmak istedim. Vino Locale, mevsimlik ürünlerle aylık menüsünü yenileyen bir şef restoranı. Bahçesinin kendine has samimi havası burayı benim için çoğu yerin önüne geçiren koşullardan biri. Bir de tabii buna ilgi ve lezzet ekleniyor. Bu senenin en güzel tabağı benim için ahtapot İskender oldu hem göze hem damağa hitap eden bu lezzet o güne hafızamda ayrı bir yer açtı. Hiç Lokanta’nın hikayesi ise bambaşka… “Yenilebilir Orman” prensibiyle doğadan toplanan tüm organik ürünlerin yeniden yorumlanarak özel lezzetlere dönüşmesine dayanıyor. Tatlının çok ötesinde bir deneyim olan Toprağımız, çikolata, tuz ve zeytinyağını buluşturan imza lezzetlerinden biri. Hiç’in zeytinyağı, seramikleri ve sosları da bir o kadar özel, pancar ketçabı mutlaka denenmesi gerekenlerden.

Urla’dan çıkınca Yelki’ye uğrayıp buraya kadar gelmişken Plantsta Botanik&Kafe’yi görmeden dönmek istemedik. İyi ki de gelmişiz! Yeşiller arasında o kadar keyifli oturma köşeleri var ki ruha iyi gelenlerden. Seramik ürünler, birbirinden farklı iç mekan bitkileri, günlük tatlılar ve kahve, insanı mutlu edecek her şey bir arada!


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

1Kitap1Mekan1Kitap1Mekan

BÜLTEN SAYISI

Sonbaharda Alaçatı’dan Urla’ya

Sonbahar renkleri güneşle buluşup Urla sokaklarının sakinliğine yansıdı, keşfedilen yeni mekanlar ile yeni bir keşif rotası bu hafta sizinle!

03 Kas 2021

Sonbaharda Alaçatı’dan Urla’ya

YAZARLAR

1Kitap1Mekan

Gerek klasik, gerek modern edebiyattan kitap önerilerimi ve birçok yeni mekan tavsiyemi 1Kitap1Mekan bültenimde bulabilirsiniz!

İLGİLİ OKUMALAR