Teknoloji devleri, neden yüzünü nükleer enerjiye döndü?

Veri merkezi sayısındaki artış ve çevre raporlarındaki endişe verici tablolar, büyük teknoloji şirketlerinin ardı ardına nükleer enerji yatırımlarıyla gündeme gelmesine neden oldu. Yapay zekanın yükselişi, nükleer enerjinin de çalkantılı yılların ardından büyük bir geri dönüş yapmasını sağladı.
Teknoloji devleri, neden yüzünü nükleer enerjiye döndü?

Geride bıraktığımız aylarda büyük teknoloji şirketleri, ardı ardına nükleer enerji yatırımlarıyla gündeme geldi. Bu durum, nükleer enerji şirketlerinin hisselerine de olumlu etki etti. NuScale Power, Oklo, Cameco, Centrus Energy, BWX Technologies ve Constellation Energy gibi birçok nükleer enerji şirketi, oldukça kısa bir sürede hisselerinde %100’ün üzerinde değer artışı gözlemledi. Uzmanlara göre yapay zekanın yükselişi, nükleer enerjinin çalkantılı yılların ardından büyük bir geri dönüş yapmasının da önünü açtı. 

Geniş açı: Bu yıl büyük teknoloji şirketlerinin çevre ve sürdürülebilirlik raporları, karbon emisyonlarındaki endişe verici artışı ortaya koyarak geniş çapta yankı uyandırdı. Mayıs ayında Microsoft, karbon emisyonlarının 2020 yılından bu yana neredeyse üçte biri oranında arttığını açıkladı. Şirket, artışın büyük ölçüde veri merkezi sayısındaki artıştan kaynaklandığına işaret etti. 

Bununla birlikte: Google’ın Temmuz ayı başlarında yayımladığı çevre raporu da şirketin atmosfere saldığı karbondioksit miktarının son 5 yılda %48 arttığını ortaya koydu. Rapor, yapay zekayı eğitmek ve yapay zeka araçlarına güç vermek için her zamankinden çok daha fazla kullanılan veri merkezlerinin %48’lik artışın en önemli nedenlerinden biri olduğuna işaret etti. 

  • Rapora göre Google’ın neden olduğu karbon emisyonu, 2023 yılında bir önceki yıla göre %13’lük bir artış göstererek 14,3 milyon metrik tona yükseldi. Şirketin veri merkezlerinin elektrik ve su tüketimi de 2023’te bir önceki yıla göre %17’şer artış gösterdi. 

Google ayrıca, raporda veri merkezlerinin neden olduğu enerji tüketiminin dünya genelindeki veri merkezleri kaynaklı total enerji tüketiminin %7-10’unu oluşturmaya başladığını dile getirdi. Şirket, Avrupa ve Amerika’daki veri merkezlerinin çoğunlukla karbon salınımına neden olmayan enerji kaynakları kullandığının, fakat Orta Doğu, Asya ve Avustralya’daki veri merkezlerinin bu konuda geride kaldığının da altını çizdi. 

Karşılaştırma: Amazon ise bu yılki sürdürülebilirlik raporunda şirket operasyonlarının neden olduğu karbon emisyonunun geçen sene yıllık bazda %3’lük bir düşüşle 68,8 milyon metrik tona gerilediğini belirtti. Fakat şirket, karbon emisyonu miktarının hâlâ rakip şirketlerin çok üstünde olması nedeniyle eleştiri oklarının hedefi hâline geldi. 

Öte yandan: Yapay zeka algoritmaları, kullanıcılara olabilecek en doğru ve en doğal yanıtı sunabilmek için milyarlarca parametre üzerinden eğitiliyor. Bu nedenle şirketler, yapay zeka modelleri geliştirirken oldukça yüksek bir bilgi işlem ve hesaplama gücüne ihtiyaç duyuyor. Bu da yapay zeka destekli araçların, standart çevrimiçi araçlara ve uygulamalara kıyasla çok daha fazla enerji tüketmesine yol açıyor. 

  • ChatGPT gibi üretken yapay zeka araçları, yapay zeka destekli olmayan muadil yazılımlardan 33 kat daha fazla enerji tüketimine neden oluyor. 

  • Goldman Sachs’ın tahminlerine göre de ChatGPT üzerinden yapılan bir sorgunun işlenmesi, Google’ın arama motorundaki bir sorguya göre 10 kat daha fazla elektrik enerjisi gerektiriyor. California Üniversitesi araştırmacıları ise ChatGPT’ye gönderilen her 10-50 metin komutunun 500 mililitreye varan su tüketimine neden olduğuna işaret ediyor. 

Tahminler: Uzmanlar, teknoloji şirketlerinin karbon emisyonlarındaki artışın yapay zekanın yükseldiği dönemle paralellik gösterdiğine dikkat çekiyor. Araştırma şirketi SemiAnalysis, yapay zeka nedeniyle veri merkezlerinin 2030 yılına kadar küresel olarak üretilen tüm enerjinin %4,5’ini tüketmeye başlayacağını tahmin ediyor. 

  • Cornell Üniversitesi araştırmacıları tarafından yapılan bir çalışma da yapay zeka teknolojilerinin 2027 yılında 6,6 milyar metreküp su tüketimine neden olacağını öngörüyor. Bu miktar, İngiltere’nin yıllık su tüketiminin neredeyse üçte ikisine karşılık geliyor. 

  • Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), dünya genelindeki veri merkezlerinin enerji tüketiminin 2026 yılında, 2022’deki seviyeleri ikiye katlayarak 1000 TWh’e ulaşmasını bekliyor. Söz konusu enerji miktarı, Japonya büyüklüğünde bir ülkenin 1 yıllık enerji tüketimine tekabül ediyor. 

  • Electric Power Research Institute tarafından yapılan başka bir çalışma ise veri merkezlerinin 2030 yılına kadar ABD’deki elektrik arzının %9’unu tüketmeye başlayacağını tahmin ediyor. 

Silikon Vadisi yüzünü nükleere döndü

Yapay zeka, otonom araçlardan gelişmiş veri analitiğine kadar birçok alanda anahtar bir rol oynayarak 184 milyar dolarlık pazar büyüklüğüyle modern ekonominin önemli bir parçası hâline geliyor. Fakat yapay zekaya güç veren veri merkezleri, devasa miktarda enerjiye ihtiyaç duyuyor. 

Yapay zeka araçlarına yönelik artan talebi karşılayabilmek için çok sayıda veri merkezi inşa eden teknoloji şirketleri ise bu veri merkezlerinin ihtiyaç duyduğu enerjiyi karşılayabilmek ve karbon emisyonlarındaki artışa yönelik eleştirileri ele alabilmek için yakın zamanda yüzünü nükleer enerjiye döndü. 

Microsoft: Eylül ayında Microsoft, 2019 yılında kapatılan Three Mile Island nükleer santralini yeniden faaliyete geçirmek için tesisin sahibi Constellation ile 20 yıllık bir anlaşma imzaladı. Tesisin üreteceği 835 megavatlık temiz enerji, Microsoft’un veri merkezlerine ve yapay zeka operasyonlarına güç sağlamak için kullanılacak. ABD’nin Pennsylvania eyaletinde bulunan santral, düzenleyici kurumlardan gerekli onayların alınması hâlinde 2028 yılında tekrar faaliyete geçecek. Adı “Crane Temiz Enerji Merkezi” olarak değiştirilen santralin yeniden kullanıma açılması için 1,6 milyar dolar yatırım yapılacak. 

Google: Google da Ekim ayında yapay zeka operasyonlarına nükleer enerji ile güç sağlamak için Kairos Power ile işbirliği yaptı. Anlaşma kapsamında şirket, Google için küçük nükleer reaktör setleri geliştirecek. İlk modülü 2030’a kadar tamamlanacak olan setler, 2035’de 500 megawatt enerji üretim kapasitesine sahip olacak.

Amazon: Amazon da geçen ay nükleer enerji şirketleri Energy Northwest, Dominion Energy ve X-energy ile milyonlarca dolarlık anlaşmalar imzaladı. Yapılan anlaşmalar kapsamında Amazon, X-energy’ye yatırım yapacak ve Energy Northwest ve Dominion Energy ile küçük modüler reaktörler inşa edecek. 2030’ların başında enerji üretmeye başlayacak olan reaktörler, Pacific Northwest ve Virginia’daki veri merkezlerine güç sağlayacak. Üretilen enerji, ABD’deki 770 bin hanenin elektrik ihtiyacına eşit olacak. 

Meta: Meta da kısa bir süre önce nükleer enerjiden güç alan bir yapay zeka veri merkezi kurmayı planladığına yönelik iddialarla gündeme geldi. Financial Times’ın haberine göre şirket CEO’su Mark Zuckerberg, veri merkezi için hâlihazırda nükleer santral işleten bir şirketle anlaşma yapmayı planlıyordu. Fakat veri merkezinin inşa edileceği santralin yakınlarında keşfedilen nadir bir arı türü, projenin şimdilik rafa kaldırılmasına neden oldu. 

  • Zuckerberg, bir şirket içi toplantıda proje rafa kaldırılmasaydı Meta’nın yapay zeka operasyonlarına nükleer enerji ile güç veren ilk büyük teknoloji şirketi olacağını dile getirdi. CEO, Meta’nın karbonsuz enerjiyle veri merkezlerine güç vermesini mümkün kılacak projeleri değerlendirmeye devam ettiğinin de altını çizdi.

Benzer şekilde: OpenAI CEO’su Sam Altman’ın Ağustos ayında nükleer enerji girişimi Oklo’ya yaptığı yatırım da nükleer enerjinin Silikon Vadisi’nden aldığı desteğin son örneklerinden biri oldu. Altman’ın şu anda Oklo’da %2,6’lık bir hissesi bulunuyor. 

  • IEA, bu yatırımların 2025’te nükleer enerji üretiminin rekor seviyeye ulaşmasına yol açmasını bekliyor. Bu üretimin yarısından fazlasının ise Hindistan ve Çin’den geleceği tahmin ediliyor. 

  • Analistler ise 94 reaktörle dünyanın en büyük nükleer santral ağına ev sahipliği yapan ABD’nin de bu büyümeden önemli oranda faydalanmasını bekliyor. 

Çare nükleer enerjide mi? 

Diğer yandan nükleer enerji, uzun yıllardır teknoloji ve enerji sektörlerindeki en büyük tartışma konularından biri… Yüksek maliyetler, yasal düzenlemelerin getirdiği engeller ve Çernobil ile Fukuşima nükleer santrallerinde yaşanan facialar, nükleer enerjinin benimsenme oranlarında önemli bir yavaşlamaya yol açtı. 

Perspektif: Uzmanlara göre yapay zekanın doğurduğu enerji ihtiyacı ise nükleer enerjinin büyük bir geri dönüş yapmasına neden oluyor. Microsoft kurucusu Bill Gates, yapay zeka nedeniyle teknoloji devlerinin yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük alıcıları hâline geleceğini öngörse de rüzgar ve güneş gibi yenilenebilir enerji kaynakları, kesintili olarak enerji sağlayabiliyor ve veri merkezlerinin ihtiyaç duyduğu enerjiyi 7/24 üretemiyor. 

  • Nükleer santraller ise kesintisiz şekilde temiz enerji üreterek yapay zekaya güç veren veri merkezlerinin devasa enerji ihtiyacını karbon emisyonsuz bir biçimde karşılama potansiyeli taşıyor. 

Öte yandan: Nükleer enerji üretiminin de bazı dezavantajları bulunuyor. Yeni bir nükleer santral inşa etmenin maliyeti, bu dezavantajların başında geliyor. Birçok iklim aktivisti ise çevresel riskler ve güvenlik riskleri nedeniyle nükleer enerji santrallerine karşı çıkıyor ve bu tesislerin gerçek bir yenilenebilir enerji kaynağı olmadığını savunuyor. Tesislerdeki radyoaktif atıkların da güvenli bir şekilde depolanmadığı takdirde hem çevreye hem de bölgedeki insanlara ciddi zararlar verebileceği ifade ediliyor. 

  • Nükleer enerji santrallerinin oldukça pahalı, tehlikeli ve inşası zor bir enerji çözümü olduğuna işaret eden Greenpeace, elektrik üretirken karbon emisyonuna sebep olmadığı için nükleer enerjinin temiz enerji olarak anıldığını, ancak esasında yenilenebilir enerji kaynakları için makul bir alternatif olmadığını ileri sürüyor.

Beklentiler: Sektör analistleri ise yapılan nükleer enerji yatırımlarının büyük teknoloji şirketlerinin çevre raporlarına kısa vadede olumlu katkı sağlayacağına işaret ediyor. Bu yatırımlarla üretilecek nükleer reaktörlerin yapay zekaya güç veren veri merkezleri için uzun vadede makul bir enerji kaynağına dönüşüp dönüşmeyeceği ise henüz belirsizliğini koruyor. 

Editörün önerisi | Yapay zeka, iklim hedeflerini baltalıyor

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Quando İçgörüQuando İçgörü

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🌐 Tarayıcı dosyası, nükleer trendi

Tarayıcıların atası Internet Explorer’daki “Yükleniyor” simgesinin yarattığı stres, milyarlarca dolarlık bir pazarın doğmasına yol açtı. Son aylarda büyük teknoloji şirketleri, ardı ardına nükleer enerji yatırımlarıyla gündeme geldi.

11 Kas 2024

🌐 Tarayıcı dosyası, nükleer trendi

YAZARLAR

Doğa Yurduneri

İş dünyası ve teknoloji editörü.

Quando İçgörü

Teknoloji ve bilim dünyasını şekillendiren trendlere yönelik analizler, sektörlerden içgörüler, güncel veriler ve etki yaratan raporlar.

İLGİLİ OKUMALAR